Etkin Pişmanlık — TCK m.93

Etkin Pişmanlık — TCK m.93
TCK m.93’te düzenlenen etkin pişmanlık, bütün suçlara uygulanabilen genel bir ceza indirimi değildir. Bu düzenleme yalnızca organ veya dokularını satan kişi bakımından ve TCK m.91’deki organ veya doku ticareti suçuyla bağlantılı olarak uygulanabilir.
Organını veya dokusunu satan kişinin, suç resmî makamlarca öğrenilmeden önce bildirimde bulunarak diğer suçluların yakalanmasını kolaylaştırması hâlinde ceza verilmez. Suç resmî makamlar tarafından öğrenildikten sonra gönüllü olarak yardımcı olunması durumunda ise cezada dörtte birden yarıya kadar indirim yapılabilir.
TCK m.93 Hangi Suçlarda Uygulanır?
TCK m.93, TCK’nın “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir ve TCK m.91’deki organ veya doku ticareti suçu için özel bir etkin pişmanlık hükmüdür.
Madde özellikle organ veya dokusunu satan kişiyi kapsamaktadır. Kanun metninde;
- Organı satın alan,
- Organ satışına aracılık eden,
- Organizasyonu kuran,
- Nakil işlemini hukuka aykırı şekilde gerçekleştiren,
- Organı saklayan veya taşıyan
kişiler TCK m.93’ün doğrudan kapsamına alınmamıştır.
Bu nedenle her organ ticareti şüphelisi, yalnızca suçun ortaya çıkmasına yardımcı olduğunu söyleyerek TCK m.93’ten yararlanamaz. Öncelikle kişinin kanunda belirtilen “organ veya dokusunu satan kişi” sıfatına sahip olup olmadığı belirlenir.
Organ veya Doku Satmanın Cezası Nedir?
TCK m.91/3’e göre organ veya doku satın alan, satan ya da satılmasına aracılık eden kişi hakkında TCK m.91/1’de belirtilen ceza uygulanır.
Buna göre hukuka aykırı organ veya doku satışının temel cezası:
- Beş yıldan dokuz yıla kadar hapistir.
Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, organ veya dokunun saklanması, nakledilmesi, aşılanması ya da ticari amaçla ilan verilmesi gibi durumlar TCK m.91’in diğer fıkraları kapsamında ayrıca değerlendirilir.
TCK m.93, organını satan kişinin belirli koşullarda hiç ceza almamasını veya cezasında indirim yapılmasını sağlayabilen özel bir düzenlemedir.
Suç Öğrenilmeden Önce Etkin Pişmanlık
TCK m.93/1’e göre organ veya dokularını satan kişi;
- Suç resmî makamlar tarafından öğrenilmeden önce,
- Durumu yetkili makama bildirirse,
- Verdiği bilgilerle suçluların yakalanmasını kolaylaştırırsa,
hakkında cezaya hükmolunmaz. mevzuat.adalet.gov.tr
Cezasızlık İçin Gereken Şartlar
TCK m.93/1’in uygulanabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
- Kişi kendi organını veya dokusunu satmış olmalıdır.
- Bildirim resmî makamlar suçu öğrenmeden önce yapılmalıdır.
- Bildirim yetkili mercie yapılmalıdır.
- Organ ticaretine katılan diğer kişilere ilişkin bilgiler verilmelidir.
- Verilen bilgiler suçluların yakalanmasını kolaylaştırmalıdır.
Yalnızca “Organımı sattım” şeklinde soyut bir açıklamada bulunulması yeterli görülmeyebilir. Organı satın alan, aracılık eden, para transferini gerçekleştiren, hastane veya konaklama bağlantısını kuran kişiler hakkında somut ve araştırılabilir bilgilerin verilmesi gerekir.
Suç Öğrenildikten Sonra Etkin Pişmanlık
TCK m.93/2’ye göre suç resmî makamlar tarafından öğrenildikten sonra organ veya dokusunu satan kişi;
- Gönüllü olarak hareket ederse,
- Suçun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım ederse,
- Diğer suçluların yakalanmasına katkıda bulunursa,
hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir.
Bu durumda tamamen cezasızlık söz konusu değildir. Önce TCK m.91 kapsamında temel ceza belirlenir, daha sonra TCK m.93/2 uyarınca indirim uygulanır.
