Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır? — TCK m.86/2

Basit Yaralama ve Hafif Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?
Halk arasında “hafif darp” olarak adlandırılan fiil, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda TCK m.86/2 kapsamında basit kasten yaralama suçu gündeme gelir.
Basit yaralama davası; şikâyet bulunmaması, şikâyetten vazgeçilmesi, uzlaşma, beraat, adli para cezası veya hapis cezası gibi farklı şekillerde sonuçlanabilir. Sonuç; adli rapora, delillere, mağdurun kim olduğuna ve suçun silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenip işlenmediğine göre değişir.
Basit Yaralama Suçunun Cezası Nedir?
Güncel Türk Ceza Kanunu m.86/2 uyarınca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamanın cezası:
6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu cezalar 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle artırılmıştır.
Mahkeme, hapis cezası ile adli para cezasından birini seçer. Adli para cezasının toplam tutarı; belirlenen gün sayısı ve TCK m.52 kapsamında kişinin ekonomik durumu dikkate alınarak tespit edilen günlük miktar üzerinden hesaplanır.
Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Nedir?
Bir yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığına olayın tarafları değil, tıbbi bulgular doğrultusunda düzenlenen adli rapor üzerinden karar verilir.
Basit yaralama kapsamında değerlendirilebilecek durumlara olayın özelliklerine göre şunlar örnek gösterilebilir:
- Hafif kızarıklık ve morluk,
- Küçük sıyrıklar,
- Kısa süreli ağrı,
- Yüzeysel yaralar,
- Hafif şişlik veya hassasiyet.
Ancak her morluk veya sıyrık otomatik olarak TCK m.86/2 kapsamında değildir. Yaralanmanın yeri, büyüklüğü, sayısı, tedavi süreci ve kişi üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
Kemik kırılması, organ işlevinin zayıflaması, hayati tehlike, yüzde sabit iz veya basit müdahaleyle giderilemeyecek başka bir sonuç bulunması hâlinde TCK m.86/2 yerine TCK m.86/1 veya m.87 hükümleri uygulanabilir.
Darp Raporu Olmadan Şikâyet Yapılabilir mi?
Darp raporu bulunmasa da polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Çünkü TCK m.86’ya göre suçun oluşması için mutlaka gözle görülebilen bir yara bulunması gerekmez; kişiye acı verilmesi de yaralama suçunu oluşturabilir.
Ancak darp raporu:
- Yaralanmanın varlığını,
- Yaralanmanın niteliğini,
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini,
- Yaralanmanın olayla uyumlu olup olmadığını
belirlemek bakımından önemli bir delildir.
Darp raporu tek başına yaralamayı kimin gerçekleştirdiğini göstermez. Failin belirlenmesinde kamera görüntüleri, tanık anlatımları, mesajlar, olay tutanakları ve tarafların ifadeleri de değerlendirilir.
Basit Yaralama Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.
TCK m.73’e göre şikâyet süresi, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan şikâyet, şikâyete bağlı temel şekil bakımından soruşturma yapılmasını sağlamaz.
Şikâyet;
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna
yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. CMK m.158 ve devamındaki hükümler uyarınca savcılık soruşturma yürütür; yeterli şüphe bulunursa iddianame düzenlenir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
Şikâyete bağlı basit yaralama suçunda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, TCK m.73’teki şartlara göre soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlayabilir.
Şikâyetten vazgeçme:
- Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı,
- Mahkeme aşamasında kamu davasının düşmesi
sonucunu doğurabilir.
Ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse TCK m.73/6 gereğince vazgeçme sanığı etkilemez. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez.
Suç TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerden birini oluşturuyorsa şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.
Basit Yaralama Suçunda Uzlaştırma Olur mu?
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu kural olarak uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma dosyası, CMK m.253 kapsamında uzlaştırma bürosuna gönderilebilir.
Uzlaştırma sonucunda taraflar anlaşır ve kararlaştırılan edim yerine getirilirse:
- Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına,
- Dava açılmışsa davanın düşmesine
karar verilebilir.
Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava devam eder. Uzlaştırma sürecindeki açıklamalar, kanunda belirtilen şekilde soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
Kadına karşı basit yaralamada uzlaştırma olur mu?
Hayır. CMK m.253/3 gereğince kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanmaz. Yaralanma hafif olsa ve suç şikâyete bağlı bulunsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Silahla yaralamada uzlaştırma olur mu?
Hayır. Yaralamanın silahla işlenmesi TCK m.86/3-e kapsamında nitelikli hâldir. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında bulunmaz.
Hangi Durumlarda Şikâyet Aranmaz?
Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile suçun TCK m.86/3’teki kişiler veya yöntemlerle işlenmesi durumunda şikâyet aranmaz.
Suçun;
- Üstsoya veya altsoya karşı,
- Eşe veya boşanılan eşe karşı,
- Kardeşe karşı,
- Kendisini savunamayacak kişiye karşı,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak,
- Silahla,
- Canavarca hisle
işlenmesi hâlinde savcılık kendiliğinden soruşturma yürütür. Bu durumlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez.
Basit Yaralama Davasının Muhtemel Sonuçları Nelerdir?
| Durum | Muhtemel hukuki sonuç |
|---|---|
| Süresi içinde şikâyet edilmemesi | Soruşturma yapılmaması veya düşme |
| Şikâyetten geçerli şekilde vazgeçilmesi | Kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme |
| Uzlaşmanın sağlanması | Kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi |
| Suçun ispatlanamaması | Beraat |
| Fiilin meşru savunma kapsamında kalması | Ceza verilmesine yer olmadığı veya beraat |
| Suçun sabit görülmesi | Hapis veya adli para cezası |
| Kanuni koşulların bulunması | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi |
| Yaralanmanın daha ağır olduğunun anlaşılması | TCK m.86/1 veya m.87 kapsamında daha ağır değerlendirme |
Bu sonuçlardan herhangi biri otomatik değildir. Mahkeme, olayın özelliklerini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirir.
Adli Para Cezası Verilebilir mi?
Evet. TCK m.86/2’de hapis ve adli para cezası seçenek olarak düzenlenmiştir. Mahkeme suçun işleniş biçimini, meydana gelen zararı, failin kastının ağırlığını ve TCK m.61’deki diğer ölçütleri dikkate alarak hapis veya adli para cezasından birini seçer.
Mahkeme doğrudan hapis cezasını seçerse, TCK m.50/2 nedeniyle bu ceza daha sonra adli para cezasına çevrilemez. Çünkü suçun kanuni düzenlemesinde hapis ve adli para cezası zaten seçenek olarak bulunmaktadır.
İlk defa suç işlenmiş olması doğrudan beraat veya adli para cezası verilmesini gerektirmez. Ancak cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesi sırasında sanığın geçmişi ile yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınabilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün mü?
Mahkûmiyet hâlinde CMK m.231’deki bütün şartların bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. HAGB kararı, sanığın beraat ettiği anlamına gelmez; kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca açıklanmamasını ifade eder.
HAGB uygulanıp uygulanmayacağı;
- Sonuç cezanın süresine,
- Sanığın önceki mahkûmiyet durumuna,
- Yeniden suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaate,
- Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine,
- CMK m.231’deki diğer şartlara
göre belirlenir. Şartların oluşması hâlinde bile her dosyanın sonucu ayrıca değerlendirilir.
Hapis Cezası Ertelenebilir mi?
TCK m.51’deki şartların bulunması durumunda verilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Erteleme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; cezanın belirlenen denetim süresi içerisinde ceza infaz kurumunda çektirilmemesini sağlar.
HAGB, hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezası birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.
Basit Yargılama Usulü Uygulanabilir mi?
TCK m.86/2’de öngörülen cezanın üst sınırı nedeniyle, dava açılması hâlinde CMK m.251’deki şartlar varsa basit yargılama usulü uygulanabilir.
Bu yöntemde mahkeme duruşma açmadan tarafların yazılı beyanlarını alarak dosya üzerinden karar verebilir. Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilebilir. Ancak mahkeme gerekli görürse her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.
Karşılıklı Darp Davası Nasıl Sonuçlanır?
Karşılıklı kavga olması tarafların otomatik olarak cezasız kalacağı anlamına gelmez. Her kişinin eylemi ve neden olduğu yaralanma ayrı değerlendirilir.
Tarafların ikisi de birbirini yaralamışsa:
- Her iki taraf da şüpheli veya sanık olabilir,
- Her iki taraf yönünden ayrı adli rapor alınabilir,
- Şikâyet ve uzlaştırma koşulları ayrı ayrı incelenebilir,
- Meşru savunma veya haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir.
TCK m.25’teki meşru savunma şartları oluşmuşsa ceza verilmeyebilir. Haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilmişse TCK m.29 kapsamında haksız tahrik indirimi gündeme gelebilir. Ancak “ilk yumruğu karşı taraf attı” iddiası tek başına meşru savunma veya tahrik indirimi için yeterli değildir; bütün deliller birlikte incelenir.
Basit Yaralama Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Basit yaralama soruşturmalarında özellikle şu deliller incelenebilir:
- Adli muayene ve darp raporu,
- Hastane kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Olay yeri tutanakları,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların ifadeleri,
- Telefon mesajları ve ses kayıtları,
- Yaralanmayı gösteren fotoğraf ve videolar,
- Acil çağrı ve kolluk kayıtları.
Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. CMK m.217’ye göre mahkeme kararını duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayandırır. Darp raporu yaralanmayı gösterebilir; ancak saldırıyı kimin gerçekleştirdiğinin başka delillerle de ispatlanması gerekir.
Basit Yaralama Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Yaralanan kişi, ceza yargılamasından ayrı olarak Türk Borçlar Kanunu m.49, 54 ve 56 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Koşulların bulunması hâlinde;
- Tedavi giderleri,
- Çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybı,
- Bedensel zarar nedeniyle oluşan diğer giderler,
- Manevi zarar
talep edilebilir. Şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşılması hâlinde, düzenlenen belgenin tazminat talepleri üzerindeki kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Basit yaralama ve hafif darp suçunun güncel cezası TCK m.86/2 gereğince 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç kadına karşı işlenmişse hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Suç kural olarak şikâyete bağlı ve uzlaştırma kapsamındadır. Ancak kadına karşı işlenen kasten yaralamada uzlaştırma uygulanmaz. Yaralamanın silahla, eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenmesi gibi TCK m.86/3 kapsamındaki durumlarda ise şikâyet aranmaz.
Davanın beraat, düşme, adli para cezası, hapis cezası, HAGB veya erteleme ile sonuçlanması; adli raporun içeriğine, delillere, şikâyet durumuna ve olayın işleniş biçimine göre belirlenir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
-
Hakkımızda | Antalya Avukat Uğur Azap Hukuk BürosuAvukat Uğur Azap Antalya Hukuk Bürosu, hukuki uyuşmazlıkların yürürlükteki mevzuat, güncel yargı kararları ve meslek kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Avukat Uğur Azap tarafından yürütülen çalışmalarda her dosya, kendine özgü olaylar ve deliller dikkate alınarak incelenir;... +Devamını oku
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Hayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeMadde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkenceCeza kanunu Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen ceza,... +Devamını oku
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
MALA ZARAR VERME SUÇU CEZASI VE HUKUKİ SONUÇLARITürk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişMülkiyet hakkı, bireylerin sahip olduğu en temel haklardan biri olup, gerek anayasal güvencelerle gerekse ceza hukuku kurallarıyla korunmaktadır. Bu bağlamda, başkasına ait bir mala kasten zarar verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar verme suçu” olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi,... +Devamını oku
-
İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
-
Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Birine İftira Atmanın Cezası Nedir?İftira suçu, bir kişinin işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiille suçlanması ve bu suçlama sonucunda kişi hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasının amaçlanmasıdır. İftira, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir.İftira suçu nasıl oluşur?TCK m.267/1’e göre iftira suçunun... +Devamını oku
-
Yabancı devlet başkanına karşı suçCeza kanunu Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin... +Devamını oku
-
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.