Polis Hangi Durumlarda Eve Girip Arama Yapabilir? — CMK m.116–119

Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız arama yetkisi vermez.
Bununla birlikte suçüstü, yardım çağrısı, içeride bulunan kişinin hayatının tehlikede olması, yangın veya benzeri acil durumlarda polisin eve girmesi farklı kurallara bağlı olarak mümkün olabilir.
Evde Arama Yapılmasının Temel Şartları Nelerdir?
CMK m.116’ya göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa kişinin:
- Üstü
- Eşyası
- Konutu
- İş yeri
- Kendisine ait diğer yerleri
aranabilir.
Makul şüphe, yalnızca soyut bir tahmin veya gerekçesiz kuşku değildir. Somut olayın özelliklerine göre, arama sonucunda şüphelinin veya suç delilinin bulunabileceğini düşündüren makul olguların bulunması gerekir.
Polis Eve Hâkim Kararı Olmadan Girebilir mi?
Kural olarak konutta yapılacak arama için hâkim kararı gerekir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde arama için:
- Hâkim kararı veya
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri
bulunmalıdır.
Bu nedenle polis memurunun kendi kararıyla “Şüphelendik, evi arayacağız” demesi kural olarak yeterli değildir.
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Ne Demektir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl; hâkimden karar alınmasının beklenmesi durumunda şüphelinin kaçması, delillerin yok edilmesi, saklanması veya başka bir yere götürülmesi tehlikesinin ortaya çıkmasıdır.
Örneğin uyuşturucu maddenin hemen yok edileceğine, silahın taşınacağına veya aranan kişinin kaçacağına ilişkin somut bir durum varsa Cumhuriyet savcısı yazılı arama emri verebilir.
Sadece işlemi hızlandırmak veya hâkimden karar almayı zahmetli görmek, gecikmesinde sakınca bulunan hâl sayılmaz. Aciliyetin somut olayla bağlantılı şekilde açıklanabilmesi gerekir.
Telefonla Verilen Arama Emri Yeterli midir?
CMK m.119, konut araması için Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır. Yalnızca “Savcı telefonla izin verdi” şeklindeki bir açıklama, yazılı emir şartını kendiliğinden karşılamaz.
Acil iletişim yöntemleriyle iletilen bir emrin de yetkili kişi tarafından verildiğinin, içeriğinin, zamanının ve kapsamının denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması gerekir.
Arama tutanağında karar veya emrin bilgileri ile işlemi gerçekleştiren görevlilerin kimlikleri yer almalıdır.
Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?
CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde şu bilgiler açıkça gösterilmelidir:
- Aramanın nedenini oluşturan fiil
- Aranacak kişi
- Aranacak konutun veya diğer yerin adresi
- Aranacak eşyanın niteliği
- Karar veya emrin geçerli olduğu süre
Adresin belirsiz olması, arama süresinin geçmiş bulunması veya kararın aranan yerle ilgisinin bulunmaması hukuka uygunluk tartışması doğurabilir.
Arama, kararda belirtilen adres ve amaçla sınırlı yapılmalıdır. Bir daire için verilen karar, kural olarak aynı binadaki diğer bağımsız dairelerin de aranmasına izin vermez.
Polis Arama Kararını Göstermek Zorunda mı?
Evde bulunan kişi, arama kararının veya yazılı emrin dayanağını ve kapsamını öğrenmeyi talep edebilir. Aramanın hangi suç nedeniyle, hangi adreste ve ne kadar süreyle yapılabileceği kontrol edilmelidir.
Kararın aslının evde bırakılması her durumda zorunlu olmayabilir. Ancak arama sonunda talep edilmesi hâlinde yapılan işlemi, aramanın nedenini ve el konulan eşyaları gösteren belge veya tutanak örneği istenebilir.
Belge gösterilmediği düşünülüyorsa bu durum tutanağa yazdırılmalıdır. Fiziksel olarak direnmek yerine itirazın kayıt altına alınması ve hukuki yollara başvurulması daha uygun olur.
Ev Sahibi Kapıyı Açmazsa Polis Kapıyı Kırabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri varsa, evde bulunan kişinin kapıyı açmaması aramanın yapılmasını engellemez.
Kolluk, önce kapının açılmasını isteyebilir. Sonuç alınamazsa arama kararının uygulanması için gerekli ve ölçülü zor kullanılabilir. Çilingir yardımıyla kapının açılması veya zorunlu durumda kapıya müdahale edilmesi mümkündür.
Ancak kullanılan yöntemin gerekli ve ölçülü olması gerekir. Gereksiz şekilde kapıya, eşyalara veya evin diğer bölümlerine zarar verilmesi hukuka aykırılık ve tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Polis Gece Eve Girip Arama Yapabilir mi?