Birinci ve İkinci Fıkra Arasındaki Fark
| Ölçüt | TCK m.93/1 | TCK m.93/2 |
|---|---|---|
| Başvuru zamanı | Suç resmî makamlarca öğrenilmeden önce | Suç resmî makamlarca öğrenildikten sonra |
| Aranan katkı | Bildirim ve suçluların yakalanmasını kolaylaştırma | Suçun ortaya çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım |
| Hukuki sonuç | Ceza verilmez | Ceza dörtte birden yarıya kadar indirilir |
| Gönüllülük | Kişinin kendiliğinden bildirimde bulunması gerekir | Kanunda açıkça gönüllü yardım aranır |
| Kapsamdaki kişi | Organ veya dokusunu satan kişi | Organ veya dokusunu satan kişi |
Zamanlama, uygulanacak hukuki sonucu doğrudan değiştirir. Resmî makamların suçu ne zaman öğrendiği; ihbar kaydı, soruşturma evrakı, kolluk tutanağı ve diğer belgeler üzerinden belirlenir.
Resmî Makam Suçu Ne Zaman Öğrenmiş Sayılır?
TCK m.93 bakımından kritik konulardan biri, suçun resmî makamlar tarafından öğrenilme zamanıdır.
Cumhuriyet başsavcılığına, kolluk birimine veya görevli başka bir kamu makamına somut suç bilgisinin ulaşması, suçun resmî makamlarca öğrenildiğinin kabul edilmesine yol açabilir. Ancak yalnızca söylenti niteliğindeki veya kimliği belirlenemeyen soyut bilgiler her olayda yeterli olmayabilir.
Şu kayıtlar öğrenme zamanının belirlenmesinde kullanılabilir:
- İhbar tutanağı,
- Şikâyet veya ihbar dilekçesi,
- Kolluk araştırma kaydı,
- Cumhuriyet savcısının soruşturma talimatı,
- Hastane veya sağlık kurumu bildirimi,
- İletişim tespiti tutanakları,
- Yakalama ve arama kararları,
- Başka bir soruşturmada elde edilen deliller.
Organını satan kişinin bildirim tarihi ile resmî makamların suçu ilk öğrendiği tarih karşılaştırılır. Bildirim daha önceyse TCK m.93/1; daha sonraysa şartları oluştuğunda TCK m.93/2 değerlendirilebilir.
Sadece İtiraf Etmek Yeterli midir?
Tek başına suçun kabul edilmesi etkin pişmanlık için yeterli değildir. Kanun, organını satan kişinin diğer suçluların yakalanmasını kolaylaştırmasını veya suçun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım etmesini aramaktadır.
Verilen bilginin;
- Somut,
- Doğrulanabilir,
- Suçla bağlantılı,
- Diğer kişilerin tespitine elverişli,
- Soruşturmanın ilerlemesine katkı sağlayıcı
olması gerekir.
Önceden bilinen bilgilerin tekrarlanması, gerçeğe aykırı isim verilmesi veya soruşturmayı yanlış yönlendirme TCK m.93 kapsamında etkin yardım sayılmayabilir.
Suçluların Gerçekten Yakalanması Şart mıdır?
TCK m.93/1’de organını satan kişinin “suçluların yakalanmalarını kolaylaştırması” aranmıştır. Bu nedenle verilen bilginin yakalamayı kolaylaştırmaya elverişli ve etkili olması gerekir.
Diğer kişilerin farklı ülkeye kaçması, ölmesi veya başka bir nedenle fiilen yakalanamaması durumunda değerlendirme yalnızca sonuca göre yapılmamalıdır. Verilen bilginin niteliği, doğruluğu ve yakalamaya sağladığı gerçek katkı incelenir.
TCK m.93/2’de ise yardımın niteliği ceza indiriminin oranını belirler. Soruşturmaya daha güçlü ve sonuç doğurucu katkı sağlanması, kanuni sınırlar içerisinde daha yüksek indirim değerlendirmesine konu olabilir.
Etkin Pişmanlık Beraat Anlamına Gelir mi?
TCK m.93/1’in uygulanması, fiilin hiç işlenmediği veya suç oluşturmadığı anlamına gelmez. Suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte kanundaki etkin pişmanlık şartları nedeniyle kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.
Bu nedenle etkin pişmanlık sonucu verilen “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı ile beraat kararı aynı değildir. Beraat; suçun oluşmaması, fiilin sanık tarafından işlenmemesi veya yeterli delil bulunmaması gibi nedenlere dayanabilir.
