Polis Hangi Durumlarda Eve Girip Arama Yapabilir? — CMK m.116–119

Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız arama yetkisi vermez.
Bununla birlikte suçüstü, yardım çağrısı, içeride bulunan kişinin hayatının tehlikede olması, yangın veya benzeri acil durumlarda polisin eve girmesi farklı kurallara bağlı olarak mümkün olabilir.
Evde Arama Yapılmasının Temel Şartları Nelerdir?
CMK m.116’ya göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa kişinin:
- Üstü
- Eşyası
- Konutu
- İş yeri
- Kendisine ait diğer yerleri
aranabilir.
Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kuşku değildir. Somut olayın özelliklerine göre, arama sonucunda şüphelinin veya suç delilinin bulunabileceğini düşündüren makul olguların bulunması gerekir.
Polis Eve Hâkim Kararı Olmadan Girebilir mi?
Kural olarak konutta yapılacak arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde arama için:
- Hâkim kararı veya
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri
bulunmalıdır.
Bu nedenle polis memurunun kendi kararıyla “Şüphelendik, evi arayacağız” demesi kural olarak yeterli değildir.
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Ne Demektir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl; hâkimden karar alınmasının beklenmesi durumunda şüphelinin kaçması, delillerin yok edilmesi, saklanması veya başka bir yere götürülmesi tehlikesinin ortaya çıkmasıdır.
Örneğin uyuşturucu maddenin hemen yok edileceğine, silahın taşınacağına veya aranan kişinin kaçacağına ilişkin somut bir durum varsa Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Sadece işlemi hızlandırmak veya hâkimden karar almayı zahmetli görmek, gecikmesinde sakınca bulunan hâl sayılmaz. Aciliyetin somut olayla bağlantılı şekilde açıklanabilmesi gerekir.
Telefonla Verilen Arama Emri Yeterli midir?
CMK m.119, konut araması için Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır. Yalnızca “Savcı telefonla izin verdi” şeklindeki bir açıklama, yazılı emir şartını kendiliğinden karşılamaz.
Acil iletişim yöntemleriyle iletilen bir emrin de yetkili kişi tarafından verildiğinin, içeriğinin, zamanının ve kapsamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması gerekir.
Arama tutanağında karar veya emrin bilgileri ile işlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri yer almalıdır.
Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:
- Aramanın nedenini oluşturan fiil
- Aranacak kişi
- Aranacak konutun veya diğer yerin adresi
- Aranacak eşyanın niteliği
- Karar veya emrin geçerli olduğu süre
Adresin belirsiz olması, arama süresinin geçmiş bulunması veya kararın aranan yerle ilgisinin bulunmaması hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.
Arama, kararda belirtilen adres ve amaçla sınırlı yapılmalıdır. Bir daire için verilen karar, kural olarak aynı binadaki diğer bağımsız dairelerin de aranmasına izin vermez.
Polis Arama Kararını Göstermek Zorunda mı?
Evde bulunan kişi, arama kararının veya yazılı emrin dayanağını ve kapsamını öğrenmeyi talep edebilir. Aramanın hangi suç nedeniyle, hangi adreste ve ne kadar süreyle yapılabileceği kontrol edilmelidir.
Kararın aslının evde bırakılması her durumda zorunlu olmayabilir. Ancak arama sonunda talep edilmesi hâlinde yapılan işlemi, aramanın nedenini ve el konulan eşyaları gösteren belge veya tutanak örneği istenebilir.
Belge gösterilmediği düşünülüyorsa bu durum tutanağa yazdırılmalıdır. Fiziksel olarak direnmek yerine itirazın kayıt altına alınması ve hukuki yollara başvurulması daha uygun olur.
Ev Sahibi Kapıyı Açmazsa Polis Kapıyı Kırabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri varsa, evde bulunan kişinin kapıyı açmaması aramanın yapılmasını engellemez.
Kolluk, önce kapının açılmasını isteyebilir. Sonuç alınamazsa arama kararının uygulanması için gerekli ve ölçülü zor kullanılabilir. Çilingir yardımıyla kapının açılması veya zorunlu durumda kapıya müdahale edilmesi mümkündür.
