Restoranda Yedikten Sonra Zehirlenmede Kim Sorumlu Olur? — TCK m.185–186

Restoranda tüketilen yemek nedeniyle zehirlenme meydana gelirse sorumluluk; gıdanın nerede bozulduğu, yemeği kimin hazırladığı, saklama ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı ve sorumlu kişilerin bozulmayı bilip bilmediğine göre belirlenir.
Olayın özelliklerine göre restoran işletmecisi, işletme yetkilisi, aşçı, çalışan, gıda tedarikçisi veya üretici sorumlu olabilir. Ancak restoran sahibinin her zehirlenme olayında otomatik olarak hapis cezası alacağı söylenemez. Her kişinin kusuru ve olayla bağlantısı ayrı ayrı araştırılır.
TCK m.185 ve m.186 yanında, kişinin yaralanması veya ölmesi durumunda TCK m.89’daki taksirle yaralama ya da TCK m.85’teki taksirle öldürme hükümleri de gündeme gelebilir.
Gıda Zehirlenmesi Hangi Suçları Oluşturabilir?
Restoran kaynaklı olduğu ileri sürülen gıda zehirlenmesinde başlıca şu suçlar değerlendirilebilir:
- TCK m.185 kapsamında zehirli madde katma
- TCK m.186 kapsamında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti
- TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama
- TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme
Hangi maddenin uygulanacağı yalnızca kişinin “zehirlendim” demesine göre belirlenmez. Gıdanın niteliği, laboratuvar sonuçları, kişinin sağlık durumu, sorumluların bilgisi ve ihmali birlikte incelenir.
TCK m.185 Kapsamında Zehirli Madde Katmanın Cezası Nedir?
TCK m.185/1’e göre içilecek sulara veya yenilecek, içilecek, kullanılacak ya da tüketilecek her çeşit besin ve benzeri şeye zehir katarak veya başka şekilde bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kişi hakkında iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Bu suçun oluşması için bir kişinin gerçekten zehirlenmesi veya ölmesi zorunlu değildir. Gıdanın insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek duruma getirilmesi yeterli olabilir.
Ancak gıdaya zarar verici maddenin bilerek katılması ile hijyen kurallarına dikkatsizlik sonucu bulaşma meydana gelmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Gıdanın İhmal Nedeniyle Bozulmasının Cezası Nedir?
TCK m.185/2’ye göre gıdayı bozma veya sağlığa zararlı duruma getirme fiili dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle meydana gelmişse üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Şu ihmaller bu kapsamda değerlendirilebilir:
- Çiğ ve pişmiş ürünlerin aynı yerde saklanması
- Soğuk zincirin korunmaması
- Son kullanma tarihi geçmiş malzemenin kullanılması
- Et, tavuk veya deniz ürünlerinin uygun sıcaklıkta saklanmaması
- Yemeğin yeterince pişirilmemesi
- Bozuk ürünün tespit edilmesine rağmen imha edilmemesi
- Temizlik ve dezenfeksiyon kurallarının uygulanmaması
- Hastalık taşıyan personelin gıda hazırlamaya devam etmesi
- Kimyasal temizlik maddesinin gıdaya bulaşması
- Zararlı madde bulunan kapların gıdayla temas ettirilmesi
Ceza sorumluluğu için ihmal ile ortaya çıkan tehlike veya zarar arasında bağlantı bulunmalıdır.
Bozuk Yemek Satmanın Cezası Nedir?
TCK m.186’ya göre insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş yiyecek ve içecekleri satan, tedarik eden ya da bulunduran kişi hakkında:
- Bir yıldan beş yıla kadar hapis
- Bin beş yüz güne kadar adli para cezası
birlikte uygulanabilir.
Bu suçun resmî izne bağlı olarak yürütülen bir meslek veya sanat kapsamında işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Restoran, lokanta, kafe, pastane veya yemek üretim işletmesindeki faaliyetler bakımından somut olayın bu nitelikli hâl kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Her Bozuk Gıda TCK m.186 Kapsamına Girer mi?
TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıdanın yalnızca görüntü, tat veya kalite bakımından kötü olması yeterli değildir. Gıdanın insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye sokabilecek biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş olması gerekir.
Örneğin yemeğin lezzetsiz olması, porsiyonun küçük gelmesi veya ürünün beklenen kalitede çıkmaması tek başına bu suçu oluşturmaz.
Gıdanın sağlığa zararlı olup olmadığı genellikle:
- Laboratuvar analizi
- Mikrobiyolojik inceleme
- Kimyasal analiz
- Tarım ve Orman Müdürlüğü denetimi
- Uzman veya bilirkişi raporu
- Hastane ve adli tıp kayıtları
üzerinden belirlenir.
TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Bozuk gıdanın bilerek satıldığı, tedarik edildiği veya bulundurulduğu ortaya konulmalıdır. Sorumlu kişinin bozulmayı bilip bilmediği; ürünün kokusu, görünümü, saklama koşulları, son tüketim tarihi, daha önceki uyarılar ve işletme kayıtları üzerinden araştırılabilir.
Restoran Sahibi Her Durumda Sorumlu Olur mu?
Restoran sahibinin yalnızca iş yerinin sahibi olması, her olayda kişisel olarak hapis cezası alması için yeterli değildir. Ceza sorumluluğu şahsidir.
İşletme sahibinin ceza sorumluluğu bakımından şu hususlar incelenir:
- Gıda güvenliği sürecini bizzat yönetip yönetmediği
- Bozuk ürün kullanılması için talimat verip vermediği
- Uygunsuz saklama koşullarını bilip bilmediği
- Gerekli denetimleri ve personel eğitimini sağlayıp sağlamadığı
- Daha önce yapılan uyarıları dikkate alıp almadığı
- Bozulduğu bilinen ürünlerin satışına devam edilmesine izin verip vermediği
- İşletmede görev ve sorumluluk dağılımının nasıl yapıldığı
Restoran sahibi gerekli sistemi kurmamış, bilinen tehlikeyi görmezden gelmiş veya bozuk ürünün satışına izin vermişse ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Şirketlere Hapis Cezası Verilir mi?
Tüzel kişiler hakkında hapis cezası uygulanmaz. Restoran bir şirket tarafından işletiliyorsa hapis cezası, fiili gerçekleştiren veya suçtan şahsen sorumlu olan gerçek kişiler hakkında değerlendirilebilir.
Bunlar olayın özelliklerine göre:
- Şirket yetkilisi
- İşletme müdürü
- Mutfak sorumlusu
- Aşçı
- Depo sorumlusu
- Satın alma sorumlusu
- Gıda güvenliği görevlisi
- Ürünü tedarik eden kişi
olabilir.
Şirket veya işletme hakkında ayrıca idari para cezası, ürünlerin toplatılması, faaliyetin durdurulması ve diğer idari yaptırımlar uygulanabilir.
Aşçı veya Çalışan Sorumlu Tutulabilir mi?
Gıdayı hazırlayan aşçı veya çalışan, kişisel kusuru bulunması hâlinde sorumlu tutulabilir.
Örneğin çalışanın:
- Bozuk olduğunu bildiği ürünü yemeğe katması
- Temizlik maddesini dikkatsizce gıdaya bulaştırması
- Çiğ tavuğa temas eden malzemeyi temizlemeden kullanması
- Yemeği güvenli sıcaklığa ulaşmadan servis etmesi
- Amirlerin uyarısına rağmen hijyen kurallarını ihlal etmesi
cezai sorumluluk doğurabilir.
Ancak çalışan, bozuk olduğu dışarıdan anlaşılamayan kapalı ürünü talimatlara uygun şekilde kullanmışsa sorumluluğu farklı değerlendirilebilir. İşletmenin eğitim, ekipman ve denetim eksikliği de dikkate alınır.
Ürün Tedarikçiden Bozuk Geldiyse Kim Sorumlu Olur?
Gıdanın üretim veya tedarik aşamasında bozulduğu belirlenirse üretici, dağıtıcı veya tedarikçinin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Örneğin et ürünü restorana gelmeden önce bozulmuşsa veya üretim tesisinde zararlı mikroorganizmayla bulaşmışsa asıl sorumluluk tedarik zincirinin önceki aşamasında bulunabilir.
Buna karşılık restoran:
- Teslim sırasında gerekli kontrolleri yapmamışsa
- Soğuk zinciri daha sonra bozmuşsa
- Uygun olmayan sıcaklıkta depolamışsa
- Son tüketim tarihini kontrol etmemişse
- Şüpheli ürünü servise sunmuşsa
ayrıca sorumlu tutulabilir.
Aynı zehirlenme olayında üretici, tedarikçi ve restoran görevlilerinin birlikte kusurlu bulunması mümkündür.
Zehirlenen Kişi Hastaneye Kaldırılırsa Taksirle Yaralama Oluşur mu?