Soruşturma aşamasında şahsi cezasızlık nedeninin bulunduğunun değerlendirilmesi hâlinde CMK m.171 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gündeme gelebilir. Dava açılmışsa CMK m.223 hükümleri çerçevesinde ceza verilmesine yer olmadığı kararı değerlendirilebilir.
Etkin Pişmanlık İndirim Oranı Nasıl Belirlenir?
Suç resmî makamlar tarafından öğrenildikten sonra yapılan yardımda ceza dörtte birden yarıya kadar indirilir.
İndirim oranı belirlenirken şu hususlar değerlendirilebilir:
- Verilen bilgilerin doğruluğu,
- Bilgilerin daha önce bilinip bilinmediği,
- Diğer şüphelilerin belirlenmesine katkı,
- Para transferlerinin ortaya çıkarılması,
- Sağlık kurumu veya aracı bağlantılarının belirlenmesi,
- Organ ticareti organizasyonunun çözülmesine katkı,
- Delillerin ele geçirilmesinin sağlanması,
- Yardımın zamanında yapılması,
- Beyanın gönüllü olması.
Hâkim indirim oranını soyut biçimde değil, yardımın niteliğini ve soruşturmaya sağladığı katkıyı gerekçelendirerek belirlemelidir.
Etkin Pişmanlıktan Kimler Yararlanamaz?
TCK m.93’ün açık lafzına göre özel düzenlemeden yararlanabilecek kişi organını veya dokusunu satan kişidir.
Bu nedenle yalnızca TCK m.93’e dayanarak;
- Organı satın alan,
- Organ satışına aracılık eden,
- Organ ticareti organizasyonunu yöneten,
- Hukuka aykırı nakil işlemini gerçekleştiren,
- Organı taşıyan veya saklayan,
- Organ ticareti için ilan veren
kişiler hakkında aynı cezasızlık veya indirim sonucu uygulanamaz.
Organını satan kişinin aynı zamanda organizatörlük veya aracılık gibi başka fiiller gerçekleştirmesi hâlinde etkin pişmanlığın hangi fiilleri kapsadığı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
TCK m.92 ile TCK m.93 Arasındaki Fark
TCK m.92’de zorunluluk hâli, TCK m.93’te ise etkin pişmanlık düzenlenmiştir.
| Düzenleme | Uygulama nedeni | Olası sonuç |
|---|---|---|
| TCK m.92 | Organını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar | Cezada indirim veya ceza vermekten vazgeçilmesi |
| TCK m.93/1 | Suç öğrenilmeden önce bildirim ve suçluların yakalanmasını kolaylaştırma | Ceza verilmemesi |
| TCK m.93/2 | Suç öğrenildikten sonra gönüllü ve etkili yardım | Cezada dörtte birden yarıya kadar indirim |
TCK m.92 bakımından kişinin ağır yoksulluk, çaresizlik veya ekonomik baskı altında bulunması incelenir. TCK m.93 bakımından ise esas olan suçun bildirilmesi ve diğer suçluların ortaya çıkarılmasına sağlanan katkıdır.
Ekonomik sıkıntı içinde bulunmak tek başına TCK m.93 kapsamında etkin pişmanlık oluşturmaz. Suçu bildirmek de tek başına TCK m.92’deki sosyal ve ekonomik koşulların varlığını kanıtlamaz.
TCK m.93 Kapsamında Hangi Bilgiler Önemlidir?
Organını satan kişinin şu konularda verdiği bilgiler soruşturmaya katkı sağlayabilir:
- Organı satın alan kişinin kimliği,
- Aracıların isim ve iletişim bilgileri,
- Para miktarı ve ödeme yöntemi,
- Banka hesapları ve para transferleri,
- Görüşmelerin yapıldığı telefon numaraları,
- Hastane veya sağlık kuruluşu bilgileri,
- Nakli gerçekleştiren sağlık çalışanları,
- Kullanılan sahte sağlık belgeleri,
- Seyahat ve konaklama bilgileri,
- Başka organ satıcıları veya alıcıları,
- İlan verilen internet hesapları,
- Organizasyonun uluslararası bağlantıları.
Beyanların mesajlar, banka kayıtları, kamera görüntüleri, seyahat kayıtları ve sağlık belgeleriyle desteklenmesi etkin yardımın değerlendirilmesi bakımından önem taşır.
Etkin Pişmanlık Şikâyete Bağlı mıdır?