CMK m.118’e göre konutta, iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde kural olarak gece vakti arama yapılamaz.
Ancak şu durumlarda gece araması yapılabilir:
- Suçüstü hâli
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl
- Yakalanmış veya gözaltına alınmışken kaçan kişinin yeniden yakalanması
- Kaçan tutuklu veya hükümlünün yakalanması
Bu istisnaların bulunması, aramanın diğer kanuni şartlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Konut aramasının yetkili karar veya yazılı emre dayanması kuralı ayrıca değerlendirilir.
Gündüz hukuka uygun şekilde başlatılmış bir aramanın işlemin niteliği gereği gece saatlerine uzaması ile aramaya doğrudan gece başlanması da aynı durum değildir.
Suçüstü Hâlinde Polis Eve Girebilir mi?
İşlenmekte olan bir suçun bulunması veya suç henüz işlenmişken failin kesintisiz biçimde takip edilmesi suçüstü hâli oluşturabilir.
Örneğin silahla saldırı gerçekleştiren kişinin polis tarafından kesintisiz takip edilirken bir eve kaçması, olağan bir ihbarla aynı değildir. Şüphelinin yakalanması ve devam eden tehlikenin önlenmesi için acil müdahale gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her ihbar suçüstü sayılmaz. Saatler önce işlendiği bildirilen bir suç veya kimliği belirsiz kişinin soyut iddiası, tek başına suçüstü hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayabilir.
Evden Yardım Sesi Gelirse Polis Karar Olmadan Girebilir mi?
Evden yardım çığlığı gelmesi, silah sesi duyulması, devam eden aile içi şiddet ihtimali, yangın, gaz kaçağı veya içeride bir kişinin hayatının ciddi tehlikede olduğuna ilişkin somut belirtiler bulunması hâlinde polis müdahale edebilir.
Burada amaç öncelikle suç delili aramak değil; kişinin hayatını, beden bütünlüğünü veya malvarlığını yakın tehlikeden korumaktır.
Aşağıdaki durumlarda acil giriş söz konusu olabilir:
- Evden açıkça yardım istenmesi
- Şiddet veya kavga seslerinin duyulması
- Silah sesi gelmesi
- İçeride baygın veya yaralı bir kişinin bulunduğunun bildirilmesi
- Yangın, patlama veya gaz kaçağı tehlikesi
- Çocuğun ya da yardıma muhtaç kişinin ciddi risk altında olması
Acil giriş yetkisi, ilgisiz odalarda ve eşyalarda sınırsız delil arama hakkı vermez. Acil tehlike giderildikten sonra delil araması yapılacaksa arama ve el koyma kurallarına uyulması gerekir.
İhbar Üzerine Polis Evi Arayabilir mi?
Uyuşturucu, kaçak silah veya başka bir suç bulunduğuna ilişkin ihbar, soruşturma başlatılmasına ve arama kararı talep edilmesine neden olabilir. Ancak her isimsiz veya soyut ihbar, doğrudan konut araması yapılması için yeterli kabul edilmeyebilir.
İhbarın:
- Ayrıntılı olup olmadığı
- Başka bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı
- İhbarcının verdiği bilgilerin somutluğu
- Şüpheli hareketlerin bulunup bulunmadığı
- Delillerin yok edilme tehlikesi
değerlendirilir.
Polis ihbar üzerine araştırma yapabilir; fakat konuta girerek arama yapabilmesi için kural olarak CMK m.116 ve m.119’daki şartların oluşması gerekir.
Başkasına Ait Ev Aranabilir mi?
CMK m.117 kapsamında şüpheli veya sanığa ait olmayan bir konutta da arama yapılabilir. Ancak bunun için aranan kişinin veya suç delillerinin o evde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren somut olayların bulunması gerekir.
Örneğin şüphelinin başka bir kişinin evinde saklandığının görülmesi veya suç eşyasının o adrese götürüldüğünün somut bilgilerle belirlenmesi durumunda arama kararı verilebilir.
Sadece şüphelinin akrabası, arkadaşı veya tanıdığı olmak, bir kişinin evinin aranması için tek başına yeterli değildir.
Şüphelinin bulunduğu yer veya kesintisiz takip sırasında girdiği yer bakımından durum ayrıca değerlendirilir.
Yakalama Kararı Bulunması Evi Aramak İçin Yeterli midir?
Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, her durumda ve her konutta sınırsız arama yapılabileceği anlamına gelmez.
Şüphelinin kendi konutunun veya saklandığı düşünülen üçüncü kişiye ait konutun aranması için arama hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle üçüncü kişinin evinde şüphelinin bulunduğunu gösteren olayların varlığı aranır.
Şüphelinin suçüstü takibi sırasında eve girmesi veya kaçan tutuklu ya da hükümlünün yakalanması gibi acil durumlar farklı değerlendirilir.
Evde Önleme Araması Yapılabilir mi?
Önleme araması, henüz işlenmiş belirli bir suçun delillerini bulmak için değil, tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan aramadır.
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m.9 uyarınca konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan iş yerinde ve bunların eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
Bu nedenle genel bir önleme araması kararı, polis tarafından evlerin aranmasının dayanağı olarak kullanılamaz. Konutta şartları varsa CMK hükümlerine göre adli arama yapılabilir.
Ev Sahibinin İzin Vermesi Arama Kararı Yerine Geçer mi?
Kişinin polisi kendi isteğiyle eve davet etmesi ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen adli arama aynı işlem değildir.
Konut sahibinin rıza göstermesi, kanunun hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aradığı bir adli aramada bu şartları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle rızanın baskı altında verilip verilmediği ve kişinin neye izin verdiği önemlidir.
Kişinin belirli bir eşyayı kendi isteğiyle teslim etmesi ile polisin dolapları, odaları ve kişisel eşyaları sistemli biçimde araştırması birbirinden ayrılmalıdır.
Savcı Aramaya Katılmazsa Kimler Hazır Bulunmalıdır?
CMK m.119/4’e göre Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada “arama tanığı” veya “işlem tanığı” olarak adlandırılır.
Ev sahibinin, aile bireyinin veya avukatın bulunması, kanunda aranan iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesinin yerini kendiliğinden tutmaz. Bu kişilerin aramanın başından sonuna kadar hazır bulunması gerekir.
Savcı bizzat aramaya katılmışsa iki arama tanığı bulundurma zorunluluğu bulunmaz.
Evde Kimse Yoksa Arama Yapılabilir mi?
Geçerli bir arama kararı veya yazılı emir bulunması hâlinde ev sahibinin evde olmaması aramayı engellemez.
Aranacak yerin sahibi bulunmuyorsa mümkünse:
- Temsilcisi
- Ayırt etme gücüne sahip bir yakını
- Kendisiyle birlikte yaşayan kişi
- Komşusu
hazır bulundurulur.
Savcı aramada bulunmuyorsa CMK m.119/4 kapsamında iki arama tanığına ilişkin kurala ayrıca uyulmalıdır. Arama sonrasında yapılan işlemler ve el konulan eşyalar tutanağa geçirilmelidir.
Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir mi?
Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Ancak avukatın gelmesi için aramanın mutlaka bekletilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Evde bulunan kişi avukatına haber vermek istediğini belirtebilir. Bu talebin aramayı geciktirmek veya delillerin yok edilmesine imkân vermek amacıyla kullanılmaması gerekir.
Avukat, aramanın kapsamını gözlemleyebilir, usule aykırılıkları belirtebilir ve itirazların tutanağa geçirilmesini talep edebilir.
Polis Evde Her Yeri Arayabilir mi?
Arama, kararın amacı ve aranan kişinin ya da eşyanın niteliğiyle sınırlı olmalıdır.
Örneğin yetişkin bir kişinin yakalanması için yapılan aramada, kişinin sığması mümkün olmayan küçük kutuların içinin araştırılması arama amacıyla bağdaşmayabilir. Buna karşılık küçük bir uyuşturucu paketi, belge veya dijital veri taşıyıcısı aranıyorsa çekmece, dolap ve kutuların araştırılması mümkün olabilir.
Polis arama kararını ilgisiz kişisel alanları sınırsız biçimde inceleme yetkisi olarak kullanamaz. Arama sırasında gereksiz dağınıklık veya zarar meydana getirilmemesi gerekir.
Arama Kararı Telefonun İncelenmesini de Kapsar mı?
Evde yapılan arama sırasında telefon, bilgisayar, tablet veya dijital depolama cihazı bulunabilir. Ancak cihazın ele geçirilmesi ile cihazın içindeki mesajların, fotoğrafların ve dosyaların incelenmesi aynı işlem değildir.
Bilgisayar ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134’te özel olarak düzenlenmiştir. Konut arama kararının bulunması, telefon veya bilgisayarın bütün içeriğinin sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.
Dijital cihazlarla ilgili işlemlerin ayrıca kanuni dayanağa, yetkili karara ve usule uygun yapılması gerekir.
Aramada Bulunan Eşyalara Polis El Koyabilir mi?
Arama sırasında suçun delili olduğu veya müsadereye tabi bulunduğu değerlendirilen eşyalara el konulabilir. El koyma işlemi CMK m.127 hükümlerine göre gerçekleştirilir.
El konulan eşyalar:
- Ayrıntılı şekilde tutanağa yazılmalı
- Miktar ve özellikleri belirtilmeli
- Uygun biçimde paketlenmeli
- Gerekiyorsa mühürlenmeli
- İlgili kişiye tutanak veya liste örneği verilmelidir
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, kanunda belirtilen süre içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi devam ettirilemez.
