Polis Hangi Durumlarda Eve Girip Arama Yapabilir? — CMK m.116–119

Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız arama yetkisi vermez.
Bununla birlikte suçüstü, yardım çağrısı, içeride bulunan kişinin hayatının tehlikede olması, yangın veya benzeri acil durumlarda polisin eve girmesi farklı kurallara bağlı olarak mümkün olabilir.
Evde Arama Yapılmasının Temel Şartları Nelerdir?
CMK m.116’ya göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa kişinin:
- Üstü
- Eşyası
- Konutu
- İş yeri
- Kendisine ait diğer yerleri
aranabilir.
Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kuşku değildir. Somut olayın özelliklerine göre, arama sonucunda şüphelinin veya suç delilinin bulunabileceğini düşündüren makul olguların bulunması gerekir.
Polis Eve Hâkim Kararı Olmadan Girebilir mi?
Kural olarak konutta yapılacak arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde arama için:
- Hâkim kararı veya
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri
bulunmalıdır.
Bu nedenle polis memurunun kendi kararıyla “Şüphelendik, evi arayacağız” demesi kural olarak yeterli değildir.
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Ne Demektir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl; hâkimden karar alınmasının beklenmesi durumunda şüphelinin kaçması, delillerin yok edilmesi, saklanması veya başka bir yere götürülmesi tehlikesinin ortaya çıkmasıdır.
Örneğin uyuşturucu maddenin hemen yok edileceğine, silahın taşınacağına veya aranan kişinin kaçacağına ilişkin somut bir durum varsa Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Sadece işlemi hızlandırmak veya hâkimden karar almayı zahmetli görmek, gecikmesinde sakınca bulunan hâl sayılmaz. Aciliyetin somut olayla bağlantılı şekilde açıklanabilmesi gerekir.
Telefonla Verilen Arama Emri Yeterli midir?
CMK m.119, konut araması için Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır. Yalnızca “Savcı telefonla izin verdi” şeklindeki bir açıklama, yazılı emir şartını kendiliğinden karşılamaz.
Acil iletişim yöntemleriyle iletilen bir emrin de yetkili kişi tarafından verildiğinin, içeriğinin, zamanının ve kapsamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması gerekir.
Arama tutanağında karar veya emrin bilgileri ile işlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri yer almalıdır.
Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:
- Aramanın nedenini oluşturan fiil
- Aranacak kişi
- Aranacak konutun veya diğer yerin adresi
- Aranacak eşyanın niteliği
- Karar veya emrin geçerli olduğu süre
Adresin belirsiz olması, arama süresinin geçmiş bulunması veya kararın aranan yerle ilgisinin bulunmaması hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.
Arama, kararda belirtilen adres ve amaçla sınırlı yapılmalıdır. Bir daire için verilen karar, kural olarak aynı binadaki diğer bağımsız dairelerin de aranmasına izin vermez.
Polis Arama Kararını Göstermek Zorunda mı?
Evde bulunan kişi, arama kararının veya yazılı emrin dayanağını ve kapsamını öğrenmeyi talep edebilir. Aramanın hangi suç nedeniyle, hangi adreste ve ne kadar süreyle yapılabileceği kontrol edilmelidir.
Kararın aslının evde bırakılması her durumda zorunlu olmayabilir. Ancak arama sonunda talep edilmesi hâlinde yapılan işlemi, aramanın nedenini ve el konulan eşyaları gösteren belge veya tutanak örneği istenebilir.
Belge gösterilmediği düşünülüyorsa bu durum tutanağa yazdırılmalıdır. Fiziksel olarak direnmek yerine itirazın kayıt altına alınması ve hukuki yollara başvurulması daha uygun olur.
Ev Sahibi Kapıyı Açmazsa Polis Kapıyı Kırabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri varsa, evde bulunan kişinin kapıyı açmaması aramanın yapılmasını engellemez.
Kolluk, önce kapının açılmasını isteyebilir. Sonuç alınamazsa arama kararının uygulanması için gerekli ve ölçülü zor kullanılabilir. Çilingir yardımıyla kapının açılması veya zorunlu durumda kapıya müdahale edilmesi mümkündür.