Organ veya doku ticareti suçu şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamların suçu öğrenmesi üzerine soruşturma resen yürütülür.
Organını satan kişinin yaptığı bildirim teknik anlamda yalnızca şikâyet değil, aynı zamanda TCK m.93 kapsamında değerlendirilebilecek suç bildirimi ve iş birliğidir. Şikâyetten vazgeçme kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
Antalya’da TCK m.93 Etkin Pişmanlık: 2016–2025 Durum Raporu
Antalya Verilerinin Kapsamı
Antalya’ya ilişkin kamuya açık adli faaliyet raporlarında TCK m.93’ün kaç kişiye uygulandığı, kaç kişi hakkında ceza verilmediği veya kaç kişinin cezasında indirim yapıldığı yıllar itibarıyla ayrı bir istatistik olarak yayımlanmamıştır.
Bu nedenle Antalya’da son on yılda TCK m.93’ten yararlanan kişi sayısına ilişkin kesin bir rakam vermek mümkün değildir.
Ayrıca organ ticareti dosyası sayısı ile etkin pişmanlık uygulaması aynı veri değildir. Bir organ ticareti dosyasında TCK m.93 hiç uygulanmamış olabileceği gibi birden fazla kişi de yargılanmış olabilir.
Kamu Raporlarında Tespit Edilebilen Veriler
| Yıl | Raporlarda görülen veri | Verinin anlamı |
|---|---|---|
| 2016–2019 | TCK m.93 uygulama sayısını gösteren karşılaştırılabilir ayrı seri bulunmuyor | Etkin pişmanlığın hiç uygulanmadığı anlamına gelmez |
| 2020 | “Organ ticareti yapma veya aracılık etme” satırında 19 yaş üstü sütununda 12 kişi kaydı | Dosya, mahkûmiyet veya etkin pişmanlık sayısı değildir |
| 2021 | TCK m.91 veya m.93 için ayrı satır tespit edilmedi | Sıfır olay veya sıfır uygulama anlamına gelmez |
| 2022 | Organ ticareti veya aracılık dosyaları için belirli bir mahkemede 3.236 gün ortalama bitirilme süresi | TCK m.93’ün uygulanıp uygulanmadığını göstermez |
| 2023–2025 | İncelenen seçili tablolarda TCK m.91 ve m.93 ayrı gösterilmedi | TCK m.93 uygulamasının bulunmadığı sonucu çıkarılamaz |
2020 yılı Antalya adli faaliyet raporundaki yaş dağılımı tablosunda “organ ticareti yapma veya aracılık etme” suçundan 19 yaş üstü sütununda 12 kayıt bulunmaktadır. Bu sayı sanık yaş dağılımına ilişkin olup 12 ayrı olay, 12 mahkûmiyet veya 12 etkin pişmanlık kararı anlamına gelmemektedir. 2020 Faaliyet raporu güncel hal
2022 yılı raporunda ise belirli bir ağır ceza mahkemesinde “organ ticareti yapmak veya aracılık etmek” suçuna ilişkin ortalama bitirilme süresi 3.236 gün olarak gösterilmiştir. Bu değer dava sayısını değil, ilgili mahkemenin sonuçlandırdığı dosyalara ilişkin ortalama süreyi göstermektedir. rayp.adalet.gov.tr
Antalya İçin Kesin Sonuç Çıkarılabilir mi?
Mevcut kamu verilerinden Antalya’da TCK m.93’ün yıllara göre artan veya azalan şekilde uygulandığı sonucu çıkarılamaz. Bunun nedenleri şunlardır:
- Etkin pişmanlık kararlarının madde bazında ayrı yayımlanmaması,
- Organ ticareti dosyası ile sanık sayısının farklı olması,
- TCK m.92 ve TCK m.93 uygulamalarının ayrı gösterilmemesi,
- Ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının suç maddesi bazında açıklanmaması,
- Faaliyet raporlarında her yıl aynı suç başlıklarının yer almaması.
