Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127

Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.
TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir
Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir. Anayasa Mahkemesi
TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?
TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.
Kanundaki sistem şöyledir:
- İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
- Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
- TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.
Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek ayrılmalıdır. cdn.tbmm.gov.tr
Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.
Şikâyet ve savunma hakkının sınırları
TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir. mevzuat.adalet.gov.tr
Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir. Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. mevzuat.adalet.gov.tr
Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta
Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.
Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir. Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.
Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir; yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır. İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz; 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler dönem içindedir.
Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum
İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir seri doğrulanamamıştır.
Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:
| Yıl | Raporda bildirilen ortalama süre |
|---|---|
| 2016–2018 | Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı. |
| 2019 | 56 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2020 | 66 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2021 | 63 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2022 | 61 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2023 | 63 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2024 | 64 gün. rayp.adalet.gov.tr |
| 2025 | 64 gün. rayp.adalet.gov.tr |
Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez. Ayrıca merkez başsavcılık verileri bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir. rayp.adalet.gov.tr
Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar yüzde şu kadar arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.
Güncel usulün değerlendirmeye etkisi
25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır. Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturmada kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken aynı zamanda ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını da cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.
Birine “Hırsız” veya “Dolandırıcı” Demek Suç mu? — TCK m.125 ve 127
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” demek, sözün kullanıldığı koşullara göre hakaret suçunu oluşturabilir. Bununla birlikte her kullanım otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. İfadenin somut bir suç isnadı mı, kişiyi aşağılayan bir yakıştırma mı, yoksa hukuki başvuru kapsamında açıklanan bir iddia mı olduğu değerlendirilmelidir.
TCK m.125/1, kişinin onur, şeref ve saygınlığına somut bir fiil veya olgu isnadıyla yahut sövmek suretiyle saldırılmasını cezalandırır. Suçun temel şeklinin yaptırımı üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Mağduru muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli ileti de TCK m.125/2 kapsamında değerlendirilebilir.
Sözün anlamı, kullanıldığı olayla birlikte belirlenir
Bir tartışmada kişiye aşağılayıcı biçimde “hırsız” denilmesiyle, belirli bir para hareketinin belgeleri gösterilerek yetkili makamlardan araştırma istenmesi aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Sözlerin tamamı, taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıklamanın muhatabı ve dayandığı olgular birlikte incelenir.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulurken açıklamanın bağlamı, kamusal tartışmaya katkısı, hedef alınan kişinin konumu ve sözlerin etkisi de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla bir kelimenin tek başına değerlendirilmesi, olayın hukuki niteliğini belirlemek için yeterli olmayabilir.
TCK m.127: Söylenenin doğru olması hangi durumda önem taşır?
TCK m.127/1, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmemesini düzenler. Ancak bu hüküm, kişilere sınırsız biçimde suçlayıcı sıfatlar kullanma hakkı tanımaz.
Kanundaki sistem şöyledir:
- İsnat edilen suç nedeniyle muhatap hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır.
- Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
- TCK m.127/2’ye göre, ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir.
Bu nedenle kesinleşmiş bir suçun varlığı, kişiyi aşağılamak amacıyla geçmişinin sürekli kullanılmasını hukuka uygun hâle getirmez. Somut suç isnadının ispatı ile ispatlanmış bir olayı hakaret aracına dönüştürmek birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin bir olayın araştırılmasını istemek ile aynı kişiyi farklı ortamlarda küçük düşürücü bir sıfatla anmak farklıdır. “Elimde belge var” savunması da tek başına yeterli değildir; belgenin hangi fiili gösterdiği ve açıklamanın hangi bağlamda yapıldığı incelenir.
Şikâyet ve savunma hakkının sınırları
TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda yapılan somut isnatları belirli koşullarla korur. İsnatların gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu koruma, dilekçe içine yazılan her aşağılayıcı ifadeyi kapsayan genel bir dokunulmazlık değildir.
Öte yandan bir kişinin işlemediğini bildiği fiili, hakkında soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara ya da basın ve yayın yoluyla isnat etmek, koşulları varsa TCK m.267’deki iftira suçunu gündeme getirir.
Somut olgulara dayanan şikâyetin sonuçsuz kalması ise tek başına iftira işlendiğini göstermez. Şikâyet edilen kişinin beraat etmesi veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, şikâyetçinin mutlaka suç işlediği anlamına gelmez. İftira bakımından kanunda belirtilen diğer unsurların da gerçekleşmesi gerekir.