Ancak kullanılan yöntemin gerekli ve ölçülü olması gerekir. Gereksiz şekilde kapıya, eşyalara veya evin diğer bölümlerine zarar verilmesi hukuka aykırılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Polis Gece Eve Girip Arama Yapabilir mi?
CMK m.118’e göre konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.
Ancak şu durumlarda gece araması yapılabilir:
- Suçüstü hâli
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl
- Yakalanmış veya gözaltına alınmışken kaçan kişinin yeniden yakalanması
- Kaçan tutuklu veya hükümlünün yakalanması
Bu istisnaların bulunması, aramanın diğer kanuni şartlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Konut aramasının yetkili karar veya yazılı emre dayanması kuralı ayrıca değerlendirilir.
Gündüz hukuka uygun şekilde başlatılmış bir aramanın işlemin niteliği gereği gece saatlerine uzaması ile aramaya doğrudan gece başlanması da aynı durum değildir.
Suçüstü Hâlinde Polis Eve Girebilir mi?
İşlenmekte olan bir suçun bulunması veya suç henüz işlenmişken failin kesintisiz biçimde takip edilmesi suçüstü hâli oluşturabilir.
Örneğin silahla saldırı gerçekleştiren kişinin polis tarafından kesintisiz takip edilirken bir eve kaçması, olağan bir ihbarla aynı değildir. Şüphelinin yakalanması ve devam eden tehlikenin önlenmesi için acil müdahale gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her ihbar suçüstü sayılmaz. Saatler önce işlendiği bildirilen bir suç veya kimliği belirsiz kişinin soyut iddiası, tek başına suçüstü hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayabilir.
Evden Yardım Sesi Gelirse Polis Karar Olmadan Girebilir mi?
Evden yardım çığlığı gelmesi, silah sesi duyulması, devam eden aile içi şiddet ihtimali, yangın, gaz kaçağı veya içeride bir kişinin hayatının ciddi tehlikede olduğuna ilişkin somut belirtiler bulunması hâlinde polis müdahale edebilir.
Burada amaç öncelikle suç delili aramak değil; kişinin hayatını, beden bütünlüğünü veya malvarlığını yakın tehlikeden korumaktır.
Aşağıdaki durumlarda acil giriş söz konusu olabilir:
- Evden açıkça yardım istenmesi
- Şiddet veya kavga seslerinin duyulması
- Silah sesi gelmesi
- İçeride baygın veya yaralı bir kişinin bulunduğunun bildirilmesi
- Yangın, patlama veya gaz kaçağı tehlikesi
- Çocuğun ya da yardıma muhtaç kişinin ciddi risk altında olması
Acil giriş yetkisi, ilgisiz odalarda ve eşyalarda sınırsız delil arama hakkı vermez. Acil tehlike giderildikten sonra delil araması yapılacaksa arama ve el koyma kurallarına uyulması gerekir.
İhbar Üzerine Polis Evi Arayabilir mi?
Uyuşturucu, kaçak silah veya başka bir suç bulunduğuna ilişkin ihbar, soruşturma başlatılmasına ve arama kararı talep edilmesine neden olabilir. Ancak her isimsiz veya soyut ihbar, doğrudan konut araması yapılması için yeterli kabul edilmeyebilir.
İhbarın:
- Ayrıntılı olup olmadığı
- Başka bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı
- İhbarcının verdiği bilgilerin somutluğu
- Şüpheli hareketlerin bulunup bulunmadığı
- Delillerin yok edilme tehlikesi
değerlendirilir.
Polis ihbar üzerine araştırma yapabilir; fakat konuta girerek arama yapabilmesi için kural olarak CMK m.116 ve m.119’daki şartların oluşması gerekir.
Başkasına Ait Ev Aranabilir mi?
CMK m.117 kapsamında şüpheli veya sanığa ait olmayan bir konutta da arama yapılabilir. Ancak bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin o evde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren somut olayların bulunması gerekir.
Örneğin şüphelinin başka bir kişinin evinde saklandığının görülmesi veya suç eşyasının o adrese götürüldüğünün somut bilgilerle belirlenmesi durumunda arama kararı verilebilir.
