Doktor Hatası Nedeniyle Yaralanma veya Ölümde Ceza Davası - TCK m.85, 89

Doktorun veya başka bir sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz ya da özensiz davranışı hastanın yaralanmasına veya ölümüne neden olursa ceza sorumluluğu doğabilir.
Hastanın yaralanması halinde TCK m.89’daki taksirle yaralama, ölmesi halinde ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Ancak tedavinin beklenen sonucu vermemesi veya komplikasyon gelişmesi tek başına doktorun suçlu olduğu anlamına gelmez.
Ceza sorumluluğu için sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması ve meydana gelen yaralanma veya ölümle bu davranış arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Doktor Hatası Nedir?
Halk arasında “doktor hatası” olarak ifade edilen durumlar hukukta çoğunlukla tıbbi uygulama hatası veya malpraktis olarak adlandırılır.
Tıbbi uygulama hatası şu şekillerde ortaya çıkabilir:
- Hastalığın belirtilerinin gereği gibi değerlendirilmemesi,
- Gerekli tahlil ve görüntülemelerin yapılmaması,
- Tanının makul olmayan şekilde geciktirilmesi,
- Yanlış ilaç veya yanlış doz verilmesi,
- Ameliyat sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi,
- Ameliyat sonrası takibin yapılmaması,
- Gerekli konsültasyonun istenmemesi,
- Enfeksiyon önlemlerinin alınmaması,
- Hastadaki kötüleşmeye zamanında müdahale edilmemesi,
- Hastanın uygun sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi,
- Tıbbi cihazların yanlış kullanılması,
- Hasta bilgilerinin veya tetkik sonuçlarının karıştırılması,
- Gerekli kontroller yapılmadan hastanın taburcu edilmesi.
Her olay, işlemin gerçekleştirildiği tarihte geçerli tıbbi standartlara ve somut şartlara göre değerlendirilir.
Doktor Hatası Sonucu Yaralanmanın Cezası
Doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı hastanın yaralanmasına neden olursa TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu oluşabilir.
TCK m.89/1 uyarınca taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında:
- Dört aydan iki yıla kadar hapis,
- Veya adli para cezası
verilebilir.
Mahkeme, temel suç bakımından hapis veya adli para cezasından birine hükmeder. Doktorun ceza sorumluluğunun doğması için yalnızca hastanın zarar görmesi yeterli değildir; tıbbi uygulama hatasının ve nedensellik bağının kanıtlanması gerekir.
Ağır Yaralanma Halinde Ceza Artar mı?
Taksirle yaralama sonucunda hastada ağır bir sağlık sorunu oluşursa cezada artırım yapılabilir.
TCK m.89/2 uyarınca yaralanma:
- Bir duyu veya organın işlevinin sürekli zayıflamasına,
- Kemik kırılmasına,
- Konuşmada sürekli zorluğa,
- Yüzde sabit ize,
- Hayati tehlikeye,
- Gebe kadının çocuğunu vaktinden önce doğurmasına
neden olmuşsa temel ceza yarı oranında artırılır.
TCK m.89/3 uyarınca yaralanma:
- İyileşmesi mümkün olmayan hastalığa veya bitkisel hayata,
- Bir duyu veya organın işlevinin tamamen kaybolmasına,
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına,
- Yüzün sürekli değişikliğine,
- Gebe kadının çocuğunu düşürmesine
neden olmuşsa temel ceza bir kat artırılır.
Hastadaki sonucun hangi kapsamda olduğu adli tıp ve bilirkişi raporlarıyla belirlenir.
Birden Fazla Hastanın Yaralanması Halinde Ceza
Aynı tıbbi uygulama veya ortak hata nedeniyle birden fazla kişinin yaralanması halinde TCK m.89/4 uygulanabilir.
Bu durumda dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Örneğin yanlış hazırlanan bir ilacın birden fazla hastaya uygulanması veya ortak bir sistem hatasının birden fazla hastanın yaralanmasına neden olması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Her sağlık çalışanının olay üzerindeki görevi ve kusuru ayrıca araştırılır.
Doktor Hatası Sonucu Ölümün Cezası
Tıbbi uygulama hatasının hastanın ölümüne neden olduğu belirlenirse TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu oluşabilir.
TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Fiil:
- Birden fazla kişinin ölümüne,
- Bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına
neden olmuşsa TCK m.85/2 uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Ölümle tıbbi hata arasında doğrudan ve hukuken kurulabilir bir nedensellik bağının bulunması gerekir.
Komplikasyon ile Doktor Hatası Arasındaki Fark Nedir?
Komplikasyon, tıbbi işlem doğru şekilde yapılmış olsa bile ortaya çıkabilen ve her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz veya özensiz davranışından kaynaklanan zarardır.
Bir sonucun komplikasyon olarak kabul edilebilmesi için genellikle:
- İşlemin tıp kurallarına uygun yapılması,
- Hastanın riskler konusunda yeterli şekilde bilgilendirilmesi,
- Gerekli önlemlerin alınması,
- Komplikasyon ortaya çıktığında zamanında fark edilmesi,
- Uygun müdahalenin geciktirilmeden yapılması
gerekir.
Öngörülebilir bir komplikasyonun fark edilmemesi veya komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahalenin yapılmaması ayrıca tıbbi uygulama hatası oluşturabilir.
Ameliyatta Ölüm Olması Doktorun Suçlu Olduğu Anlamına Gelir mi?
Ameliyat sırasında veya sonrasında ölüm meydana gelmesi, doktorun otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Cerrahi işlemler belirli riskler taşır ve gerekli bütün önlemler alınmasına rağmen ölüm meydana gelebilir.
Ceza soruşturmasında şu konular incelenir:
- Ameliyatın tıbben gerekli olup olmadığı,
- Ameliyat öncesi tetkiklerin yapılıp yapılmadığı,
- Hastanın risklerinin değerlendirilip değerlendirilmediği,
- Uygulanan yöntemin tıp kurallarına uygunluğu,
- Anestezi uygulamasının doğru yapılıp yapılmadığı,
- Ameliyat sırasında gelişen soruna zamanında müdahale edilip edilmediği,
- Ameliyat sonrası takip ve yoğun bakım şartları,
- Ölümün önlenebilir olup olmadığı,
- Sağlık çalışanlarının görev dağılımı.
Bu konularda bilirkişi incelemesi yapılmadan yalnızca ölüm sonucuna bakılarak ceza sorumluluğu belirlenemez.
Aydınlatılmış Onam Formu Doktoru Sorumluluktan Kurtarır mı?
Hastanın imzaladığı onam formu, doktoru her türlü hatadan sorumsuz hale getirmez. Hasta, tıbbi işlemin normal ve açıklanan risklerini kabul etmiş olabilir; ancak doktorun dikkatsizliğini veya tıbbi standartlara aykırı davranışını kabul etmiş sayılmaz.
Onamın geçerli olabilmesi için hastaya:
- Hastalığın niteliği,
- Önerilen işlemin amacı,
- Önemli riskler,
- Alternatif tedavi yöntemleri,
- Tedavinin reddedilmesinin muhtemel sonuçları
anlaşılabilir biçimde açıklanmalıdır.
Yalnızca standart ve genel ifadeler içeren imzalı bir belge, her olayda yeterli bilgilendirme yapıldığını kanıtlamayabilir.
Taksir ve Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Doktor hataları çoğunlukla taksir kapsamında değerlendirilir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle öngörülmeyen bir sonucun meydana gelmesidir.
Bilinçli taksirde ise kişi meydana gelebilecek sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenerek davranışını sürdürür.
Örneğin açık ve ciddi bir riskin bilinmesine rağmen gerekli önlemler alınmadan tıbbi işleme devam edilmesi, olayın özelliklerine göre bilinçli taksir olarak değerlendirilebilir.
TCK m.22/3 uyarınca suç bilinçli taksirle işlenirse taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Bilinçli taksir bulunup bulunmadığı; riskin bilinirliği, sağlık çalışanının uzmanlığı, uyarılar, tetkik sonuçları ve olayın gelişimi dikkate alınarak belirlenir.
Her Yanlış Teşhis Ceza Suçu Oluşturur mu?
Her yanlış veya gecikmiş teşhis ceza sorumluluğu doğurmaz. Bazı hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir veya mevcut tıbbi imkânlarla erken dönemde belirlenemeyebilir.
Yanlış teşhisin suç oluşturabilmesi için doktorun makul ve gerekli incelemeleri yapmaması, açık belirtileri değerlendirmemesi veya tıbbi standartlara aykırı hareket etmesi gerekir.
Ayrıca doğru tanı zamanında konulsaydı yaralanma veya ölüm sonucunun önlenip önlenemeyeceği de araştırılır. Sonuç yine meydana gelecekse ceza sorumluluğu bakımından nedensellik bağı kurulamayabilir.
Yanlış İlaç Verilmesi Suç mu?
Hastaya yanlış ilaç, yanlış doz veya başka hastaya ait ilacın verilmesi sonucunda sağlık zararı oluşursa taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir. Hasta ölürse taksirle öldürme hükümleri değerlendirilebilir.
Sorumluluk yalnızca ilacı yazan doktora ait olmayabilir. Olayda:
- İlacı reçete eden doktor,
- İlacı hazırlayan sağlık çalışanı,
- İlacı uygulayan personel,
- Hastanın kimlik kontrolünü yapan kişiler,
- Hastane yönetim ve kayıt sistemi
ayrı ayrı incelenir.
Ceza sorumluluğu şahsidir. Her sağlık çalışanı yalnızca kendi kusurlu davranışından sorumlu tutulabilir.
Doktorun Hastayı Geç Sevk Etmesi Suç Olabilir mi?
Hastanın mevcut sağlık kuruluşunda tedavi edilemeyeceği anlaşılmasına rağmen gerekli sevkin yapılmaması veya sevkin makul olmayan şekilde geciktirilmesi ceza sorumluluğuna neden olabilir.
Ancak sevkte yaşanan her gecikme doktora yüklenemez. Ambulans bulunmaması, yoğun bakım yetersizliği, hastanın sevki reddetmesi veya sağlık sisteminden kaynaklanan başka nedenler ayrıca araştırılır.
Doktorun sevk kararını zamanında verip vermediği ve gecikmeyle ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Hastanın Tedaviyi Reddetmesi Sorumluluğu Etkiler mi?
Hastanın önerilen tedaviyi, ameliyatı, tetkiki veya sevki bilinçli şekilde reddetmesi ceza sorumluluğu değerlendirmesini etkileyebilir.
Ancak tedavinin reddedilmesinin geçerli kabul edilebilmesi için hastanın:
- Sağlık durumu,
- Önerilen tedavi,
- Tedavinin yarar ve riskleri,
- Tedaviyi reddetmenin muhtemel sonuçları
hakkında yeterince bilgilendirilmiş olması gerekir.
Hastanın kendi davranışı sonucun meydana gelmesinde etkili olmuşsa nedensellik ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınır. Buna rağmen sağlık çalışanının bağımsız bir tıbbi hatası varsa sorumluluk tamamen ortadan kalkmayabilir.
Doktor Hatası Nasıl İspatlanır?
Doktor hatasının ispatında tıbbi kayıtlar büyük önem taşır. Soruşturma sırasında genellikle şu belgeler incelenir:
- Hasta dosyası,
- Epikriz raporu,
- Ameliyat ve anestezi kayıtları,
- Aydınlatılmış onam belgeleri,
- Hemşire gözlem formları,
- İlaç ve tedavi çizelgeleri,
- Laboratuvar sonuçları,
- Röntgen, tomografi ve MR görüntüleri,
- Konsültasyon kayıtları,
- Yoğun bakım takip belgeleri,
- Sevk ve taburcu kayıtları,
- Elektronik sağlık kayıtları,
- Ölüm belgesi ve otopsi raporu,
- Hastane kamera ve sistem kayıtları,
- Tanık anlatımları.
Tıbbi belgelerin eksik, sonradan değiştirilmiş veya birbiriyle çelişkili olması soruşturma sırasında ayrıca incelenebilir.
Bilirkişi Raporu Neden Önemlidir?
Doktor hatası iddiaları teknik tıbbi bilgi gerektirdiği için bilirkişi incelemesi yapılır. Dosya, olayın özelliğine göre Adli Tıp Kurumuna, üniversitelerin ilgili uzmanlık bölümlerine veya uzman bilirkişi heyetlerine gönderilebilir.
Bilirkişiden genellikle şu soruların cevaplandırılması istenir:
- Teşhis ve tedavi tıp kurallarına uygun mu?
- Sağlık çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı var mı?
- Meydana gelen sonuç komplikasyon mu?
- Komplikasyon zamanında fark edilmiş mi?
- Gerekli müdahale yapılmış mı?
- Hata ile yaralanma veya ölüm arasında nedensellik bağı var mı?
- Sonuç zamanında müdahaleyle önlenebilir miydi?
- Sağlık çalışanlarının kusur dağılımı nedir?
Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak ceza sorumluluğuna ilişkin son kararı mahkeme verir.
Ölüm Halinde Otopsi Yapılması Gerekir mi?