Antalya’da yaşanmış somut dosya: Sigorta şirketlerine gönderilen e-posta
Resmî karar kaydından doğrulanan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13 Eylül 2023 tarihli, 2022/15884 E., 2023/20979 K. sayılı kararı, bu konuya doğrudan ilişkindir.
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen dosyada kişi, kredi kartının izinsiz kullanıldığını belirterek sigorta şirketlerinin genel müdürlüklerine şikâyet e-postası göndermiştir. E-postada sigorta acentesi hakkında “dolandırıcı” ve “üçkâğıtçı” ifadeleri kullanılmıştır.
Yerel mahkeme; açıklamanın şirketleri bilgilendirme ve işlem yapılmasını isteme bağlamını, hakaret kastının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesini ve gıyapta hakaret bakımından üç kişiyle ihtilat koşulunun oluşmamasını esas alarak beraat kararı vermiştir.
Dosyada, şikâyete konu kişinin kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetinin kesinleştiği de belirlenmiştir. Yargıtay beraat hükmünü onamıştır.
Bu karar, “dolandırıcı demek suç değildir” şeklinde genellenemez. Karar, açıklamanın bağlamı ve suçun bütün unsurları değerlendirilerek verilmiştir. Yalnızca TCK m.127 nedeniyle cezasızlık kararı olarak da sunulmamalıdır.
İlk yargılama 2015’e uzandığından dosya, rapor döneminde gerçekleşmiş yeni bir olay olarak sayılamaz. Bununla birlikte 2022–2023 tarihli yargısal incelemeler, değerlendirilen dönem içerisindedir.
Antalya’nın son 10 yılına ilişkin sayısal durum
İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Erişilen resmî raporlarda, yalnızca “hırsız” veya “dolandırıcı” ifadeleri nedeniyle yürütülen hakaret dosyalarını ayıran kesintisiz bir istatistik serisi doğrulanamamıştır.
Mevcut karşılaştırılabilir göstergelerden biri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki genel hakaret soruşturmalarının ortalama bitirilme süresidir:
| Yıl | Raporda bildirilen ortalama süre |
|---|---|
| 2016–2018 | Bu araştırmada ilgili gösterge doğrulanamadı. |
| 2019 | 56 gün |
| 2020 | 66 gün |
| 2021 | 63 gün |
| 2022 | 61 gün |
| 2023 | 63 gün |
| 2024 | 64 gün |
| 2025 | 64 gün |
Bu değerler olay veya mahkûmiyet sayısı değildir. İki ifadeye özgü dosya sayısını, TCK m.127’nin uygulanma oranını veya yargılamanın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreyi göstermez.
Tablodaki süreler, genel hakaret kategorisindeki soruşturmaların sonuçlandırılmasına ilişkindir. Mahkeme yargılaması, istinaf ve temyiz aşamalarının tamamının bu sürelerde bittiği anlamına gelmez. İlgili göstergeye ulaşılamayan yıllar da o yıllarda olay yaşanmadığı şeklinde yorumlanamaz.
Ayrıca merkez başsavcılık verileri, bütün Antalya ilindeki adliyelerin toplamı olarak kabul edilemez. Antalya Adalet Komisyonu raporunun kurumsal kapsamı da merkez ile Kemer ve Korkuteli mülhakat adliyeleridir.
Bu nedenle mevcut verilerden “Antalya’da bu sözler nedeniyle açılan davalar belirli bir oranda arttı” veya “sanıkların çoğu ceza aldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme, dosyaların kullanılan ifadeye, uygulanan maddeye ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılmasını gerektirir.
Güncel usulün değerlendirmeye etkisi
25 Aralık 2025’te yayımlanan değişiklikle hakaret suçu, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli hariç, önödeme kapsamına alınmıştır.
Koşullarına uygun ödeme yapılması, soruşturma aşamasında kamu davası açılmaması veya açılmış davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Önödeme, beraat veya isnadın doğru olduğunun kabulü anlamına gelmez. Geçmiş dosyalarda uygulanacak hükümler, düzenlemelerin zaman bakımından uygulanması dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir kişiye “hırsız” veya “dolandırıcı” denilmesine ilişkin hukuki incelemede belirleyici olan; ifadenin bağlamı, dayandığı somut olay, muhatabı, açıklanma biçimi ve suçun kanuni unsurlarıdır. TCK m.127, belirli şartlarda isnadın ispatına sonuç bağlarken ispatlanmış bir fiilin kişiyi aşağılamak için kullanılmasını cezai sorumluluk dışında bırakmamaktadır.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
-
Hakaret Suçu Nedir? Hakaret Suçları ve CezalarıHakaret Suçunun TanımıHakaret suçu, bir bireyin onur, şeref ve saygının zedelenmesine neden olan söz veya davranışlarla gerçekleşen bir suçtur. Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) bu suç 125. maddede düzenlenmiştir. Hakaret, doğrudan ya da dolaylı yoldan bir kişiye yöneltilen aşağılayıcı, onur kırıcı ve küçük düşürücü ifadeler içerir.Hakaret Suçunun... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
Suçun zaman aşımı nedir?Suçun zaman aşımı, suçun işlenmesinden belirli bir süre geçtikten sonra artık cezalandırılamamasıdır. Zaman aşımı süresi, suçun niteliğine göre değişir.