Sadece şüphelinin akrabası, arkadaşı veya tanıdığı olmak, bir kişinin evinin aranması için tek başına yeterli değildir.
Şüphelinin bulunduğu yer veya kesintisiz takip sırasında girdiği yer bakımından durum ayrıca değerlendirilir.
Yakalama Kararı Bulunması Evi Aramak İçin Yeterli midir?
Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, her durumda ve her konutta sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez.
Şüphelinin kendi konutunun veya saklandığı düşünülen üçüncü kişiye ait konutun aranması için arama hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle üçüncü kişinin evinde şüphelinin bulunduğunu gösteren olayların varlığı aranır.
Şüphelinin suçüstü takibi sırasında eve girmesi veya kaçan tutuklu ya da hükümlünün yakalanması gibi acil durumlar farklı değerlendirilir.
Evde Önleme Araması Yapılabilir mi?
Önleme araması, henüz işlenmiş belirli bir suçun delillerini bulmak için değil, tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan aramadır.
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.9 uyarınca konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan iş yerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
Bu nedenle genel bir önleme araması kararı, polis tarafından evlerin aranmasının dayanağı olarak kullanılamaz. Konutta şartları varsa CMK hükümlerine göre adli arama yapılabilir.
Ev Sahibinin İzin Vermesi Arama Kararı Yerine Geçer mi?
Kişinin polisi kendi isteğiyle eve davet etmesi ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen adli arama aynı işlem değildir.
Konut sahibinin rıza göstermesi, kanunun hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aradığı bir adli aramada bu şartları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle rızanın baskı altında verilip verilmediği ve kişinin neye izin verdiği önemlidir.
Kişinin belirli bir eşyayı kendi isteğiyle teslim etmesi ile polisin dolapları, odaları ve kişisel eşyaları sistemli biçimde araştırması birbirinden ayrılmalıdır.
Savcı Aramaya Katılmazsa Kimler Hazır Bulunmalıdır?
CMK m.119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada “arama tanığı” veya “işlem tanığı” olarak adlandırılır.
Ev sahibinin, aile bireyinin veya avukatın bulunması, kanunda aranan iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesinin yerini kendiliğinden tutmaz. Bu kişilerin aramanın başından sonuna kadar hazır bulunması gerekir.
Savcı bizzat aramaya katılmışsa iki arama tanığı bulundurma zorunluluğu bulunmaz.
Evde Kimse Yoksa Arama Yapılabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir bulunması hâlinde ev sahibinin evde olmaması aramayı engellemez.
Aranacak yerin sahibi bulunmuyorsa mümkünse:
- Temsilcisi
- Ayırt etme gücüne sahip bir yakını
- Kendisiyle birlikte yaşayan kişi
- Komşusu
hazır bulundurulur.
Savcı aramada bulunmuyorsa CMK m.119/4 kapsamında iki arama tanığına ilişkin kurala ayrıca uyulmalıdır. Arama sonrasında yapılan işlemler ve el konulan eşyalar tutanağa geçirilmelidir.
Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir mi?
Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Ancak avukatın gelmesi için aramanın mutlaka bekletilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Evde bulunan kişi avukatına haber vermek istediğini belirtebilir. Bu talebin aramayı geciktirmek veya delillerin yok edilmesine imkân vermek amacıyla kullanılmaması gerekir.
Avukat, aramanın kapsamını gözlemleyebilir, usule aykırılıkları belirtebilir ve itirazların tutanağa geçirilmesini talep edebilir.
Polis Evde Her Yeri Arayabilir mi?
Arama, kararın amacı ve aranan kişinin ya da eşyanın niteliğiyle sınırlı olmalıdır.
Örneğin yetişkin bir kişinin yakalanması için yapılan aramada, kişinin sığması mümkün olmayan küçük kutuların içinin araştırılması arama amacıyla bağdaşmayabilir. Buna karşılık küçük bir uyuşturucu paketi, belge veya dijital veri taşıyıcısı aranıyorsa çekmece, dolap ve kutuların araştırılması mümkün olabilir.
Polis arama kararını ilgisiz kişisel alanları sınırsız biçimde inceleme yetkisi olarak kullanamaz. Arama sırasında gereksiz dağınıklık veya zarar meydana getirilmemesi gerekir.
Arama Kararı Telefonun İncelenmesini de Kapsar mı?
Evde yapılan arama sırasında telefon, bilgisayar, tablet veya dijital depolama cihazı bulunabilir. Ancak cihazın ele geçirilmesi ile cihazın içindeki mesajların, fotoğrafların ve dosyaların incelenmesi aynı işlem değildir.
Bilgisayar ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134’te özel olarak düzenlenmiştir. Konut arama kararının bulunması, telefon veya bilgisayarın bütün içeriğinin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.
Dijital cihazlarla ilgili işlemlerin ayrıca kanuni dayanağa, yetkili karara ve usule uygun yapılması gerekir.
Aramada Bulunan Eşyalara Polis El Koyabilir mi?
Arama sırasında suçun delili olduğu veya müsadereye tabi bulunduğu değerlendirilen eşyalara el konulabilir. El koyma işlemi CMK m.127 hükümlerine göre gerçekleştirilir.
El konulan eşyalar:
- Ayrıntılı şekilde tutanağa yazılmalı
- Miktar ve özellikleri belirtilmeli
- Uygun biçimde paketlenmeli
- Gerekiyorsa mühürlenmeli
- İlgili kişiye tutanak veya liste örneği verilmelidir
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, kanunda belirtilen süre içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi devam ettirilemez.
Arama sırasında başka bir suçun işlendiğini düşündüren bir delil bulunursa bu delil muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bildirilir.
Polis Aramada Para veya Ziynet Eşyası Alabilir mi?
Para, altın veya başka değerli eşyalara ancak suç delili, suçtan elde edilen gelir veya müsadereye tabi malvarlığı olduğu yönünde hukuki dayanak bulunması hâlinde el konulabilir.
Evde bulunan her para veya ziynet eşyası otomatik olarak suç eşyası sayılamaz. El konulan miktar, tür, seri numarası ve diğer ayırt edici özellikler mümkün olduğunca tutanağa ayrıntılı yazılmalıdır.
İlgili kişi, el koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesini isteyebilir.
Arama Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Arama yapılan kişi şu hususlara dikkat edebilir:
- Görevlilerin kimliklerini ve birimlerini öğrenmek
- Arama kararını veya yazılı emri görmek istemek
- Adres, süre ve suç bilgisini kontrol etmek
- Cumhuriyet savcısının aramada bulunup bulunmadığını sormak
- Savcı yoksa iki arama tanığının hazır bulunmasını istemek
- Mümkünse avukata haber vermek
- El konulan eşyaların eksiksiz yazılmasını istemek
- İtirazları arama tutanağına yazdırmak
- Tutanakları okumadan imzalamamak
- Tutanak ve eşya listesinin örneğini talep etmek
Tutanağın içeriği gerçeğe uygun değilse kişi bunu belirterek şerh düşebilir. Fiziksel direnme, görevi yaptırmamak için direnme gibi başka hukuki sorunlara yol açabileceğinden itirazların kanuni yollarla yapılması gerekir.
Arama Kararı Olmadan Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?
Hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.
Özellikle şu aykırılıklar delilin hukuka uygunluğunu etkileyebilir:
- Makul şüphe bulunmaması
- Konut araması için gerekli karar veya yazılı emrin bulunmaması
- Kararın yanlış adres için düzenlenmiş olması
- Kararın geçerlilik süresinin dolmuş olması
- Aramanın kararın kapsamını aşması
- Savcı yokken iki arama tanığının bulundurulmaması
- Gece araması şartlarının oluşmaması
- El koyma işleminin usulüne uygun yapılmaması
Her usul hatasının sonucu somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak kanunun açıkça zorunlu tuttuğu güvencelere uyulmaması, elde edilen delillerin hükme esas alınamamasına neden olabilir.
Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Nereye Başvurulur?
Aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa:
- İtirazlar arama tutanağına yazdırılabilir
- Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir
- El koyma işlemine karşı hâkimden karar istenebilir
- Ceza davasında delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir
- Şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir
- Kamu görevlileri hakkında idari başvuru yapılabilir
CMK m.141 kapsamında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen kişi kanuni şartların bulunması hâlinde devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Polisin bir evde adli arama yapabilmesi için şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin bulunabileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut araması kural olarak hâkim kararına; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanmalıdır.
Kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir. Savcı aramada bulunmuyorsa iki komşu veya ihtiyar heyeti üyesinin arama boyunca hazır bulundurulması gerekir. Gece araması ise yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda yapılabilir.
Yardım çağrısı, devam eden şiddet, yangın veya yakın hayati tehlike nedeniyle eve girilmesi ile suç delili bulmak amacıyla yapılan adli arama birbirinden farklıdır. Acil müdahale, polise evin tamamında sınırsız delil arama yetkisi vermez.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aramanın hukuka uygunluğu; kararın içeriği, arama zamanı, somut şüphe, işlem tutanağı ve olayın bütün koşulları birlikte incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik Suçu Ceza Kanunu Maddesi ve CezasıDevlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
“Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Başkasına ait bir eşyayı sahibinin izni olmadan almak hırsızlık suçudur. Ancak eşyanın evden, iş yerinden veya kilitli bir otomobilden alınması çoğu durumda basit hırsızlık değil, nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilir. Bu ayrım uygulanacak hapis cezasını önemli ölçüde değiştirir.Basit Hırsızlık Suçunun CezasıTCK m.141’e göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarNitelikli yağma Madde 149(1) Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,f) Var olan veya var... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Sahte İlanla Kapora Almanın Cezası Nedir?Gerçekte bulunmayan veya satma ya da kiralama yetkisi olmayan bir ev, araç, telefon, elektronik eşya veya başka bir ürün için sahte ilan vererek kapora almak dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. İlan internet sitesi, mobil uygulama veya sosyal medya üzerinden yayımlanmışsa eylem genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim... +Devamını oku
-
YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Kanun No. 6458Kabul Tarihi: 4/4/2013 BİRİNCİ KISIMAmaç, Kapsam, Tanımlar ve Geri Gönderme Yasağı BİRİNCİ BÖLÜMAmaç, Kapsam ve TanımlarAmaçMADDE 1(1) Bu Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Cinayet davaları, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Cinayet suçu ağır bir suç olduğundan, Sulh veya Asliye Ceza Mahkemeleri yetkili değildir.
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu: TCK m.142 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 142. maddesi, hırsızlık suçunu düzenleyen ana hüküm olup, bu suç, başkasının malını haksız olarak almayı ve bu şekilde malvarlığına zarar verme fiilini kapsar.TCK m.142/1’de, “bir kimsenin malını haksız olarak alma” suçu tanımlanmış ve bu suçun cezası, hapis cezası ile belirlenmiştir. Hırsızlık suçu, toplumda... +Devamını oku
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?İnternetten ürün sattığını söyleyerek ödeme almak ve ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtaki amacına göre dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Satıcı gerçekte bulunmayan bir ürün için ilan vermiş, başkasına ait fotoğrafları kullanmış veya başından itibaren ürünü gönderme niyeti olmadan para almışsa Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddeleri... +Devamını oku
-
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 6100Kabul Tarihi : 12/1/2011Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 4/2/... +Devamını oku
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Fotoğraf veya Mesajla Şantaj Yapmanın Cezası Nedir?Bir kişinin özel fotoğraflarını, videolarını veya mesajlarını yayımlamakla tehdit ederek ondan para, menfaat ya da belirli bir davranış talep etmek şantaj suçunu oluşturabilir. Şantaj suçunun oluşması için mağdurun istenen parayı ödemesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmesi şart değildir.Şantaj suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107.... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel... +Devamını oku
-
Türk Ceza Kanunu Madde 104 Kapsamında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: Hukuki ve Cezaî DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaen gerçekleşen cinsel ilişkilerin suç teşkil edip etmediğini belirleme bakımından önemli bir normatif düzenlemedir. Bu madde kapsamında, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış olan bireylerle rızaya dayalı cinsel ilişkiler belirli koşullarda suç... +Devamını oku
Страницы
- « первая
- ‹ предыдущая
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- …
- следующая ›
- последняя »