2025 yılı Türkiye geneli adalet istatistiklerinde de TCK m.91–93 verileri çoğunlukla TCK m.86–93 şeklindeki geniş “vücut dokunulmazlığına karşı suçlar” grubu içerisinde gösterilmektedir. Bu toplamdan Antalya’ya veya yalnızca TCK m.93’e ait bir sayı çıkarılamaz. adlisicil.adalet.gov.tr
Antalya Bakımından Hukuki Değerlendirme
Antalya raporları organ ticareti suçunun bazı yıllarda yargısal kayıtlara yansıdığını göstermektedir. Ancak bu dosyalarda organını satan kişilerin kaçının suç öğrenilmeden önce bildirimde bulunduğu, kaçının diğer suçluların yakalanmasını kolaylaştırdığı veya kaç kişi hakkında ceza indirimi uygulandığı açıklanmamıştır.
Güvenilir bir on yıllık rapor hazırlanabilmesi için her yıl bakımından şu verilerin ayrı yayımlanması gerekir:
- TCK m.91 soruşturma ve dava sayısı,
- Organını veya dokusunu satan kişi sayısı,
- TCK m.92 uygulanan kişi sayısı,
- TCK m.93/1 kapsamında ceza verilmeyen kişi sayısı,
- TCK m.93/2 kapsamında ceza indirimi yapılan kişi sayısı,
- Uygulanan indirim oranları,
- Mahkûmiyet ve beraat sayıları,
- Kesinleşmiş karar sayıları.
TCK m.93, yalnızca organ veya dokusunu satan kişiye yönelik özel bir etkin pişmanlık hükmüdür. Suç resmî makamlar tarafından öğrenilmeden önce yapılan etkili bildirim cezasızlık; suç öğrenildikten sonra yapılan gönüllü ve yararlı yardım ise dörtte birden yarıya kadar ceza indirimi sağlayabilir.
Etkin pişmanlık otomatik uygulanmaz. Bildirimin zamanı, verilen bilgilerin doğruluğu, suçun ortaya çıkarılmasına sağlanan katkı ve diğer suçluların yakalanmasının kolaylaştırılıp kolaylaştırılmadığı somut deliller üzerinden değerlendirilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. TCK m.93’ün uygulanıp uygulanmayacağı her dosyanın kendi olayları ve delilleri üzerinden belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
-
Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
-
İftira Suçu ve Zamanaşımı: TCK m.267 Kapsamında Cezai ve Süresel DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi, bir kimseye işlemediği bir suçu isnat eden ve bu nedenle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasına neden olan kişilere yönelik iftira suçunu düzenlemektedir. TCK m.267/1’e göre, “yetkili makamlara suç işlemediğini bildiği halde bir kimse hakkında ihbarda veya şikâyette bulunan... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
“Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç; bir kişinin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesiyle oluşur.Halk arasında kullanılan “tecavüz” kelimesi, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklinde gerçekleştirilen eylemler, TCK m.102/2 kapsamında cinsel... +Devamını oku
-
Bir mekanı basmak kurşunlamak sağa sola ateş etmek türk ceza hukukuna göre cezası nedir yaptırımları ağırlaştırılmış maddeleri ve hafifletilebilecek maddeleri nelerdir ?Çok önemli ve kapsamlı bir ceza hukuku konusunu incelemek istedik. “Bir mekanı basmak, kurşunlamak, sağa sola ateş etmek” fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) birden fazla suç tipine temas eden, hem kişilere hem de topluma... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaCeza kanunu Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
IBAN Kiralamanın Cezası ve Savunma Süreçleri – Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişGünümüzde dijital bankacılığın yaygınlaşması ile birlikte, bankacılık sistemleri suç örgütleri tarafından da istismar edilmeye başlanmıştır. Bu istismarın başlıca örneklerinden biri, "IBAN kiralama" olarak bilinen ve bireylerin banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanılmasıdır. Özellikle... +Devamını oku
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel KuruluEsas No: 2018/240Karar No: 2020/43Karar Tarihi: 21.01.2020Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/240 Esas 2020/43 Karar Sayılı İlamıHukuk Genel Kurulu 2018/240 E. , 2020/43 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi1. Taraflar arasındaki “sözleşmenin feshi, tapu iptal ve... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Çocukların cinsel istismarıCeza kanunu Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Hürriyete Karşı Suçlar — TCK m.106–124 Kapsamlı İncelemeHürriyete karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun 106 ile 124. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu bölüm; tehdit ve şantajdan konut dokunulmazlığına, çalışma özgürlüğünden ısrarlı takibe kadar kişinin serbest iradesini, hareket özgürlüğünü, özel yaşam alanını ve temel haklarını koruyan suçları kapsar.TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
-
Askerî yasak bölgelere girmeMadde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Siyasal veya askerî casuslukMadde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil;a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku