Uyuşturucu Kullanmak veya Üzerinde Bulundurmak Suç mu? - TCK m.191

Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanması öngörülmüştür.
Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?
TCK m.191’e göre aşağıdaki fiiller aynı suç kapsamında değerlendirilir:
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucu satın almak,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucuyu kabul etmek,
- Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak.
Bu fiillerin temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kanun maddesinde ayrıca adli para cezası öngörülmemiştir.
Bununla birlikte, ilk defa soruşturma başlatılması halinde kişi genellikle hemen mahkemeye gönderilmez. Öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik süreci uygulanır.
İlk Defa Uyuşturucuyla Yakalanınca Ne Olur?
TCK m.191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Bu kararın anlamı, şüpheli hakkında hemen iddianame düzenlenmemesi ve ceza davası açılmamasıdır. Ancak soruşturma tamamen kapanmış olmaz. Kişinin beş yıllık erteleme süresinde yükümlülüklerine uygun davranması beklenir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresinde yükümlülüklere uyulmaması veya uyuşturucunun tekrar kullanılması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda şüpheliyi uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
Denetimli Serbestlik Ne Kadar Sürer?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinde şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre:
- Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine,
- Veya Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden
altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Böylece denetimli serbestlik süresi somut olayda toplam üç yıla kadar çıkabilir.
Beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi ile denetimli serbestlik süresi aynı şey değildir. Denetimli serbestlik daha kısa sürebilse de beş yıllık erteleme süresi devam eder.
Denetimli Serbestlikte Hangi Yükümlülükler Verilebilir?
5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu uyarınca kişiye durumuna uygun yükümlülükler getirilebilir. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Tedaviye tabi tutulmak,
- Belirlenen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmak,
- Belirlenen yerlere gitmemek,
- Belirli bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak,
- Eğitim programına devam etmek,
- Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak,
- Silah bulundurmamak veya taşımamak,
- Bazı taşıtları kullanmamak,
- Belirlenen tarihlerde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak.
Kişinin ihtiyaçlarına göre yükümlülükler değiştirilebilir veya yeni yükümlülükler eklenebilir.
Uyuşturucu Testi Yapılır mı?
Cumhuriyet savcısı, beş yıllık erteleme süresinde kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını belirlemek amacıyla yılda en az iki defa ilgili kuruma sevk edilmesine karar verir.
Denetimli serbestlik müdürlüğü veya ilgili sağlık kurumu da gerekli gördüğü durumlarda test yapılmasını isteyebilir. Test sonucunun pozitif çıkması, tekrar uyuşturucu kullanıldığının delili olarak değerlendirilerek kamu davasının açılmasına neden olabilir.
Testin alınma yöntemi, numunenin ilgili kişiye ait olup olmadığı, kullanılan ilaçlar ve laboratuvar raporunun içeriği somut olayda ayrıca incelenebilir.
Tedavi Zorunlu mu?
Denetimli serbestlik uygulanan kişi, gerekli görülmesi halinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi ayakta veya yatarak gerçekleştirilebilir. Sağlık kurumu gerekli görürse kişinin rehabilitasyon programlarına katılmasına da karar verebilir.
Tedavi kararı verilmişse kişinin çağrılara ve belirlenen programa uygun davranması gerekir. Tedavinin gereklerine uymamakta ısrar edilmesi, kamu davasının açılması sonucunu doğurabilir.
Denetimli Serbestliğe Gitmemenin Sonucu Nedir?
Kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davası açılır.
Kanunda “ısrar” şartı arandığı için tek bir çağrıya katılmamak her durumda otomatik olarak dava açılması anlamına gelmez. Şu hususlar birlikte değerlendirilir:
- Çağrının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,
- Kişinin geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı,
- İhlalin sonuçları hakkında uyarı yapılıp yapılmadığı,
- Uymama davranışının devam edip etmediği.
Ancak tekrar uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla yeniden uyuşturucu bulundurulması bakımından ayrıca “ısrar” şartı aranmaz.
Erteleme Süresinde Tekrar Uyuşturucu Kullanılırsa Ne Olur?
TCK m.191/4’e göre erteleme süresinde kişinin:
- Yükümlülüklere veya tedavi gereklerine uymamakta ısrar etmesi,
- Tekrar kullanmak amacıyla uyuşturucu satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
- Tekrar uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanması
halinde hakkında kamu davası açılır.
Erteleme süresinde gerçekleşen tekrar kullanma veya bulundurma eylemi, ilk dosyanın ihlali kabul edilir. TCK m.191/5 gereğince bu eylem için ayrıca bağımsız bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz; ilk erteleme dosyası üzerinden işlem gerçekleştirilir.
Kamu davası açıldıktan sonra TCK m.191 kapsamındaki suçun tekrar işlenmesi halinde ise ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
Beş Yıl Sorunsuz Tamamlanırsa Ne Olur?
Şüpheli, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranır, yasakları ihlal etmez ve tekrar uyuşturucu kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Bu durumda ceza davası açılmaz ve kişi TCK m.191 kapsamında mahkûm edilmez. Ancak bu sonucun ortaya çıkabilmesi için yalnızca denetimli serbestlik döneminin değil, beş yıllık erteleme süresinin de ihlalsiz tamamlanması gerekir.
Uyuşturucunun Miktarı Önemli mi?
Kanunda “şu gramın altı kullanıcılık miktardır” şeklinde herkes için geçerli sabit bir miktar bulunmamaktadır. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı önemli olmakla birlikte, tek başına kullanma veya ticaret ayrımını belirlemez.
Değerlendirmede şu hususlar dikkate alınabilir:
- Uyuşturucunun miktarı ve çeşidi,
- Maddenin kaç paket halinde bulunduğu,
- Paketlerin eşit miktarlarda hazırlanıp hazırlanmadığı,
- Hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunması,
- Telefon mesajları ve görüşmeler,
- Para hareketleri,
- Şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
- Maddenin bulunduğu yer,
- Başkasına satış veya verme yönünde delil bulunması.
Kişisel kullanım sınırını aşan miktar, çok sayıda paket, hassas terazi, satış mesajları veya başkasına uyuşturucu verme gibi deliller varsa olay TCK m.188’deki uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Uyuşturucuyu Arkadaşla Paylaşmak Kullanma Suçu mu?
Uyuşturucu maddeyi arkadaşına vermek, paylaşmak veya ikram etmek yalnızca kullanma suçu olarak değerlendirilmez. Karşılığında para alınmasa bile uyuşturucunun başkasına verilmesi TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu gündeme getirebilir.
“Para almadım” veya “birlikte kullanacaktık” şeklindeki açıklamalar, başkasına uyuşturucu verme fiilini kendiliğinden TCK m.191 kapsamına sokmaz. Maddenin nasıl temin edildiği, kimin üzerinde bulunduğu ve diğer kişilere ne şekilde verildiği araştırılır.
Üzerinde Uyuşturucu Çıkması Otomatik Olarak Suçlu Olmak Anlamına Gelir mi?
Uyuşturucunun kişinin cebinde, çantasında, aracında veya evinde bulunması önemli bir delildir. Ancak kişinin uyuşturucunun varlığını bilmesi ve madde üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunması gerekir.
Ortak kullanılan ev veya araçta uyuşturucu bulunması, oradaki herkesin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Maddenin kime ait olduğu ve kim tarafından bilerek bulundurulduğu; parmak izi, kamera kaydı, mesaj, tanık anlatımı ve diğer delillerle araştırılır.
Arabada Uyuşturucu Bulunursa Ne Olur?
Araçta bulunan uyuşturucu bakımından şu konular değerlendirilir:
- Aracın sahibi ve sürücüsü,
- Uyuşturucunun bulunduğu bölüm,
- Maddeye kimlerin ulaşabildiği,
- Araçta kaç kişinin bulunduğu,
- Şüphelilerin açıklamaları,
- Kamera kayıtları,
- Parmak izi ve biyolojik izler,
- Telefon mesajları ve diğer iletişim kayıtları.
Uyuşturucunun araçta bulunması tek başına her durumda sürücünün maddeyi bilerek bulundurduğunu kanıtlamaz. Bilgi, kullanım amacı ve fiilî hâkimiyet somut delillerle belirlenir.
Uyuşturucu Kullanıldığının İdrar veya Kan Testiyle Belirlenmesi Yeterli mi?
TCK m.191 yalnızca uyuşturucu bulundurmayı değil, uyuşturucu kullanmayı da suç olarak düzenler. Bu nedenle kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmasa bile usulüne uygun alınmış kan veya idrar örneğinde uyuşturucu tespit edilmesi delil olarak kullanılabilir.
Bununla birlikte testin doğru kişiye ait olması, uygun yöntemle alınması, muhafaza sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve sonucun güvenilir bir laboratuvar incelemesine dayanması gerekir.
Okul veya Hastane Yakınında Uyuşturucu Bulundurmanın Cezası
TCK m.191/10 uyarınca suçun belirli yerlere iki yüz metreden daha yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu yerler arasında özellikle şunlar bulunur:
- Okullar,
- Öğrenci yurtları,
- Hastaneler,
- Kışlalar,
- İbadethaneler,
- Eğitim, tedavi, askerî veya sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler.
İki yüz metrelik mesafe, bina veya tesisin belirlenmiş sınırları esas alınarak değerlendirilir. Nitelikli halin uygulanabilmesi için eylemin umumi veya umuma açık bir yerde gerçekleştirilmesi gerekir.
Uyuşturucu Kullanma Suçu Şikâyete Bağlı mı?
Uyuşturucu kullanma veya kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.
Herhangi bir kişinin şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Bu suç uzlaştırma kapsamında da değildir.
Uyuşturucu Kullanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
Denetimli serbestliğin ihlal edilmesi nedeniyle kamu davası açılması halinde yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.
Ancak eylemin kullanmak için bulundurma değil uyuşturucu ticareti olduğu iddia edilirse TCK m.188 gündeme gelir ve görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur. Bu nedenle uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğu, uygulanacak kanun maddesi ve görevli mahkeme bakımından belirleyicidir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak için satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak TCK m.191 kapsamında suçtur. Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
Bununla birlikte ilk soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilir. Kişi süreci ihlalsiz tamamlarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, tekrar uyuşturucu kullanılması veya yeniden uyuşturucu bulundurulması halinde ise kamu davası açılır.
Uyuşturucunun miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer ve satışa ilişkin deliller olayın TCK m.191 kapsamındaki kullanma suçu mu yoksa TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti suçu mu olduğunu belirleyebilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özellikleri, deliller ve uygulanacak kanun hükümleri ortaya çıkabilecek hukuki sonucu değiştirebilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
-
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun... +Devamını oku
-
Ceza Kanununun amacıTck Ceza kanunu Madde 1(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.Suçta ve cezada kanunîlik... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.