Şüpheli bir ölüm halinde otopsi, ölüm nedeninin ve tıbbi işlemle ölüm arasındaki ilişkinin belirlenmesi bakımından önemli olabilir.
Otopsi yapılmadan defin gerçekleşmesi, sonradan nedensellik bağının belirlenmesini güçleştirebilir. Ölümün tıbbi uygulama hatasından kaynaklandığı düşünülüyorsa durumun gecikmeden Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi önem taşır.
Savcılık gerekli görürse otopsi, toksikolojik inceleme ve tıbbi belgelerin muhafaza altına alınması işlemlerini yaptırabilir.
Doktor Hatası Nedeniyle Ceza Davası Nasıl Açılır?
Hasta veya yakınları doğrudan ceza davası açmaz. Öncelikle kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet ya da suç duyurusunda bulunulur.
Süreç genel olarak şu şekilde ilerler:
- Şikâyet veya ihbar alınır.
- Hasta dosyası ve tıbbi belgeler toplanır.
- Sağlık çalışanlarının ve tanıkların ifadeleri alınır.
- Bilirkişi incelemesi yaptırılır.
- Kusur ve nedensellik bağı değerlendirilir.
- Yeterli şüphe bulunursa savcı iddianame düzenler.
- İddianame mahkeme tarafından kabul edilirse ceza davası başlar.
- Yeterli delil bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
Kamu görevlisi sağlık çalışanları bakımından soruşturma izni ve özel usul hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır.
Ancak TCK m.89/2, m.89/3 veya m.89/4 kapsamındaki yaralamanın bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. TCK m.89/1 kapsamındaki temel yaralama ise bilinçli taksir iddiası bulunsa bile şikâyete bağlı olmaya devam eder.
Taksirle öldürme suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık ölüm olayını öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yürütebilir. Ailenin şikâyetten vazgeçmesi taksirle öldürme soruşturmasını sona erdirmez.
Doktor Hatasında Uzlaştırma Uygulanır mı?
TCK m.89 kapsamındaki taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir. Dosyada uzlaştırma hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar oluşmuşsa taraflara uzlaşma teklif edilir.
TCK m.85 kapsamındaki taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Ölüm halinde tarafların kendi aralarında anlaşması ceza soruşturmasını ortadan kaldırmaz.
Şikâyetten Vazgeçmenin Sonucu
Şikâyete bağlı taksirle yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kanuni şartların bulunması halinde soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.
Ancak şikâyetten vazgeçme:
- Şikâyete bağlı olmayan suçları sona erdirmez,
- Tazminat haklarından otomatik olarak vazgeçildiği anlamına gelmez,
- Vazgeçme belgesinde maddi ve manevi haklardan da vazgeçildiği yazıyorsa farklı sonuçlar doğurabilir.
Belgenin içeriği dikkatle değerlendirilmelidir.
Hastane mi Doktor mu Sorumlu Olur?
Ceza sorumluluğu şahsidir. Bu nedenle ceza davasında doktorun, hemşirenin, teknisyenin veya diğer sağlık çalışanlarının kişisel davranışları ayrı ayrı değerlendirilir.
Birden fazla kişinin kusuru varsa her bir kişinin:
- Görevi,
- Yetkisi,
- Tıbbi sürece katkısı,
- İhmali,
- Sonuç üzerindeki etkisi
belirlenir.
Hastanenin tüzel kişiliğine hapis cezası verilemez. Ancak hastane yönetiminin organizasyon, personel, cihaz, ilaç veya denetim eksikliği varsa sorumlu gerçek kişiler hakkında ayrıca değerlendirme yapılabilir. Hastanenin özel hukuk veya idare hukuku kapsamındaki tazminat sorumluluğu ise ceza sorumluluğundan ayrıdır.
Doktorun Mesleğini Yapması Yasaklanabilir mi?
TCK m.53/6 uyarınca belirli bir meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle taksirli bir suçtan mahkûmiyet halinde mahkeme, üç aydan üç yıla kadar mesleğin icrasının yasaklanmasına karar verebilir.
Bu güvenlik tedbirinin uygulanması otomatik değildir. Mahkeme olayın özelliklerini, kusurun ağırlığını ve verilen cezayı değerlendirir.
Ceza davasından ayrı olarak sağlık mevzuatı kapsamında idari veya disiplin işlemleri de yürütülebilir.
Ceza Davası ile Tazminat Davası Aynı Şey mi?
Ceza davası sağlık çalışanının suç işleyip işlemediğini ve cezalandırılıp cezalandırılmayacağını belirler. Tazminat davası ise hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanmasını amaçlar.
Talep edilebilecek zararlar olayın özelliklerine göre şunlardır:
- Tedavi ve bakım giderleri,
- Çalışma gücü kaybı,
- Sürekli sakatlık nedeniyle doğan zararlar,
- Kazanç kaybı,
- Destekten yoksun kalma tazminatı,
- Cenaze giderleri,
- Manevi tazminat.
Kamu hastanesinde gerçekleşen olaylar ile özel hastane veya bağımsız çalışan doktorlara ilişkin uyuşmazlıklarda başvuru yolu ve görevli mahkeme farklı olabilir.
Ceza şikâyeti yapılması, tazminat davasını otomatik olarak açmaz ve bütün tazminat sürelerini kendiliğinden durdurmayabilir.
Doktor hatası nedeniyle hastanın yaralanması halinde TCK m.89 kapsamında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelebilir. Yaralanmanın ağır sonuçlar doğurması halinde ceza artırılır. Birden fazla kişinin yaralanması halinde dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Hastanın ölmesi halinde TCK m.85 uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir. Birden fazla kişinin ölmesi veya ölümle birlikte yaralanma meydana gelmesi halinde ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkabilir. Bilinçli taksir varsa ceza ayrıca üçte birden yarısına kadar artırılır.
Her olumsuz tıbbi sonuç doktor hatası değildir. Ceza sorumluluğu için tıbbi standarda aykırılık, kişisel kusur ve meydana gelen sonuçla hata arasındaki nedensellik bağının bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerekir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Tıbbi kayıtlar, uygulanan tedavi, hastanın sağlık durumu ve bilirkişi raporları her olayda farklı sonuç doğurabilir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı şekilde bina yapmak ya da yaptırmak, TCK m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel şekli için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.Kaçak yapı nedeniyle ayrıca inşaatın mühürlenmesi, durdurulması, idari para cezası uygulanması ve yapının yıkılması da gündeme gelebilir. İdari yaptırımlar ile... +Devamını oku
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
-
Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî... +Devamını oku
-
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik Suçu Ceza Kanunu Maddesi ve CezasıDevlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
-
Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
İş Yapma Vaadiyle Peşin Para Alıp İşi Yapmamak Dolandırıcılık mı?Bir kişinin tadilat, tamirat, yazılım, web sitesi, mobilya, organizasyon, danışmanlık, reklam, inşaat veya benzeri bir işi yapacağını söyleyerek peşin para alması ve ardından işi yapmaması her durumda dolandırıcılık suçu oluşturmaz.Dolandırıcılığın oluşabilmesi için kişinin, parayı aldığı sırada işi yapma iradesinin bulunmaması;... +Devamını oku
-
TefecilikMadde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek:14/4/2020-7242/14 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Nedir?Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinde düzenlenmiş olup, toplum sağlığını koruma amacıyla ciddi yaptırımlar öngören bir suçtur. Bu suç, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin yasadışı olarak üretimi, bulundurulması, satılması, nakledilmesi veya başka birine verilmesini kapsar.TCK 188... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
-
Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
-
Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,d) Bir... +Devamını oku
-
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
-
25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
-
Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDAVATANDAŞLIK KAZANIM HALLERİTürk Hukuk Sisteminde Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybedilmesine yönelik hususlar 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve buna ilişkin Yönetmeliklerle düzenleme altına alınmıştır. Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybedilmesine yönelik işler yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
-
İnsan üzerinde deneyTCK Madde 90(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu madde... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaCeza kanunu Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarKarşılıklılık koşuluMadde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya... +Devamını oku
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
-
Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir?Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması, kasten yaralama suçunun cezasını artıran bir sonuçtur. Ancak “kemik kırıldı, ceza kesin olarak şu kadardır” şeklinde tek bir ceza miktarı bulunmaz. Öncelikle TCK m.86’ya göre temel ceza belirlenir; ardından kırığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca bu... +Devamını oku
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Bir kişinin evinin kapısını tekmelemek, kapıyı kırmaya çalışmak veya zor kullanarak açmaya teşebbüs etmek olayın özelliklerine göre mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlale teşebbüs, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını oluşturabilir.Kapının açılmaması veya kişinin eve girememesi, hiçbir suç oluşmadığı anlamına gelmez. Failin amacı, yaptığı hareketler, kapıda zarar... +Devamını oku