Yerde Bulunan Telefonu veya Cüzdanı Almak Suç mu? — TCK m.160

Yerde bulunan telefon, cüzdan, para veya başka bir eşyayı yalnızca koruma amacıyla almak suç değildir. Ancak eşyayı sahibine iade etmeden, durumu yetkili mercilere bildirmeden kullanmak, saklamak, satmak veya sahiplenmek TCK m.160 kapsamında suç oluşturabilir.
TCK m.160’a Göre Suçun Cezası Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesine göre kaybolması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış veya hata sonucunda başka bir kişinin eline geçmiş eşya üzerinde, iade etmeden ya da yetkili mercilere haber vermeden sahibi gibi tasarrufta bulunan kişi:
Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Hapis ve adli para cezası seçenekli olarak düzenlenmiştir. Mahkeme somut olayın özelliklerine göre bu cezalardan birine hükmeder. alternatifcozumler.adalet.gov.tr
Bulunan Telefonu Almak Ne Zaman Suç Olur?
Telefonu yerden kaldırmak tek başına suç değildir. Suçun oluşabilmesi için bulunan telefon üzerinde sahibi gibi davranılması gerekir.
Örneğin;
- Telefonu kullanmaya başlamak,
- SIM kartını çıkarmak,
- Telefonu sıfırlamak,
- Satmak veya başkasına vermek,
- Telefonun parçalarını sökmek,
- Sahibinin aramasına rağmen telefonu iade etmemek,
- Bulunduğunu gizleyerek telefonu saklamak
TCK m.160 kapsamında değerlendirilebilir.
Telefonu sahibine ulaştırmak, güvenli bir yerde korumak veya polise teslim etmek amacıyla almak ise sahibi gibi tasarrufta bulunmak anlamına gelmez.
Bulunan Cüzdanı veya Parayı Almak Suç mu?
Yerde bulunan cüzdanın içindeki para, banka kartı, kimlik veya diğer eşyalar sahibine aittir. Cüzdanı alıp içindeki parayı kullanmak, parayı ayırarak cüzdanı bırakmak veya cüzdanı gizlemek suç oluşturabilir.
Paranın miktarının düşük olması fiili kendiliğinden suç olmaktan çıkarmaz. TCK m.160’ta belirli bir parasal sınır bulunmamaktadır.
Cüzdanın içinde kimlik veya iletişim bilgisi varsa sahibine ulaşma imkânı daha kolaydır. Buna rağmen cüzdanın saklanması veya içindeki paranın harcanması, kişinin eşyayı sahiplenme iradesini gösteren bir davranış olarak değerlendirilebilir.
Bulunan Eşya Polise Teslim Edilmeli mi?
TCK m.160’a göre bulunan eşya bakımından iki temel seçenek vardır:
- Eşyayı sahibine iade etmek,
- Yetkili mercileri durumdan haberdar etmek.
Sahibi biliniyor veya kolayca bulunabiliyorsa eşya doğrudan sahibine teslim edilebilir. Sahibine ulaşılamıyorsa telefon, cüzdan veya diğer eşya polis ya da jandarmaya teslim edilebilir.
Eşya bir alışveriş merkezi, otel, hastane, okul veya toplu taşıma aracı içinde bulunduysa tutanak karşılığında ilgili yerin yetkili birimine teslim edilmesi de önemlidir. Teslim edildiğine ilişkin belge veya tutanağın saklanması daha sonra çıkabilecek uyuşmazlıkları önleyebilir.
Kaç Gün İçinde Teslim Etmek Gerekir?
TCK m.160’ta “bir gün”, “üç gün” veya “bir hafta” şeklinde belirlenmiş özel bir teslim süresi bulunmamaktadır. Ancak eşyanın makul olmayan bir süre saklanması ve sahibine ulaşmak için hiçbir girişimde bulunulmaması, sahiplenme iradesinin bulunduğu yönünde değerlendirilebilir.
Bu nedenle bulunan eşyanın mümkün olan en kısa sürede sahibine veya yetkili mercilere teslim edilmesi gerekir.
Bulunan Telefonu Açmak veya Kullanmak Suç mu?
Telefonun sahibini bulabilmek amacıyla kilit ekranındaki acil durum numarasına bakılması ile telefonu sahiplenerek kullanmak aynı değildir.
Telefonun şifresinin kırılması, içindeki mesajların veya fotoğrafların incelenmesi, sosyal medya hesaplarına girilmesi ya da kişisel verilerin paylaşılması durumunda TCK m.160 dışında;
- Bilişim sistemine girme,
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal,
- Özel hayatın gizliliğini ihlal,
- Kişisel verilerle ilgili suçlar
ayrıca gündeme gelebilir.
Bulunan telefonun sahibini tespit etmek amacıyla gereksiz biçimde özel mesajlara, fotoğraflara veya hesaplara girilmemelidir.
Cüzdandaki Banka Kartını Kullanmak
Bulunan cüzdanın içindeki banka veya kredi kartını temassız ödeme, internet alışverişi ya da ATM işlemlerinde kullanmak yalnızca TCK m.160 kapsamında değerlendirilmez.
Başkasına ait banka veya kredi kartının kart sahibinin rızası olmadan kullanılması TCK m.245 kapsamında ayrıca suç oluşturabilir. Karttan yapılan harcamanın düşük olması veya daha sonra geri ödenmesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kaybolmuş Eşya ile Unutulmuş Eşya Arasındaki Fark
TCK m.160, gerçekten kaybolarak sahibinin fiilî hâkimiyetinden çıkmış eşyalar için uygulanır.
Telefonun;
- Kaldırımda düşürülmüş olması,
- Parkta bulunması,
- Sahibi belirlenemeyecek şekilde yolda yatması
kaybolmuş eşya kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık eşyanın;
- Kafe masasının üzerinde,
- İş yeri kasasında,
- Otomobilin içinde,
- Sahibinin kısa süreliğine ayrıldığı yerde,
- Kontrolü devam eden bir alanda
bulunması durumunda eşya kaybolmuş sayılmayabilir. Böyle bir eşyanın alınması, olayın özelliklerine göre TCK m.141 veya m.142 kapsamındaki hırsızlık suçunu oluşturabilir.
Dolayısıyla eşyanın yerde bulunması tek başına TCK m.160’ın uygulanması için yeterli değildir. Sahibinin eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetinin sona erip ermediği değerlendirilir.
Telefon Yanlışlıkla Başkasının Eline Geçerse
Eşyanın hata sonucunda ele geçmesi de TCK m.160 kapsamındadır. Örneğin;
- Kargoyla yanlış telefon gönderilmesi,
- Aynı model telefonların karıştırılması,
- Bir eşyanın yanlış kişiye teslim edilmesi,
- Çantaların yanlışlıkla değiştirilmesi
durumunda kişi hatayı fark ettikten sonra eşyayı iade etmeli veya yetkili kişilere haber vermelidir.
Kişinin başlangıçta eşyayı yanlışlıkla alması suç değildir. Hatayı öğrendikten sonra eşyayı bilerek sahiplenmesi suç oluşturabilir.
Sahibi Aradığında Telefonu Vermemek
Telefonun sahibi aradığında telefonu teslim etmeyi reddetmek, telefonu kapatmak, SIM kartını çıkarmak veya para karşılığında iade etmeyi şart koşmak eşya üzerinde sahibi gibi davranıldığını gösterebilir.
Eşyanın teslimi karşılığında sahibini zorlayacak şekilde yüksek miktarda para istenmesi, olayın niteliğine göre başka suçların da değerlendirilmesine neden olabilir.
Bulunan Telefonu Sonradan Geri Vermek Cezayı Kaldırır mı?
Telefon veya cüzdan üzerinde sahibi gibi tasarrufta bulunulduktan sonra eşyanın geri verilmesi, gerçekleşmiş olan suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak eşyanın iadesi;
- Mağdurun zararının bulunup bulunmaması,
- Şikâyetten vazgeçme,
- Uzlaştırma süreci,
- Verilecek cezanın belirlenmesi
bakımından etkili olabilir.
TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri TCK m.160 için açıkça düzenlenmemiştir. Bu nedenle eşyanın iade edilmesi, otomatik bir etkin pişmanlık indirimi sağlamaz.
TCK m.160 Şikâyete Bağlı mı?
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu şikâyete bağlıdır.
Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır. Şikâyet polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir.
Mağdurun şikâyetçi olmaması veya süresi içinde şikâyette bulunmaması durumunda soruşturma yürütülemez.
TCK m.160 Uzlaştırmaya Tabi mi?
TCK m.160 şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamındadır. Adalet Bakanlığının güncel uzlaştırma listesinde bu suç, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren ve şikâyete bağlı bir suç olarak gösterilmektedir.
Uzlaşma sağlanması ve kararlaştırılan yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde dosyanın aşamasına göre kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi sonucu ortaya çıkabilir.
Kayıp Telefon Dosyasında Kullanılabilecek Deliller
Olayın ispatında şu deliller kullanılabilir:
- Güvenlik kamerası kayıtları,
- Telefonun konum ve cihaz kayıtları,
- IMEI bilgileri,
- Tanık anlatımları,
- Telefon görüşmeleri ve mesajlar,
- Cihazın satışına ilişkin ilanlar,
- Teslim tutanakları,
- Cüzdandaki kartlarla yapılan harcamalar.
Bulunan eşyanın polise veya işletme yetkilisine teslim edilmesi durumunda teslim tutanağı alınması önemlidir.
Yerde bulunan telefonu veya cüzdanı koruma ve sahibine ulaştırma amacıyla almak suç değildir. Ancak eşyayı iade etmeden veya yetkili mercilere haber vermeden kullanmak, satmak, saklamak ya da sahiplenmek TCK m.160 kapsamında bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına neden olabilir.
Eşya gerçekten kaybolmamış, sahibinin kontrolündeki bir yerden alınmışsa olay TCK m.160 yerine daha ağır cezalar içeren hırsızlık suçu olarak değerlendirilebilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulanacak kanun maddesi, eşyanın bulunduğu yer ve eşya üzerinde gerçekleştirilen davranışlara göre belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
RUHSATSIZ SİLAHLA ADAM VURMA: TÜRK CEZA HUKUKUNDA CEZAİ SORUMLULUK VE SAVUNMA TAKTİKLERİGİRİŞTürk Ceza Hukuku’nda bireyin yaşam hakkı en temel haklardan biridir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) bu hakkı ihlal eden eylemleri ağır yaptırımlarla cezalandırmaktadır. Ruhsatsız silah bulundurmak ve bu silahla adam vurmak, hem silah mevzuatına aykırılık hem de kişilere karşı işlenen suçlar... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku