Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127

Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme

Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.

TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr

Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir

Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.

İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir. Anayasa Mahkemesi

TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?

TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.

Kanundaki sistem şöyledir:

  • İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
  • Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
  • TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.

Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek ayrılmalıdır. cdn.tbmm.gov.tr

Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.

Şikâyet ve savunma hakkının sınırları

TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir. mevzuat.adalet.gov.tr

Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir. Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. mevzuat.adalet.gov.tr

Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta

Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.

Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir. Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.

Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir; yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır. İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz; 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler dönem içindedir.

Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum

İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir seri doğrulanamamıştır.

Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:

Yıl Raporda bildirilen ortalama süre
2016–2018 Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı.
2019 56 gün. rayp.adalet.gov.tr
2020 66 gün. rayp.adalet.gov.tr
2021 63 gün. rayp.adalet.gov.tr
2022 61 gün. rayp.adalet.gov.tr
2023 63 gün. rayp.adalet.gov.tr
2024 64 gün. rayp.adalet.gov.tr
2025 64 gün. rayp.adalet.gov.tr

Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez. Ayrıca merkez başsavcılık verileri bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir. rayp.adalet.gov.tr

Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar yüzde şu kadar arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.

Güncel usulün değerlendirmeye etkisi

25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır. Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturmada kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler ayrıca değerlendirilmelidir. 

Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken aynı zamanda ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını da cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.

Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme

Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.

TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de TCK m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir

Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.

İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir.

TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?

TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.

Kanundaki sistem şöyledir:

  • İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
  • Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
  • TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.

Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.

Şikâyet ve savunma hakkının sınırları

TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir.

Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir.

Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. Şikâyet edilen kişinin beraat etmesi veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, şikâyetçinin mutlaka suç işlediği anlamına gelmez. İftira bakımından kanunda belirtilen diğer unsurların da gerçekleşmesi gerekir.

Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta

Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.

Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir.

Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.

Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir. Yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır.

İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz. Bununla birlikte 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler, değerlendirilen dönem içerisindedir.

Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum

İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir istatistik serisi doğrulanamamıştır.

Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:

Yıl Raporda bildirilen ortalama süre
2016–2018 Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı.
2019 56 gün
2020 66 gün
2021 63 gün
2022 61 gün
2023 63 gün
2024 64 gün
2025 64 gün

Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez.

Tablodaki süreler, genel hakaret kategorisindeki soruşturmaların sonuçlandırılmasına ilişkindir. Mahkeme yargılaması, istinaf ve temyiz aşamalarının tamamının bu sürelerde bittiği anlamına gelmez. İlgili göstergeye ulaşılamayan yıllar da o yıllarda olay yaşanmadığı şeklinde yorumlanamaz.

Ayrıca merkez başsavcılık verileri, bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir.

Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar belirli bir oranda arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.

Güncel usulün değerlendirmeye etkisi

25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır.

Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturma aşamasında kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler, düzenlemelerin zaman bakımından uygulanması dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
  • Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
  • Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
  • “Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı Suçlar — TCK m.106–124 Kapsamlı İncelemeHürriyete karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun 106 ile 124. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu bölüm; tehdit ve şantajdan konut dokunulmazlığına, çalışma özgürlüğünden ısrarlı takibe kadar kişinin serbest iradesini, hareket özgürlüğünü, özel yaşam alanını ve temel haklarını koruyan suçları kapsar.TCK m.123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçu... +Devamını oku
  • İşverenin Çalışana Küfür Etmesi ve Küçük Düşürmesinin Cezasıİşverenin, işveren vekilinin veya yöneticinin çalışana küfür etmesi; çalışanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ağırlıktaysa TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir.Bu davranışın yalnızca ceza hukuku bakımından değil, iş hukuku ve kişilik haklarının korunması bakımından da sonuçları bulunmaktadır. Çalışan belirli... +Devamını oku
  • İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
  • Sosyal Medya Hesabı Çalmanın veya Mesajları Silmenin CezasıHalk arasında “sosyal medya hesabı çalmak” olarak adlandırılan eylem, Türk Ceza Kanunu’nda bu isimle düzenlenmiş tek bir suç değildir. Hesaba izinsiz girmek TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçunu; hesabın şifresini değiştirmek, mesajları silmek veya verileri başka yere göndermek ise TCK m.244’teki bilişim sistemini engelleme, bozma... +Devamını oku
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Saldırı Suçu (TCK m. 102) Kapsamında Ceza Sorumluluğu: Normatif ve Uygulamalı Bir DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi, cinsel saldırı suçunu düzenleyerek bireylerin cinsel dokunulmazlıklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır. Cinsel saldırı, failin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal ederek onun cinsel özgürlüğüne karşı gerçekleştirdiği fiillerle oluşur... +Devamını oku
  • Bir kişinin evine, evinin eklentisine veya özel iş yerine rızası dışında girmek ya da izinle girdikten sonra çıkması istenmesine rağmen çıkmamak, TCK m.116 kapsamında konut veya iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabilir.Suçun oluşması için kapının kırılması, eşya çalınması veya evde yaşayan kişinin yaralanması gerekmez. Rızaya aykırı giriş tek başına yeterli olabilir. Ancak bahçe, iş... +Devamını oku
  • Bu makalemde daha anlaşılır olması açısından başlıktaki gibi Ad Soyad yazmak yerine doğal olarak kendi Ad Soyadım üzerinden örnekleyerek anlatacağım. Dikkat ederseniz başlıkta kendi Ad Soyadımı bilerek yazmadım ki  aslında bunun bir sakıncası reklam yasağına aykırı olmamasına rağmen google'da çıkma gayesi olmayan bir makale olduğu göstermekti. Başlık etkilidir ve buna dikkat... +Devamını oku
  • Davaların birleştirilerek açılmasıMADDE 9(1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılmasıMADDE 10(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
  • Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.
  • Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
  • Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik Nedir?Haksız tahrik, bir kişinin, başka bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda öfke veya şiddetli elem içinde suç işlemesi durumudur. Türk Ceza Hukuku'nda haksız tahrik, failin cezasında indirim sebebi olarak değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan hakkaniyet gereği, tahrik edilen kişinin daha az... +Devamını oku
  • Başkasına ait bir eşyayı sahibinin izni olmadan almak hırsızlık suçudur. Ancak eşyanın evden, iş yerinden veya kilitli bir otomobilden alınması çoğu durumda basit hırsızlık değil, nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilir. Bu ayrım uygulanacak hapis cezasını önemli ölçüde değiştirir.Basit Hırsızlık Suçunun CezasıTCK m.141’e göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine... +Devamını oku
  • Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
  • Birine Küfür Etmenin Cezası Nedir? Hakaret Davası Nasıl Açılır?Bir kişiye küfür etmek, sövmek veya onun onurunu, şerefini ve toplum içindeki saygınlığını zedeleyebilecek somut bir fiil isnat etmek, Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret suçunu oluşturabilir. Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.Hakaret suçu hangi durumlarda oluşur?TCK m.125’e göre hakaret... +Devamını oku
  • Yabancı devlet aleyhine asker toplamaMadde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal... +Devamını oku
  • TÜRK CEZA KANUNU[1] Kanun Numarası                      : 5237Kabul Tarihi                             : 26/9/2004Yayımlandığı Resmî Gazete ... +Devamını oku
  • Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
  • Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
  • Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaCeza kanunu Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu: TCK m.217 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 217. maddesi, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, toplumda kamu düzenini bozma veya korku yaratma amacı güderek yanıltıcı bilgilerin yayılmasına yönelik eylemleri kapsar. TCK m.217/1, bu suçu işleyen kişilerin hapis cezası ile cezalandırılacağını belirtir. Bu... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
  • Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • CEZA MUHAKEMESİ KANUNUBİRİNCİ KİTAPGenel HükümlerBİRİNCİ KISIMKapsam, Tanımlar, Görev ve YetkiBİRİNCİ BÖLÜMKapsam ve TanımlarKanunun kapsamıMADDE 1(1) Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.TanımlarMADDE 2(1) Bu Kanunun uygulanmasında;a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan... +Devamını oku
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
  • Bir mekanı basmak kurşunlamak sağa sola ateş etmek türk ceza hukukuna göre cezası nedir yaptırımları ağırlaştırılmış maddeleri ve hafifletilebilecek maddeleri nelerdir ?Çok önemli ve kapsamlı bir ceza hukuku konusunu incelemek istedik. “Bir mekanı basmak, kurşunlamak, sağa sola ateş etmek” fiilleri Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) birden fazla suç tipine temas eden, hem kişilere hem de topluma... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
  • Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku

Seiten