Antalya’da Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık Hizmetleri seçerken dikkat edilmesi gereken konular

Hukuki uyuşmazlıklarda hakların korunması, sürecin doğru anlaşılması ve kanuni sürelerin kaçırılmaması önem taşır.
Ceza Hukukunun Temel İlkeleri
Ceza hukuku; hangi fiillerin suç oluşturduğunu, cezai sorumluluğun şartlarını, uygulanabilecek yaptırımları ve ceza yargılamasının esaslarını düzenler. Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “kanunilik ilkesi” uyarınca, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil nedeniyle kimseye ceza verilemez. Suç ve cezalar ancak kanunla düzenlenebilir.
Ceza sorumluluğunda kast ve taksir ayrımı da önemlidir. TCK’nin 21. maddesinde kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak ele alınır. Taksir ise 22. maddede dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucunda suçun öngörülmeden işlenmesi şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayın kast, olası kast, bilinçli taksir veya taksir kapsamında değerlendirilmesi; suçun niteliğini ve yaptırımı etkileyebilir.
TCK’de ayrıca teşebbüs, suça iştirak ve suçların içtimaı gibi temel kurumlar bulunur. Suça teşebbüs, kişinin işlemeyi amaçladığı suçu elverişli hareketlerle doğrudan gerçekleştirmeye başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması hâlidir. İştirak hükümleri faillik, azmettirme ve yardım etme biçimlerini; içtima hükümleri ise birden fazla suç veya fiil arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler. Meşru savunma, zorunluluk hâli, kanunun hükmünü yerine getirme ve hakkın kullanılması da cezai sorumluluğu etkileyebilecek konular arasındadır.
Ceza yargılamasında soruşturma ve kovuşturma aşamalarının birbirinden ayrılması gerekir. İfade ve sorgu işlemleri, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, delillerin değerlendirilmesi, iddianame, duruşma ve kanun yolları farklı usul kurallarına tabidir. Avukat Uğur Azap tarafından sunulan hukuki hizmetlerde dosyanın niteliği, mevcut deliller, tarafların beyanları ve usule ilişkin süreler birlikte incelenir. Bu inceleme herhangi bir sonuç garantisi anlamına gelmez.
Antalya'da Avukat Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Avukat seçiminde öncelikle kişinin ilgili baronun güncel levhasına kayıtlı olup olmadığı doğrulanmalıdır. Görüşme sırasında olayın açıkça anlatılabilmesi, avukatın hukuki süreci anlaşılır bir dille açıklaması ve olası aşamalar hakkında gerçekçi bilgi vermesi önemlidir. Kesin sonuç veya başarı garantisi veren açıklamalara temkinli yaklaşılmalıdır; çünkü yargılamanın sonucu delillere, mevzuata ve yetkili makamların değerlendirmesine bağlıdır.
Ücretin kapsamı, dava masrafları, başvuru ve kanun yolu süreçleri mümkünse yazılı olarak belirlenmelidir. İletişim yöntemi, dosya hakkında nasıl bilgi verileceği, hangi işlemlerin vekâlet kapsamında bulunduğu ve kişisel verilerin nasıl korunacağı da görüşülmelidir. Mesleki sır saklama yükümlülüğüne, bağımsızlığa, çıkar çatışmasından kaçınmaya ve şeffaf iletişime verilen önem, değerlendirmede dikkate alınabilecek ölçütlerdir.
Antalya’da avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri sunan Avukat Uğur Azap tarafından yazılan bu metinde yer verilen bilgiler genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Avukat Uğur Azap tarafından yapılacak hukuki değerlendirme, ancak somut olayın belgeleri ve koşulları incelendikten sonra şekillenebilir. Metin; iş elde etme amacı, başka avukatlarla karşılaştırma, üstünlük iddiası veya sonuç taahhüdü içermemektedir.
Kaynaklar, Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Yabancı devlet aleyhine asker toplamaMadde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal... +Devamını oku
-
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıMadde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil cebir veya tehdit... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku