Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası Nedir? — TCK m.103

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiştir. On sekiz yaşını tamamlamamış kişilere yönelik cinsel davranışların hukuki değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve çocuğun iradesini etkileyen diğer durumlar dikkate alınır.

Çocuğa yönelik cinsel içerikli her olay aynı ceza kapsamında değerlendirilmez. Fiziksel temas içeren davranışlar çocuğun cinsel istismarı suçunu; temas bulunmayan cinsel amaçlı söz, mesaj veya görüntüler ise şartlarına göre TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir?

TCK m.103’e göre cinsel istismar kavramı iki farklı yaş grubu bakımından düzenlenmiştir:

  • On beş yaşını tamamlamamış veya on beş yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  • On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar.

Bu düzenleme nedeniyle mağdurun olay tarihindeki kesin yaşı, suçun hukuki niteliğinin ve uygulanacak cezanın belirlenmesinde büyük önem taşır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası

TCK m.103/1 uyarınca çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Bu ceza, çocuğun vücut dokunulmazlığını ihlal eden ve sarkıntılık düzeyini aşan cinsel davranışlar için uygulanır. Kanunda bu suç bakımından adli para cezası seçeneği bulunmamaktadır.

Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel İstismarın Cezası

Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Sarkıntılık; genellikle ani, kısa süreli ve devamlılık göstermeyen cinsel davranışları ifade eder. Ancak bir hareketin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı sadece süresine göre belirlenmez. Davranışın yoğunluğu, gerçekleştiriliş biçimi, failin amacı ve çocuğun vücut dokunulmazlığı üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Mağdur On İki Yaşından Küçükse Ceza Artar mı?

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde daha yüksek alt sınırlar uygulanır.

Buna göre verilecek ceza:

  • Temel cinsel istismar suçunda on yıldan,
  • Sarkıntılık düzeyindeki cinsel istismarda beş yıldan

az olamaz.

Çocuğun on iki yaşından küçük olması ayrı bir suç oluşturmaz; ancak mahkemenin belirleyeceği cezanın alt sınırını yükseltir.

Vücuda Organ veya Cisim Sokulmasının Cezası

Cinsel istismarın çocuğun vücuduna organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, TCK m.103/2 uyarınca on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir.

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması durumunda verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Fiilin cinsel organla gerçekleştirilmesi şart değildir. Başka bir organın veya cismin çocuğun vücuduna sokulması da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu ağırlaştırılmış düzenleme kapsamında değerlendirilir.

On Beş Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli mi?

TCK m.103 bakımından on beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlarda çocuğun rıza gösterdiğinin ileri sürülmesi suçun oluşmasını engellemez.

Aynı kural, on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar bakımından da geçerlidir.

Failin çocukla sevgili olduğunu, çocuğun kendisini kabul ettiğini veya ailelerin ilişkiden haberdar olduğunu ileri sürmesi de tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

On Beş İle On Sekiz Yaş Arasındaki Çocuklarda Durum

On beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuğa yönelik cinsel davranışın TCK m.103 kapsamında değerlendirilebilmesi için davranışın;

  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Hile veya
  • Çocuğun iradesini etkileyen başka bir nedene

dayanması gerekir.

Cebir, tehdit veya hile bulunmadan on beş yaşını tamamlamış çocukla cinsel ilişkiye girilmesi ise olayın özelliklerine göre TCK m.104’te düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Çocuğun yaşı belirlenirken nüfus kayıtları, doğum belgeleri ve gerektiğinde diğer resmi kayıtlar esas alınır.

Cezayı Yarı Oranında Artıran Durumlar

TCK m.103/3 uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunun aşağıdaki şekillerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır:

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşamak zorunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenmesi,
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı veya koruyucu aile tarafından işlenmesi,
  • Sağlık hizmeti veren kişi tarafından işlenmesi,
  • Çocuk üzerinde koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.

Bu nedenle suçun öğretmen, bakıcı, sağlık çalışanı, koruyucu aile üyesi veya çocuk üzerinde gözetim sorumluluğu bulunan kişi tarafından işlenmesi daha ağır cezalandırılır.

Aile İçinde Cinsel İstismarın Cezası

Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişi tarafından işlenmesi, cezayı artıran nitelikli hâllerden biridir.

Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar da aynı şekilde daha ağır cezalandırılır. Failin çocukla aynı evde yaşaması veya çocuğun bakımını üstlenmesi, somut olaya göre başka nitelikli hâllerin de uygulanmasına neden olabilir.

Öğretmenin veya Bakı­cının Çocuğu İstismar Etmesi

Çocuğun öğretmeni, eğiticisi, bakıcısı, vasisi, koruyucu ailesi veya sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından istismar edilmesi durumunda temel ceza yarı oranında artırılır.

Bu kişiler ile çocuk arasındaki güven, otorite, bakım ve gözetim ilişkisi cezanın artırılmasının temel nedenidir. Failin kamu görevlisi olması şart değildir. Özel bir kurumda çalışan öğretmen, kurs eğitmeni veya özel bakıcı da kanundaki şartların bulunması hâlinde bu kapsamda değerlendirilebilir.

Cebir, Tehdit veya Silah Kullanılırsa Ceza Artar mı?

Cinsel istismarın;

  • On beş yaşını tamamlamamış veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuğa karşı cebir ya da tehditle,
  • On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuğa karşı silah kullanılarak

gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Cebir ve tehdidin ayrıca başka bir suç oluşturup oluşturmadığı, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Çocuk Yaralanırsa Ayrıca Ceza Verilir mi?

Cinsel istismar sırasında kullanılan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır sonuçlarına neden olması hâlinde fail hakkında ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Her cinsel istismar olayında otomatik olarak ayrıca yaralama cezası verilmez. Kullanılan şiddetin çocuğun yaralanmasına yol açması ve ortaya çıkan sonucun kasten yaralama hükümleri kapsamında bulunması gerekir.

Çocuğun Ölmesi veya Bitkisel Hayata Girmesi

Cinsel istismar sonucunda çocuğun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilir.

Bu ağır sonucun istismar fiiliyle bağlantılı olup olmadığı tıbbi raporlar ve diğer deliller üzerinden belirlenir.

İnternetten Çocuğa Cinsel İçerikli Mesaj Göndermek

Çocuğa internet veya sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ya da video göndermek her durumda doğrudan TCK m.103 kapsamına girmez.

Fiziksel temas bulunmayan cinsel amaçlı mesaj ve davranışlar, şartlarına göre TCK m.105 kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz suçunu oluşturabilir. Çocuğun müstehcen görüntüsünün üretilmesi, kaydedilmesi, paylaşılması veya bulundurulması durumunda TCK m.226 kapsamındaki müstehcenlik hükümleri de gündeme gelebilir.

Failin çocuğu kandırarak buluşmaya çağırması ve daha sonra fiziksel temas gerçekleştirmesi hâlinde eylemin niteliği TCK m.103 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Şikâyete Bağlı mı?

Çocuğun cinsel istismarı suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı, suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatabilir. Çocuğun veya ailesinin şikâyetten vazgeçmesi, resen soruşturulan suçlarda soruşturmayı ya da kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Bunun tek istisnası, sarkıntılık düzeyinde kalan fiilin failinin de çocuk olmasıdır. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma; mağdur çocuğun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Şikâyete bağlı bu hâlde TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi dikkate alınır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl Bildirilir?

Olay;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine,
  • Jandarma birimine veya
  • Çocuğun korunmasından sorumlu yetkili kurumlara

bildirilebilir.

Ceza davasını çocuk veya ailesi doğrudan açmaz. Bildirim sonrasında soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenerek görevli mahkemede kamu davası açılır.

Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır?

CMK m.236 uyarınca cinsel istismar mağduru çocuğun beyanının alınmasında çocuğun korunmasına yönelik özel hükümler uygulanır.

Çocuğun beyanı, Cumhuriyet savcısının gözetiminde ve uzman eşliğinde özel ortamda alınabilir. İşlemin sesli ve görüntülü olarak kaydedilmesi mümkündür. Çocuğun olay hakkında zorunluluk bulunmadıkça tekrar tekrar dinlenmemesi ve ikincil mağduriyetinin önlenmesi esastır.

Çocuk İzlem Merkezi ve Adli Görüşme Odası gibi özel ortamlar, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun şekilde dinlenebilmesi amacıyla kullanılabilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Nasıl İspatlanır?

Somut olayın özelliklerine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Çocuğun beyanı,
  • Adli muayene ve sağlık raporları,
  • Biyolojik bulgular,
  • Kamera görüntüleri,
  • Telefon ve konum kayıtları,
  • Mesajlar ve sosyal medya yazışmaları,
  • Fotoğraf, video ve ses kayıtları,
  • Tanık anlatımları,
  • Uzman değerlendirmeleri,
  • Olay sonrasındaki kurum ve hastane başvuruları.

Fiziksel bulgu bulunmaması tek başına olayın gerçekleşmediğini göstermez. Aynı şekilde her iddia da otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Mahkeme, hukuka uygun biçimde elde edilen bütün delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Çocuğun mesajlarının silinmemesi, dijital içeriklerin değiştirilmeden korunması ve görüntülerin üçüncü kişilere yayılmaması önemlidir. Çocuğa ait özel görüntülerin delil amacı dışında saklanması veya paylaşılması ayrıca suç oluşturabilir.

Uzlaştırma Uygulanır mı?

Çocuğun cinsel istismarı, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardandır. CMK m.253/3 gereğince bu suçta uzlaştırma uygulanmaz.

Failin çocuk olduğu ve fiilin sarkıntılık düzeyinde kaldığı şikâyete bağlı istisnai durumda dahi suç uzlaştırma kapsamında değildir.

Her olay; çocuğun olay tarihindeki yaşı, algılama yeteneği, davranışın niteliği, fiziksel temas, cebir, tehdit, hile ve taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
  • MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
  • Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik Nedir?Haksız tahrik, bir kişinin, başka bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda öfke veya şiddetli elem içinde suç işlemesi durumudur. Türk Ceza Hukuku'nda haksız tahrik, failin cezasında indirim sebebi olarak değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan hakkaniyet gereği, tahrik edilen kişinin daha az... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
  • Görevi kötüye kullanma Madde 257(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini... +Devamını oku
  • Başkasının Kimliğini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi, başkasının kimliğini kullanma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini haksız bir şekilde kullanarak, o kişinin yerine işlem yapması veya onun kimliğini taklit etmesiyle oluşur. TCK m.268/1, “başkasının kimlik bilgilerini kullanarak herhangi bir suç... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
  • Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
  • Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
  • Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu: TCK m.188 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu kapsamlı biçimde düzenlemekte olup, bu madde uyarınca uyuşturucu satmak, en ağır cezalara tabi suçlardan biridir. TCK m.188/1’e göre, “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişi, 10 yıldan az olmamak... +Devamını oku
  • Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
  • Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
  • Sahte Diploma Hazırlamak veya Kullanmak Suç mu? — TCK m.204Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki DeğerlendirmeSahte diploma hazırlamak, gerçek bir diplomayı aldatıcı biçimde değiştirmek veya sahte olduğunu bilerek kullanmak, belgenin hukuki niteliğine göre resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir. Diploma sahibinin belgeyi kendisinin hazırlamamış olması, sahte... +Devamını oku
  • Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
  • Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
  • Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucuMADDE 5(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.Görevsizlik kararı verilemeyecek hâlMADDE 6(1) İddianamenin... +Devamını oku
  • Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarKıymetli damgada sahtecilikMadde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Sahteliğini... +Devamını oku
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
  • Hakaret Suçu: TCK m.125 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, kişilerin şeref, haysiyet ve saygınlıklarının korunması amacıyla düzenlenmiş olan hakaret suçunu kapsamaktadır. Bu maddeye göre, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle kişilik haklarına saldıran kişi” hakaret... +Devamını oku
  • AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası                    : 6306Kabul Tarihi                           : 16/5/2012Yayımlandığı... +Devamını oku
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
  • Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaktır.
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • “Haraç istemek” Türk Ceza Hukuku’nda tek başına bir suç adı değildir; ancak yapılan fiilin niteliğine göre farklı suç tiplerine girer. Özellikle TCK’daki “Yağma (gasp)” suçu ile bağlantılıdır.1. Haraç isteme fiilinin hukuki niteliği“Haraç” demek:Bir kişiden zorla, tehditle veya şiddet kullanarak menfaat talep etmektir.Bu durumda Yağma (TCK m.148) suçunun kapsamına girer.2. İlgili Kanun Maddeleria... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Emanet Verilen Para veya Eşyayı Geri Vermemek Suç mu?Emanet olarak verilen para veya eşyanın geri verilmemesi, olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak her para veya eşya uyuşmazlığı ceza suçu değildir. Özellikle borç verilen paranın ödenmemesi çoğu zaman hukuki alacak meselesidir.Suçun oluşabilmesi için başkasına ait malın korunmak veya belirli bir amaçla... +Devamını oku
  • Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
  • Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
  • Yabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine... +Devamını oku
  • Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
  • Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
  • Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku
  • Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
  • MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya... +Devamını oku
  • TefecilikMadde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek:14/4/2020-7242/14 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • TÜRK CEZA KANUNU[1] Kanun Numarası                      : 5237Kabul Tarihi                             : 26/9/2004Yayımlandığı Resmî Gazete ... +Devamını oku

Seiten