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
-
Sürekli Aramak ve Mesaj Atmak Suç Sayılır mı?Bir kişiyi istemediği hâlde sürekli aramak, telefonunu çaldırıp kapatmak, farklı numaralardan ulaşmaya çalışmak veya art arda rahatsız edici mesajlar göndermek belirli şartlarda suç sayılabilir. Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturabilir.Ancak her... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
İki Kişi Arasındaki Özel Mesajın “Arkadaş Ortamında Gösterilmesi”: Dar Senaryo Üzerinden Ayrıntılı Hukuki AnalizI. Senaryonun ÇerçevesiA ile B arasında WhatsApp üzerinden özel nitelikli mesajlaşmalar yapılmaktadır. İlişkinin bozulması sonrası B, bu yazışmaların ekran görüntüsünü alarak 4–5 kişilik bir arkadaş ortamında (örneğin bir ev buluşmasında veya küçük bir WhatsApp grubunda) A’nın rızası... +Devamını oku
-
Kişisel Mesajlaşmaların İzinsiz Paylaşılması ve İftira Suçu: Türk Hukuk Sisteminde Cezai ve Hukuki SorumlulukGirişDijital iletişim araçları üzerinden yapılan yazışmaların (WhatsApp, Telegram, Instagram DM, SMS vb.) izinsiz paylaşılması, tek başına dahi cezai ve hukuki sorumluluk doğururken; bu paylaşımın bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etme amacı taşıması halinde durum daha ağır bir hukuki... +Devamını oku
-
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Görevi kötüye kullanma Madde 257(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini... +Devamını oku
-
Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Dijital çağda kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde WhatsApp, SMS, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülmektedir. İki kişi arasında gerçekleşen özel yazışmaların, taraflardan biri tarafından diğerinin rızası olmaksızın üçüncü kişilere gösterilmesi; Türk hukukunda hem ceza hukuku, hem kişisel verilerin korunması hukuku, hem de özel hukuk (tazminat) bakımından sonuç... +Devamını oku
-
Bağlantılı DavalarBağlantı kavramıMADDE 8(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.Davaların birleştirilerek açılmasıMADDE 9(1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik... +Devamını oku
-
İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
-
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
-
Komşunun başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültü yapması, olayın özelliklerine göre idari para cezasına, ceza soruşturmasına veya gürültünün durdurulmasına yönelik hukuk davasına konu olabilir.Her gürültü suç değildir. Sesin şiddeti, süresi, gerçekleştiği saat, tekrarlanması, binanın kullanım biçimi ve gürültünün özellikle rahatsız etmek amacıyla yapılıp yapılmadığı birlikte... +Devamını oku
-
Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukukuna Göre Gasp Suçu Davası, Cezası ve Savunma StratejileriGasp suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, malvarlığına karşı işlenen ağır bir cebir suçudur. Suçun temel özelliği, mağdurun iradesini cebir veya tehdit yoluyla etkileyerek malın alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesine göre, "bir başkasının taşınır malını cebir veya tehdit kullanarak... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Trafik Kazasında Birini Yaralamanın Cezası Nedir?Trafik kazasında bir kişinin yaralanmasına neden olmak, sürücünün trafik kurallarına ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunu oluşturabilir.Verilecek ceza; yaralanmanın ağırlığına, kazada kaç kişinin yaralandığına, sürücünün kusuruna ve eylemin basit taksirle mi yoksa... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Özel WhatsApp Mesajlarını Başkalarına Göstermek Suç mu?Özel WhatsApp yazışmalarını konuşmanın diğer tarafının izni olmadan başkalarına göstermek, göndermek veya sosyal medyada yayımlamak belirli şartlarda suç oluşturabilir. Bu tür eylemler öncelikle Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir.Ancak mesajı kimin elde ettiği,... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
-
Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaktır.
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıTCK Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
Seiten
- « erste Seite
- ‹ vorherige Seite
- …
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16