Ancak kullanılan yöntemin gerekli ve ölçülü olması gerekir. Gereksiz şekilde kapıya, eşyalara veya evin diğer bölümlerine zarar verilmesi hukuka aykırılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Polis Gece Eve Girip Arama Yapabilir mi?
CMK m.118’e göre konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.
Ancak şu durumlarda gece araması yapılabilir:
- Suçüstü hâli
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl
- Yakalanmış veya gözaltına alınmışken kaçan kişinin yeniden yakalanması
- Kaçan tutuklu veya hükümlünün yakalanması
Bu istisnaların bulunması, aramanın diğer kanuni şartlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Konut aramasının yetkili karar veya yazılı emre dayanması kuralı ayrıca değerlendirilir.
Gündüz hukuka uygun şekilde başlatılmış bir aramanın işlemin niteliği gereği gece saatlerine uzaması ile aramaya doğrudan gece başlanması da aynı durum değildir.
Suçüstü Hâlinde Polis Eve Girebilir mi?
İşlenmekte olan bir suçun bulunması veya suç henüz işlenmişken failin kesintisiz biçimde takip edilmesi suçüstü hâli oluşturabilir.
Örneğin silahla saldırı gerçekleştiren kişinin polis tarafından kesintisiz takip edilirken bir eve kaçması, olağan bir ihbarla aynı değildir. Şüphelinin yakalanması ve devam eden tehlikenin önlenmesi için acil müdahale gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her ihbar suçüstü sayılmaz. Saatler önce işlendiği bildirilen bir suç veya kimliği belirsiz kişinin soyut iddiası, tek başına suçüstü hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayabilir.
Evden Yardım Sesi Gelirse Polis Karar Olmadan Girebilir mi?
Evden yardım çığlığı gelmesi, silah sesi duyulması, devam eden aile içi şiddet ihtimali, yangın, gaz kaçağı veya içeride bir kişinin hayatının ciddi tehlikede olduğuna ilişkin somut belirtiler bulunması hâlinde polis müdahale edebilir.
Burada amaç öncelikle suç delili aramak değil; kişinin hayatını, beden bütünlüğünü veya malvarlığını yakın tehlikeden korumaktır.
Aşağıdaki durumlarda acil giriş söz konusu olabilir:
- Evden açıkça yardım istenmesi
- Şiddet veya kavga seslerinin duyulması
- Silah sesi gelmesi
- İçeride baygın veya yaralı bir kişinin bulunduğunun bildirilmesi
- Yangın, patlama veya gaz kaçağı tehlikesi
- Çocuğun ya da yardıma muhtaç kişinin ciddi risk altında olması
Acil giriş yetkisi, ilgisiz odalarda ve eşyalarda sınırsız delil arama hakkı vermez. Acil tehlike giderildikten sonra delil araması yapılacaksa arama ve el koyma kurallarına uyulması gerekir.
İhbar Üzerine Polis Evi Arayabilir mi?
Uyuşturucu, kaçak silah veya başka bir suç bulunduğuna ilişkin ihbar, soruşturma başlatılmasına ve arama kararı talep edilmesine neden olabilir. Ancak her isimsiz veya soyut ihbar, doğrudan konut araması yapılması için yeterli kabul edilmeyebilir.
İhbarın:
- Ayrıntılı olup olmadığı
- Başka bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı
- İhbarcının verdiği bilgilerin somutluğu
- Şüpheli hareketlerin bulunup bulunmadığı
- Delillerin yok edilme tehlikesi
değerlendirilir.
Polis ihbar üzerine araştırma yapabilir; fakat konuta girerek arama yapabilmesi için kural olarak CMK m.116 ve m.119’daki şartların oluşması gerekir.
Başkasına Ait Ev Aranabilir mi?
CMK m.117 kapsamında şüpheli veya sanığa ait olmayan bir konutta da arama yapılabilir. Ancak bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin o evde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren somut olayların bulunması gerekir.
Örneğin şüphelinin başka bir kişinin evinde saklandığının görülmesi veya suç eşyasının o adrese götürüldüğünün somut bilgilerle belirlenmesi durumunda arama kararı verilebilir.
Sadece şüphelinin akrabası, arkadaşı veya tanıdığı olmak, bir kişinin evinin aranması için tek başına yeterli değildir.
Şüphelinin bulunduğu yer veya kesintisiz takip sırasında girdiği yer bakımından durum ayrıca değerlendirilir.
Yakalama Kararı Bulunması Evi Aramak İçin Yeterli midir?
Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, her durumda ve her konutta sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez.
Şüphelinin kendi konutunun veya saklandığı düşünülen üçüncü kişiye ait konutun aranması için arama hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle üçüncü kişinin evinde şüphelinin bulunduğunu gösteren olayların varlığı aranır.
Şüphelinin suçüstü takibi sırasında eve girmesi veya kaçan tutuklu ya da hükümlünün yakalanması gibi acil durumlar farklı değerlendirilir.
Evde Önleme Araması Yapılabilir mi?
Önleme araması, henüz işlenmiş belirli bir suçun delillerini bulmak için değil, tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan aramadır.
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.9 uyarınca konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan iş yerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
Bu nedenle genel bir önleme araması kararı, polis tarafından evlerin aranmasının dayanağı olarak kullanılamaz. Konutta şartları varsa CMK hükümlerine göre adli arama yapılabilir.
Ev Sahibinin İzin Vermesi Arama Kararı Yerine Geçer mi?
Kişinin polisi kendi isteğiyle eve davet etmesi ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen adli arama aynı işlem değildir.
Konut sahibinin rıza göstermesi, kanunun hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aradığı bir adli aramada bu şartları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle rızanın baskı altında verilip verilmediği ve kişinin neye izin verdiği önemlidir.
Kişinin belirli bir eşyayı kendi isteğiyle teslim etmesi ile polisin dolapları, odaları ve kişisel eşyaları sistemli biçimde araştırması birbirinden ayrılmalıdır.
Savcı Aramaya Katılmazsa Kimler Hazır Bulunmalıdır?
CMK m.119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada “arama tanığı” veya “işlem tanığı” olarak adlandırılır.
Ev sahibinin, aile bireyinin veya avukatın bulunması, kanunda aranan iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesinin yerini kendiliğinden tutmaz. Bu kişilerin aramanın başından sonuna kadar hazır bulunması gerekir.
Savcı bizzat aramaya katılmışsa iki arama tanığı bulundurma zorunluluğu bulunmaz.
Evde Kimse Yoksa Arama Yapılabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir bulunması hâlinde ev sahibinin evde olmaması aramayı engellemez.
Aranacak yerin sahibi bulunmuyorsa mümkünse:
- Temsilcisi
- Ayırt etme gücüne sahip bir yakını
- Kendisiyle birlikte yaşayan kişi
- Komşusu
hazır bulundurulur.
Savcı aramada bulunmuyorsa CMK m.119/4 kapsamında iki arama tanığına ilişkin kurala ayrıca uyulmalıdır. Arama sonrasında yapılan işlemler ve el konulan eşyalar tutanağa geçirilmelidir.
Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir mi?
Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Ancak avukatın gelmesi için aramanın mutlaka bekletilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Evde bulunan kişi avukatına haber vermek istediğini belirtebilir. Bu talebin aramayı geciktirmek veya delillerin yok edilmesine imkân vermek amacıyla kullanılmaması gerekir.
Avukat, aramanın kapsamını gözlemleyebilir, usule aykırılıkları belirtebilir ve itirazların tutanağa geçirilmesini talep edebilir.
Polis Evde Her Yeri Arayabilir mi?
Arama, kararın amacı ve aranan kişinin ya da eşyanın niteliğiyle sınırlı olmalıdır.
Örneğin yetişkin bir kişinin yakalanması için yapılan aramada, kişinin sığması mümkün olmayan küçük kutuların içinin araştırılması arama amacıyla bağdaşmayabilir. Buna karşılık küçük bir uyuşturucu paketi, belge veya dijital veri taşıyıcısı aranıyorsa çekmece, dolap ve kutuların araştırılması mümkün olabilir.
Polis arama kararını ilgisiz kişisel alanları sınırsız biçimde inceleme yetkisi olarak kullanamaz. Arama sırasında gereksiz dağınıklık veya zarar meydana getirilmemesi gerekir.
Arama Kararı Telefonun İncelenmesini de Kapsar mı?
Evde yapılan arama sırasında telefon, bilgisayar, tablet veya dijital depolama cihazı bulunabilir. Ancak cihazın ele geçirilmesi ile cihazın içindeki mesajların, fotoğrafların ve dosyaların incelenmesi aynı işlem değildir.
Bilgisayar ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134’te özel olarak düzenlenmiştir. Konut arama kararının bulunması, telefon veya bilgisayarın bütün içeriğinin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.
Dijital cihazlarla ilgili işlemlerin ayrıca kanuni dayanağa, yetkili karara ve usule uygun yapılması gerekir.
Aramada Bulunan Eşyalara Polis El Koyabilir mi?
Arama sırasında suçun delili olduğu veya müsadereye tabi bulunduğu değerlendirilen eşyalara el konulabilir. El koyma işlemi CMK m.127 hükümlerine göre gerçekleştirilir.
El konulan eşyalar:
- Ayrıntılı şekilde tutanağa yazılmalı
- Miktar ve özellikleri belirtilmeli
- Uygun biçimde paketlenmeli
- Gerekiyorsa mühürlenmeli
- İlgili kişiye tutanak veya liste örneği verilmelidir
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, kanunda belirtilen süre içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi devam ettirilemez.
Arama sırasında başka bir suçun işlendiğini düşündüren bir delil bulunursa bu delil muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bildirilir.
Polis Aramada Para veya Ziynet Eşyası Alabilir mi?
Para, altın veya başka değerli eşyalara ancak suç delili, suçtan elde edilen gelir veya müsadereye tabi malvarlığı olduğu yönünde hukuki dayanak bulunması hâlinde el konulabilir.
Evde bulunan her para veya ziynet eşyası otomatik olarak suç eşyası sayılamaz. El konulan miktar, tür, seri numarası ve diğer ayırt edici özellikler mümkün olduğunca tutanağa ayrıntılı yazılmalıdır.
İlgili kişi, el koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesini isteyebilir.
Arama Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Arama yapılan kişi şu hususlara dikkat edebilir:
- Görevlilerin kimliklerini ve birimlerini öğrenmek
- Arama kararını veya yazılı emri görmek istemek
- Adres, süre ve suç bilgisini kontrol etmek
- Cumhuriyet savcısının aramada bulunup bulunmadığını sormak
- Savcı yoksa iki arama tanığının hazır bulunmasını istemek
- Mümkünse avukata haber vermek
- El konulan eşyaların eksiksiz yazılmasını istemek
- İtirazları arama tutanağına yazdırmak
- Tutanakları okumadan imzalamamak
- Tutanak ve eşya listesinin örneğini talep etmek
Tutanağın içeriği gerçeğe uygun değilse kişi bunu belirterek şerh düşebilir. Fiziksel direnme, görevi yaptırmamak için direnme gibi başka hukuki sorunlara yol açabileceğinden itirazların kanuni yollarla yapılması gerekir.
Arama Kararı Olmadan Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?
Hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.
Özellikle şu aykırılıklar delilin hukuka uygunluğunu etkileyebilir:
- Makul şüphe bulunmaması
- Konut araması için gerekli karar veya yazılı emrin bulunmaması
- Kararın yanlış adres için düzenlenmiş olması
- Kararın geçerlilik süresinin dolmuş olması
- Aramanın kararın kapsamını aşması
- Savcı yokken iki arama tanığının bulundurulmaması
- Gece araması şartlarının oluşmaması
- El koyma işleminin usulüne uygun yapılmaması
Her usul hatasının sonucu somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak kanunun açıkça zorunlu tuttuğu güvencelere uyulmaması, elde edilen delillerin hükme esas alınamamasına neden olabilir.
Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Nereye Başvurulur?
Aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa:
- İtirazlar arama tutanağına yazdırılabilir
- Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir
- El koyma işlemine karşı hâkimden karar istenebilir
- Ceza davasında delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir
- Şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir
- Kamu görevlileri hakkında idari başvuru yapılabilir
CMK m.141 kapsamında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen kişi kanuni şartların bulunması hâlinde devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Polisin bir evde adli arama yapabilmesi için şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin bulunabileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut araması kural olarak hâkim kararına; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanmalıdır.
Kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir. Savcı aramada bulunmuyorsa iki komşu veya ihtiyar heyeti üyesinin arama boyunca hazır bulundurulması gerekir. Gece araması ise yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda yapılabilir.
Yardım çağrısı, devam eden şiddet, yangın veya yakın hayati tehlike nedeniyle eve girilmesi ile suç delili bulmak amacıyla yapılan adli arama birbirinden farklıdır. Acil müdahale, polise evin tamamında sınırsız delil arama yetkisi vermez.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aramanın hukuka uygunluğu; kararın içeriği, arama zamanı, somut şüphe, işlem tutanağı ve olayın bütün koşulları birlikte incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaktır.
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Suça iştirak nedir?Suça iştirak, birden fazla kişinin birlikte suç işlemesidir. Failler, suçun işlenmesinde aldıkları rollere göre cezalandırılır.
-
TÜRK CEZA KANUNU[1] Kanun Numarası : 5237Kabul Tarihi : 26/9/2004Yayımlandığı Resmî Gazete ... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Uyuşturucu Madde Suçları (TCK 188-191)1. Uyuşturucu Madde Suçlarının Tanımı ve Hukuki DayanağıUyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, Türk Ceza Kanunu'nun 188 ila 191. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kullanma, bulundurma ve temin etme gibi fiilleri kapsamaktadır.2. Uyuşturucu Madde Suçunun UnsurlarıUyuşturucu madde suçlarının oluşabilmesi için şu... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarNitelikli yağma Madde 149(1) Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,f) Var olan veya var... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıMadde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil cebir veya tehdit... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Yalan yere yeminMadde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Türk Ceza Kanunu Madde 125 Kapsamında Hakaret Suçu: Hukuki Bir İncelemeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bireyin onur, şeref ve saygınlığını koruma amacı güden “hakaret” suçunu düzenlemektedir. Hakaret suçu, kişilik haklarını ihlal eden fiiller arasında yer almakta ve hem bireyin toplum içindeki itibarını hem de öz saygısını güvence altına almaktadır. TCK m. 125/1 uyarınca, “bir kimseye onur,... +Devamını oku
-
Suçun zaman aşımı nedir?Suçun zaman aşımı, suçun işlenmesinden belirli bir süre geçtikten sonra artık cezalandırılamamasıdır. Zaman aşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir.
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Instagram, Facebook ve X’te Hakaret Etmenin Cezası Nedir?Instagram, Facebook, X ve benzeri sosyal medya platformlarında bir kişiye küfür etmek, aşağılayıcı ifadeler kullanmak veya kişinin onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyebilecek bir fiil isnat etmek hakaret suçunu oluşturabilir.Sosyal medyada hakaret suçu; paylaşım, yorum, hikâye, doğrudan mesaj, fotoğraf, video veya ses kaydı yoluyla... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Bir kişiyi istemediği hâlde eve, odaya, araca veya başka bir yere kilitlemek; çıkışını fiziksel güç, tehdit veya başka bir yöntemle engellemek TCK m.109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için mağdurun mutlaka bağlanması veya uzun süre kapalı tutulması gerekmez. Kişinin istediği yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Özel yetkiMADDE 13(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.Yabancı ülkede işlenen... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
Страницы
- « первая
- ‹ предыдущая
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- …
- следующая ›
- последняя »