Ödünç Alınan Arabayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155

Bu makaleler, toplumsal faydayı gözeten bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde hazırlanmış olup, ileride referans teşkil etmesi amacıyla kurumsal arşivimizi oluşturmak için yazılmaktadır. Avukat meslektaşlarımız kaynak göstermek şartıyla kullanabilirler.

Ödünç Alınan Arabayı Geri Vermemek Suç mu? — TCK m.155
Antalya’da 2016–2025 Dönemine İlişkin Mevcut Veriler ve Hukuki Değerlendirme

Ödünç alınan arabanın geri verilmemesi, olayın koşullarına göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak teslim tarihinin geçirilmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Aracın hangi amaçla teslim edildiği, kullanım izninin kapsamı, iade etmeme nedeni ve aracı alan kişinin davranışları birlikte değerlendirilmelidir.

TCK m.155 bakımından temel ayrım, aracın başlangıçta sahibinin rızasıyla teslim edilmiş olmasıdır. Suç, bu şekilde teslim alınan araç üzerinde sonradan teslim amacı dışında tasarrufta bulunulması veya teslim olgusunun inkâr edilmesiyle gündeme gelir.

Ödünç araç ilişkisinin hukuki niteliği

Türk Borçlar Kanunu m.379’a göre kullanım ödüncü; bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere bırakılmasını ve kullanıldıktan sonra geri verilmesini konu alan sözleşmedir. Bir arkadaşın otomobilini ücret almadan belirli süreyle kullanıma bırakması, koşullarına göre bu kapsamdadır.

TBK m.380 uyarınca ödünç alan, aracı kararlaştırılan şekilde kullanmalıdır. Kullanım biçimi belirlenmemişse aracın niteliğine ve özgülendiği amaca uygun davranılmalıdır. Kanun ayrıca ödünç alınan şeyin başkasına kullandırılamayacağını düzenler.

Kullanım süresi belirlenmemişse TBK m.383 ve 384 önem taşır. Kullanım amacı gerçekleştiğinde veya gerçekleşebilecek kadar zaman geçtiğinde sözleşme sona erebilir. Araç hem süre hem kullanım amacı belirlenmeden verilmişse ödünç veren, aracını dilediği zaman geri isteyebilir.

Bu hükümler aracın geri verilmesi borcunu açıklar. Ceza sorumluluğu için ayrıca TCK m.155’teki suç unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

Hangi davranışlar güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebilir?

TCK m.155/1 bakımından başlıca unsurlar şunlardır:

  • Aracın başkasına ait olması.
  • Muhafaza veya belirli şekilde kullanım amacıyla zilyetliğin kişiye devredilmesi.
  • Kişinin kendisinin veya başkasının yararına, teslim amacı dışında tasarrufta bulunması yahut teslim aldığını inkâr etmesi.
  • Fiilin kasten gerçekleştirilmesi.

Zilyetliğin devri, burada aracın fiilî hâkimiyetinin belirli amaçla kişiye bırakılmasını ifade eder. Bu işlem, aracın mülkiyetini devretmez.

Örneğin aracın sahibinden gizlenmesi, yetkisiz biçimde başkasına satılmaya çalışılması, parçalanması veya teslim alındığının gerçeğe aykırı şekilde inkâr edilmesi suç değerlendirmesinde önem taşıyabilir. İade taleplerine rağmen aracın kişisel yarar için alıkonulması da olayın bütününe göre bu kapsamda incelenebilir.

Buna karşılık arıza, sağlık sorunu veya tarafların süre konusunda anlaşmazlığı nedeniyle gerçekleşen her gecikme otomatik olarak suç değildir. İade etmeme davranışının teslim amacına aykırı tasarruf ve kast bakımından açıklığa kavuşturulması gerekir.

Ödünç araç ile hizmet nedeniyle teslim edilen araç arasındaki fark

TCK m.155/2; meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin yahut başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak teslim edilmiş malları düzenler.

Bir arkadaşın otomobilinin kişisel kullanım için alınmasıyla, otomobilin tamir veya bakım amacıyla mesleki faaliyet kapsamında teslim alınması aynı hukuki ilişki değildir. İkinci durumda, diğer koşullar da gerçekleşmişse hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma gündeme gelebilir.

Belirleyici olan yalnızca tarafların mesleği değil, aracın hangi ilişkinin gereği olarak teslim edildiğidir.

Motorlu taşıtlar bakımından güncel ceza düzenlemesi

25 Aralık 2025’te yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile TCK m.155’e üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu hüküm, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde önceki fıkralara göre verilecek cezanın bir kat artırılmasını öngörür.

Hukuki nitelendirme Kanundaki temel hapis cezası Taşıt nedeniyle bir kat artırım uygulandığında
TCK m.155/1 kapsamındaki fiil 6 ay–2 yıl 1–4 yıl
TCK m.155/2 kapsamındaki fiil 1–7 yıl 2–14 yıl

Her iki fıkrada da hapis cezasının yanında adlî para cezası öngörülür. Tablodaki süreler, diğer artırım ve indirimler uygulanmadan önceki aralıklardır; her dosyada verilecek kesin cezayı göstermez. mevzuat.adalet.gov.tr

TCK m.7 gereğince daha ağır ceza öngören sonraki düzenleme geçmişte işlenmiş fiillere geriye yürütülemez. Bu nedenle eski bir araç dosyasındaki ceza, bugünkü aralıklarla doğrudan karşılaştırılmamalıdır. Aracın teslim tarihi ile suçun oluştuğu kabul edilen tarih de birbirinden ayrılmalıdır.

Hırsızlık ve dolandırıcılıktan farkı

Aracın sahibinin rızası olmadan alınması, koşullarına göre hırsızlık hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Güveni kötüye kullanmada ise araç başlangıçta belirli amaçla ve rızayla teslim edilmiştir.

Aracın tesliminin başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla sağlanması durumunda dolandırıcılık hükümleri de gündeme gelebilir. Bununla birlikte aracın sonradan geri verilmemesi, başlangıçta mutlaka dolandırıcılık yapıldığını göstermez.

Suçun niteliği, tarafların kullandığı isimlere göre değil, teslimin nasıl gerçekleştiğine ve sonraki davranışlara göre belirlenir.

Antalya’daki somut dosya: Teslim alınarak sahibine götürülmesi gereken araç

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22 Mayıs 2024 tarihli, 2022/1764 E., 2024/7142 K. sayılı kararı, Antalya’da teslim alınan aracın sahibine ulaştırılmamasına ilişkindir.

Kararda, kişinin Antalya’da bulunan aracı teslim alarak sahibine götürmesi için görevlendirildiği; ancak aracı teslim etmediği ve çeşitli gerekçelerle araç sahibini oyaladığı açıklanmıştır. Araç hakkında yakalama kararı bulunmasına rağmen aracın bulunamadığı da değerlendirilmiştir.

Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 17 Haziran 2021 tarihli, 2020/594 E., 2021/396 K. sayılı mahkûmiyet hükmü Yargıtay tarafından onanmıştır. Dosyada, suç tarihindeki hükümler ve uygulanan indirim sonucunda 5 ay hapis ve 2.000 TL adlî para cezası verilmiştir.

Bu olay, doğrudan kişisel kullanım için ödünç alma değildir; belirli amaçla teslim alınan aracın sahibine verilmemesine ilişkin bir örnektir. Araç teslimi 2012’de gerçekleşmiştir. Dolayısıyla olay, 2016–2025 döneminde gerçekleşmiş yeni bir vaka olarak sayılamaz; bu dönemdeki yargısal incelemeler bakımından önem taşır.

Antalya’daki ikinci dosya: Hizmet ilişkisi kapsamında teslim edilen otomobil

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 4 Mayıs 2023 tarihli, 2022/7452 E., 2023/3583 K. sayılı kararı, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesi ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesindeki yargılamaya ilişkindir.

Dosyada, tamir ve bakım ilişkisi bulunan otomobilin vekâletnameyle otoparktan teslim alınmasına rağmen sahibine verilmemesi değerlendirilmiştir.

İlk derece mahkemesinin TCK m.155/1 kapsamında kurduğu hüküm, istinafta kaldırılmış; mesleki hizmet ilişkisi nedeniyle TCK m.155/2 uygulanmıştır. Verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adlî para cezasına ilişkin hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.

Bu dosyada da aracın otoparktan teslim alınması 2015 yılına aittir. Dönem içinde verilen kararlar, aynı olayın yargısal aşamalarıdır; ayrı olaylar olarak sayılamaz. Karar, aracın teslim nedeninin uygulanacak fıkrayı değiştirebildiğini göstermektedir.

Antalya’da son 10 yılın sayısal görünümü

İnceleme dönemi, tamamlanmış son 10 takvim yılı olan 2016–2025 olarak belirlenmiştir. Ancak kamuya açık raporlarda yalnızca “ödünç alınan otomobilin geri verilmemesi” olaylarını ayıran kesintisiz bir Antalya istatistik serisi doğrulanamamıştır.

Erişilen raporlardaki ilgili bazı göstergeler şöyledir:

Yıl ve birim Gösterge Bildirilen değer
2019 – Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı Genel güveni kötüye kullanma kategorisindeki şüpheli sayıları toplamı 85
2020 – Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı Genel güveni kötüye kullanma kategorisindeki şüpheli sayıları toplamı 69
2022 – Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesi TCK m.155/1 davalarının ortalama bitirilme süresi 215 gün

2019 değeri, rapordaki yaş gruplarında gösterilen 0, 2 ve 83 sayılarının toplamıdır. 2020’de aynı kategoride 0, 0 ve 69 bildirilmiştir. Bu kayıtlar bütün mal türlerini kapsayan genel kategoriye aittir; otomobil dosyalarına özgü değildir. rayp.adalet.gov.tr

Şüpheli sayısı, olay sayısı veya mahkûmiyet sayısı değildir. Ayrıca Kemer verileri bütün Antalya ilinin toplamını göstermez. Bir mahkemenin 215 günlük ortalaması da bütün Antalya’daki araç dosyalarının aynı sürede sonuçlandığı anlamına gelmez.

Bu verilerden, Antalya’da ödünç araçların geri verilmemesi olaylarının 10 yılda arttığı veya azaldığı sonucuna ulaşılamaz. Böyle bir değerlendirme için dosyaların araç türü, teslim ilişkisi, suç tarihi ve kesinleşmiş karar sonucuna göre ayrıştırılması gerekir.

Aracın sonradan iadesi ve uzlaştırma

Aracın sonradan geri verilmesi, tamamlanmış suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte TCK m.168’deki koşullar gerçekleşirse etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi uygulanabilir. Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesiyle, kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi farklı indirim sınırlarına tabidir. Kısmi giderimde ayrıca mağdurun rızası aranır.

Uzlaştırma bakımından da güncel düzenleme önemlidir. CMK m.253/1-b-7’de TCK m.155’in üçüncü fıkrası açıkça istisna edilmiştir. Bu nedenle eski araç dosyalarında görülen uzlaştırma uygulaması, yeni dosyalara suç tarihi ve ilgili hükümler incelenmeden aynen aktarılamaz. mevzuat.adalet.gov.tr

Ödünç aracın iade edilmemesine ilişkin değerlendirmede teslim amacı, iade yükümlülüğünün doğduğu zaman, araç üzerindeki tasarruflar ve kast belirleyicidir. Gecikme ile aracın sahibinin haklarını bilerek bertaraf edecek biçimde alıkonulması arasındaki ayrım, sözleşme ve teslim belgeleri, yazışmalar, iade talepleri, tanık anlatımları ve diğer hukuka uygun deliller üzerinden yapılmalıdır.

İçerik Yayınlanma Tarihi: Cts, 10/31/2026 - 11:42