Restoran görevlilerinin hijyen veya saklama kurallarına aykırı davranması sonucunda kişi zehirlenmiş ve sağlık durumu bozulmuşsa TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu değerlendirilebilir.
Taksirle yaralamanın temel şekli için üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Zehirlenme sonucunda:
- Hayati tehlike
- Organ işlevinde sürekli zayıflama
- Kemik kırığı
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinde bozulma
- Yüzde sabit iz
- Erken doğum
- Kalıcı organ kaybı
- Bitkisel hayat
- Gebelik kaybı
gibi ağır sonuçlar ortaya çıkarsa ceza artırılabilir.
Birden fazla kişinin aynı yemekten zehirlenmesi de uygulanacak cezanın ağırlaşmasına neden olabilir.
Zehirlenme Nedeniyle Ölüm Meydana Gelirse Ne Olur?
Gıda güvenliği kurallarına aykırılık sonucunda bir kişinin ölmesi hâlinde TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu gündeme gelebilir.
Taksirle bir kişinin ölümüne neden olan kişi hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Fiil:
- Birden fazla kişinin ölümüne veya
- Bir kişinin ölümüyle birlikte bir ya da daha fazla kişinin yaralanmasına
neden olmuşsa iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Sorumlu kişinin tehlikeyi öngörmesine rağmen kurallara aykırı davranmaya devam etmesi durumunda bilinçli taksir hükümleri de değerlendirilebilir.
Alerji Nedeniyle Zehirlenmede Restoran Sorumlu Olur mu?
Müşterinin alerjisiyle ilgili olarak işletmeye açıkça bilgi verilmiş olmasına rağmen alerjen içeren ürünün servis edilmesi veya yanlış bilgi verilmesi sorumluluk doğurabilir.
Şu durumlar özellikle önemlidir:
- Müşterinin alerjisini önceden bildirmesi
- Menüde alerjen bilgisinin yanlış yazılması
- Çalışanın ürünün alerjen içermediğini söylemesi
- Mutfakta çapraz bulaşma önlemlerinin alınmaması
- Alerjen madde bulunduğunun bilinmesine rağmen müşterinin uyarılmaması
Müşterinin bilinen alerjisini işletmeye bildirmemesi de kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Ancak işletmenin gıda mevzuatından kaynaklanan bilgilendirme ve güvenli üretim yükümlülükleri devam eder.
Açık Büfe veya Toplu Yemekte Kim Sorumludur?
Açık büfe, düğün yemeği, otel, okul yemeği, fabrika yemekhanesi veya catering hizmetinde çok sayıda kişinin zehirlenmesi hâlinde sorumluluk zinciri daha geniş olabilir.
Şu kişiler ve işletmeler incelenebilir:
- Yemeği üreten catering firması
- Organizasyonu yapan işletme
- Yemeği saklayan veya taşıyan firma
- Soğuk zincirden sorumlu çalışan
- Servis yapan işletme
- Ham madde üreticisi ve tedarikçisi
- İşletme veya mutfak yöneticisi
Aynı yemeği tüketen birden fazla kişide benzer belirtilerin ortaya çıkması, gıda ile hastalık arasındaki bağlantının belirlenmesinde önemli bir delil olabilir.
Paket Servis Yemeğinde Zehirlenmeden Kim Sorumludur?
Paket servisle alınan yemekte zehirlenme meydana gelirse yemeği hazırlayan restoranın yanı sıra taşıma ve teslim aşaması da incelenir.
Yemeğin:
- Restoranda bozuk hazırlanması
- Uygun olmayan ambalaja konulması
- Taşıma sırasında uzun süre bekletilmesi
- Güvenli sıcaklık aralığının korunmaması
- Teslimden sonra tüketici tarafından uzun süre dışarıda bırakılması
sonucu değiştirebilir.
Sipariş kayıtları, teslim saati, kurye hareketleri, ambalaj, kalan yemek ve tüketim zamanı önemli delillerdir.
Gıda Zehirlenmesi Nasıl İspatlanır?
Bir kişinin restoranda yemek yedikten sonra rahatsızlanması tek başına zehirlenmenin kesin olarak o restorandan kaynaklandığını kanıtlamayabilir. Belirtilerin başka bir hastalıktan veya daha önce tüketilen başka bir gıdadan kaynaklanma ihtimali araştırılır.
İspat bakımından şu deliller önemlidir:
- Hastane muayene ve tedavi kayıtları
- Gıda zehirlenmesi teşhisi
- Kan, dışkı veya diğer tahlil sonuçları
- Yemeğin kalan kısmından alınan resmî numune
- Tarım ve Orman Müdürlüğü inceleme raporu
- Restorandan alınan gıda numuneleri
- Restoranın saklama ve sıcaklık kayıtları
- Fiş, fatura veya banka ödeme kaydı
- Sipariş uygulaması kayıtları
- Kamera görüntüleri
- Aynı yemeği yiyen kişilerin ifadeleri
- Aynı dönemde yapılan diğer şikâyetler
- Ürünlerin son tüketim tarihleri
- Tedarik ve sevkiyat belgeleri
- Bilirkişi raporu
Sağlık raporu, kişinin rahatsızlandığını gösterebilir; ancak hastalığın kesin olarak hangi yemekten kaynaklandığını her durumda tek başına kanıtlamaz.
Zehirlenme Durumunda İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle kişinin sağlığı korunmalıdır. Şiddetli kusma, bilinç değişikliği, nefes darlığı, kanlı ishal, yüksek ateş, ciddi sıvı kaybı veya benzeri ağır belirtiler bulunuyorsa acil sağlık yardımı alınmalıdır.
Delillerin korunması için şu adımlar izlenebilir:
- Gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
- Hekime restoranda yenilen yemekler ve tüketim zamanı anlatılmalıdır.
- Hastane raporları, reçeteler ve tahliller saklanmalıdır.
- Fiş, fatura, banka kaydı veya sipariş belgesi korunmalıdır.
- Yemeğin kalan kısmı gelişigüzel atılmamalı veya değiştirilmemelidir.
- Ambalaj, ürün etiketi ve son tüketim tarihi saklanmalıdır.
- Aynı yemeği yiyen diğer kişiler belirlenmelidir.
- İşletmenin adı, adresi, yemek ve tüketim saati not edilmelidir.
- İl veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne gecikmeden bildirim yapılmalıdır.
- Suç şüphesi varsa kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulmalıdır.
Gıda numunesinin delil olarak güvenilir olması için yetkili görevliler tarafından usulüne uygun şekilde alınması ve saklanması önemlidir. Tüketicinin kendi imkânlarıyla sakladığı yemek parçası tek başına kesin delil sayılmayabilir ancak inceleme yapılmasını sağlayabilir.
Restoran Zehirlenmesi Nereye Şikâyet Edilir?
Gıda zehirlenmesi iddiası şu mercilere bildirilebilir:
- İl veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü
- Alo 174 Gıda Hattı
- Cumhuriyet başsavcılığı
- Polis veya jandarma
- İlgili belediye
- Tüketici uyuşmazlığı bakımından yetkili tüketici mercileri
Şikâyetin hızlı yapılması, işletmedeki aynı üründen numune alınabilmesi ve saklama koşullarının yerinde incelenebilmesi açısından önemlidir.
Tarım ve Orman Müdürlüğü İşletmede Ne Yapar?
Yetkili denetim görevlileri işletmede inceleme yapabilir, gıda ve yüzey numunesi alabilir, depolama koşullarını kontrol edebilir ve işletmenin kayıtlarını inceleyebilir.
Denetimde şu hususlar araştırılabilir:
- Soğuk hava depolarının sıcaklığı
- Çiğ ve pişmiş gıdaların saklanması
- Son tüketim tarihleri
- Personel hijyeni
- Haşere ve temizlik durumu
- Gıda işletmesi kayıtları
- Ürünlerin izlenebilirliği
- Tedarik faturaları
- Numune saklama yükümlülükleri
- Temizlik ve dezenfeksiyon ürünleri
- Geri çağırma ve imha işlemleri
Uygunsuzluk tespit edilirse idari para cezası, ürünlerin toplatılması, imha, faaliyetin sınırlandırılması veya başka idari yaptırımlar uygulanabilir. Suç şüphesi bulunursa savcılığa bildirim yapılabilir.
Restoranın İdari Sorumluluğu Nedir?
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca gıda işletmecisi, kontrolü altındaki üretim, işleme, depolama, dağıtım ve satış aşamalarında gıdanın mevzuata uygun ve güvenilir olmasını sağlamakla yükümlüdür.
İşletme, güvenilir olmadığını düşündüğü gıdanın satışını durdurmalı, gerekli durumlarda ürünü piyasadan çekmeli ve yetkili makamlarla iş birliği yapmalıdır.
Ceza davası açılmaması, işletmeye idari yaptırım uygulanamayacağı anlamına gelmez. Gıdanın TCK m.186 kapsamındaki suç şartlarını taşımaması hâlinde bile gıda mevzuatına aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanabilir.
Zehirlenen Kişi Tazminat İsteyebilir mi?
Restoran yemeği nedeniyle zehirlenen kişi, şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Maddi tazminat kapsamında şunlar istenebilir:
- Muayene ve tedavi giderleri
- İlaç giderleri
- Ulaşım ve bakım giderleri
- Çalışılamayan dönem nedeniyle gelir kaybı
- Geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı
- İleride yapılması gereken tedavi giderleri
- Yemeğe ödenen ücret
- Belgelenebilen diğer doğrudan zararlar
Yaşanan olay kişinin bedensel bütünlüğünü ciddi şekilde etkilemişse manevi tazminat da talep edilebilir.
Ölüm meydana gelmişse cenaze giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve şartları varsa manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Tazminattan Restoran mı Tedarikçi mi Sorumlu Olur?
Tüketici yemeği restorandan satın aldığı için restoranın sözleşmeden ve ayıplı hizmetten kaynaklanan sorumluluğu değerlendirilebilir. Gıdanın üretici veya tedarikçi aşamasında bozulduğu belirlenirse bu kişilerin de sorumluluğu doğabilir.
Birden fazla kişinin zarara birlikte neden olması hâlinde zarar gören kişiye karşı birden fazla sorumlunun bulunması mümkündür. Zararı ödeyen işletmenin daha sonra kusurlu üreticiye veya tedarikçiye başvurması ayrı bir hukuki ilişkidir.
Fiş Olmadan Şikâyet veya Dava Açılabilir mi?
Fiş veya fatura önemli bir delildir ancak bunların bulunmaması her durumda başvuru yapılmasını engellemez.
Restoranda yemek yenildiği şu delillerle de ispatlanabilir:
- Kredi kartı veya banka hareketi
- Sipariş uygulaması kaydı
- Rezervasyon bilgisi
- Kamera görüntüsü
- Konum kaydı
- Mesajlaşmalar
- Tanık anlatımları
- İşletmenin sipariş kayıtları
- Yemek fotoğrafları
Bununla birlikte ödeme ve sipariş belgelerinin saklanması ispatı önemli ölçüde kolaylaştırır.
Aynı Yemekten Başka Kimse Zehirlenmediyse Restoran Sorumlu Olur mu?
Aynı yemeği yiyen yalnızca bir kişinin rahatsızlanması restoranın kesin olarak sorumsuz olduğunu göstermez. Kişinin yaşı, bağışıklık sistemi, kronik hastalıkları, tükettiği miktar veya kişisel hassasiyeti sonucu etkileyebilir.
Ancak yalnızca bir kişinin rahatsızlandığı olaylarda gıda ile hastalık arasındaki bağlantının kurulması daha zor olabilir. Kişinin gün içinde tükettiği diğer gıdalar ve hastalığın başka bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılır.
Zehirlenme Şikâyeti İçin Süre Var mı?
Uygulanacak süre, olayın ceza hukuku, tüketici hukuku veya tazminat hukuku kapsamında takip edilmesine göre değişebilir.
Bazı taksirle yaralama hâlleri şikâyete bağlı olabilir ve genel olarak fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikâyet süresi gündeme gelebilir. Buna karşılık TCK m.185 ve m.186 kapsamındaki suçlar kamu sağlığına karşı suçlardır ve soruşturulmaları mağdurun şikâyetine bağlı değildir.
Tazminat ve tüketici başvuruları bakımından da ayrı zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. Hak kaybı yaşanmaması için delillerin toplanması ve başvuruların geciktirilmemesi önemlidir.
Restorana Şikâyetten Vazgeçilirse Ceza Dosyası Kapanır mı?
TCK m.185 ve m.186 kapsamındaki suçların soruşturulması şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı otomatik olarak sona erdirmez.
Taksirle yaralamanın bazı şekillerinde şikâyet şartı ve uzlaştırma hükümleri uygulanabilir. Aynı olayda birden fazla suç bulunuyorsa her suç bakımından ayrı değerlendirme yapılır.
Sonuç
Restoranda yemek yedikten sonra meydana gelen her rahatsızlık otomatik olarak restoranın suç işlediğini göstermez. Zehirlenmenin tüketilen yemekle bağlantısı, gıdanın nerede bozulduğu, sorumlu kişilerin bilgisi ve ihmali bilimsel ve hukuki delillerle belirlenmelidir.
Gıdaya zehir katılması veya gıdanın başka şekilde tehlikeli duruma getirilmesi TCK m.185 kapsamında iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına neden olabilir. Fiilin dikkatsizlik veya ihmal sonucunda işlenmesi hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Sağlığı tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıdayı satan, tedarik eden ya da bulunduran kişi hakkında TCK m.186 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Yaralanma veya ölüm meydana gelmişse ayrıca taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları değerlendirilebilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Gıda zehirlenmesinde sorumluluk; sağlık raporları, laboratuvar sonuçları, resmî denetim tutanakları ve olayın bütün koşulları incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
6136 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre ruhsatsız tabanca satın almak, taşımak veya bulundurmak suçtur. Suçun cezası; silahın nerede bulunduğuna, taşınıp taşınmadığına, silah ve mermi sayısına, silahın niteliğine ve olayın şartlarına göre değişir.Ruhsatsız Tabanca Taşımanın Cezası Nedir?6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesine göre, Kanun’a aykırı şekilde ateşli silah veya bu silaha ait mermileri... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve... +Devamını oku
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Vücut Dokunulmazlığına Karşı SuçlarKasten yaralamaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?İnternetten ürün sattığını söyleyerek ödeme almak ve ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtaki amacına göre dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Satıcı gerçekte bulunmayan bir ürün için ilan vermiş, başkasına ait fotoğrafları kullanmış veya başından itibaren ürünü gönderme niyeti olmadan para almışsa Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddeleri... +Devamını oku
-
Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
-
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlarİhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a)... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri teminMadde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
Başkasının Banka veya Kredi Kartını Kullanmanın CezasıBaşkasına ait banka veya kredi kartını, kart sahibinin izni olmadan alışverişte kullanmak, ATM’den para çekmek ya da kart bilgileriyle internet üzerinden ödeme yapmak suç oluşturabilir. Bu eylemler Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu olarak düzenlenmiştir.Kartın çalınmış, bulunmuş veya... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Birine İftira Atmanın Cezası Nedir?İftira suçu, bir kişinin işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiille suçlanması ve bu suçlama sonucunda kişi hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasının amaçlanmasıdır. İftira, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir.İftira suçu nasıl oluşur?TCK m.267/1’e göre iftira suçunun... +Devamını oku
-
Bir kişinin telefonunu, parasını veya başka bir eşyasını zor kullanarak ya da ciddi şekilde tehdit ederek almak, halk arasında “gasp”, Türk Ceza Kanunu’nda ise yağma suçu olarak adlandırılır.Basit yağma suçu TCK m.148’de, silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâller ise TCK m.149’da düzenlenmiştir.Telefonu Zorla Almak Gasp Suçu mudur?Bir kişinin telefonunu;Döverek veya iterek... +Devamını oku
-
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleriMADDE 20(1) Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işlemlerMADDE 21(1) Bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapar.
-
FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
-
Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
-
IBAN Kiralamanın Cezası ve Savunma Süreçleri – Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişGünümüzde dijital bankacılığın yaygınlaşması ile birlikte, bankacılık sistemleri suç örgütleri tarafından da istismar edilmeye başlanmıştır. Bu istismarın başlıca örneklerinden biri, "IBAN kiralama" olarak bilinen ve bireylerin banka hesaplarının üçüncü kişilerce kullanılmasıdır. Özellikle... +Devamını oku
-
Uluslararası casuslukMadde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
-
Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
-
Hırsızlık Suçu (TCK 141-147)1. Hırsızlık Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıHırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 141. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre, "Başkasına ait olan taşınabilir bir malı, sahibinin rızası olmadan kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla alan kişi, hırsızlık suçunu işlemiş olur."2. Hırsızlık Suçunun UnsurlarıHırsızlık suçunun oluşabilmesi için... +Devamını oku
-
Yapı ruhsatı alınmadan veya mevcut ruhsata aykırı şekilde bina yapmak ya da yaptırmak, TCK m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilir. Bu suçun temel şekli için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.Kaçak yapı nedeniyle ayrıca inşaatın mühürlenmesi, durdurulması, idari para cezası uygulanması ve yapının yıkılması da gündeme gelebilir. İdari yaptırımlar ile... +Devamını oku
-
Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
-
Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Görevli olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleriMADDE 7(1) Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarZimmet Madde 247(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi... +Devamını oku
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Страницы
- « первая
- ‹ предыдущая
- …
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- …
- следующая ›
- последняя »