Arama sırasında başka bir suçun işlendiğini düşündüren bir delil bulunursa bu delil muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bildirilir.
Polis Aramada Para veya Ziynet Eşyası Alabilir mi?
Para, altın veya başka değerli eşyalara ancak suç delili, suçtan elde edilen gelir veya müsadereye tabi malvarlığı olduğu yönünde hukuki dayanak bulunması hâlinde el konulabilir.
Evde bulunan her para veya ziynet eşyası otomatik olarak suç eşyası sayılamaz. El konulan miktar, tür, seri numarası ve diğer ayırt edici özellikler mümkün olduğunca tutanağa ayrıntılı yazılmalıdır.
İlgili kişi, el koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesini isteyebilir.
Arama Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Arama yapılan kişi şu hususlara dikkat edebilir:
- Görevlilerin kimliklerini ve birimlerini öğrenmek
- Arama kararını veya yazılı emri görmek istemek
- Adres, süre ve suç bilgisini kontrol etmek
- Cumhuriyet savcısının aramada bulunup bulunmadığını sormak
- Savcı yoksa iki arama tanığının hazır bulunmasını istemek
- Mümkünse avukata haber vermek
- El konulan eşyaların eksiksiz yazılmasını istemek
- İtirazları arama tutanağına yazdırmak
- Tutanakları okumadan imzalamamak
- Tutanak ve eşya listesinin örneğini talep etmek
Tutanağın içeriği gerçeğe uygun değilse kişi bunu belirterek şerh düşebilir. Fiziksel direnme, görevi yaptırmamak için direnme gibi başka hukuki sorunlara yol açabileceğinden itirazların kanuni yollarla yapılması gerekir.
Arama Kararı Olmadan Bulunan Deliller Kullanılabilir mi?
Hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.
Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.
Özellikle şu aykırılıklar delilin hukuka uygunluğunu etkileyebilir:
- Makul şüphe bulunmaması
- Konut araması için gerekli karar veya yazılı emrin bulunmaması
- Kararın yanlış adres için düzenlenmiş olması
- Kararın geçerlilik süresinin dolmuş olması
- Aramanın kararın kapsamını aşması
- Savcı yokken iki arama tanığının bulundurulmaması
- Gece araması şartlarının oluşmaması
- El koyma işleminin usulüne uygun yapılmaması
Her usul hatasının sonucu somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak kanunun açıkça zorunlu tuttuğu güvencelere uyulmaması, elde edilen delillerin hükme esas alınamamasına neden olabilir.
Hukuka Aykırı Arama Yapılırsa Nereye Başvurulur?
Aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa:
- İtirazlar arama tutanağına yazdırılabilir
- Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir
- El koyma işlemine karşı hâkimden karar istenebilir
- Ceza davasında delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir
- Şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir
- Kamu görevlileri hakkında idari başvuru yapılabilir
CMK m.141 kapsamında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen kişi kanuni şartların bulunması hâlinde devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Polisin bir evde adli arama yapabilmesi için şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin bulunabileceği konusunda makul şüphe bulunmalıdır. Konut araması kural olarak hâkim kararına; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanmalıdır.
Kolluk amirinin emri konut araması için yeterli değildir. Savcı aramada bulunmuyorsa iki komşu veya ihtiyar heyeti üyesinin arama boyunca hazır bulundurulması gerekir. Gece araması ise yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda yapılabilir.
Yardım çağrısı, devam eden şiddet, yangın veya yakın hayati tehlike nedeniyle eve girilmesi ile suç delili bulmak amacıyla yapılan adli arama birbirinden farklıdır. Acil müdahale, polise evin tamamında sınırsız delil arama yetkisi vermez.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aramanın hukuka uygunluğu; kararın içeriği, arama zamanı, somut şüphe, işlem tutanağı ve olayın bütün koşulları birlikte incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden... +Devamını oku
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkKullanma hırsızlığı TCK Madde 146(1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.Zorunluluk hâliMadde 147(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Emanet Verilen Para veya Eşyayı Geri Vermemek Suç mu?Emanet olarak verilen para veya eşyanın geri verilmemesi, olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Ancak her para veya eşya uyuşmazlığı ceza suçu değildir. Özellikle borç verilen paranın ödenmemesi çoğu zaman hukuki alacak meselesidir.Suçun oluşabilmesi için başkasına ait malın korunmak veya belirli bir amaçla... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir ve bireyin vücut bütünlüğüne yönelik kasıtlı eylemleri cezalandırmayı amaçlamaktadır. TCK m.86/1’e göre, “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi” bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun... +Devamını oku
-
Bu makalemde daha anlaşılır olması açısından başlıktaki gibi Ad Soyad yazmak yerine doğal olarak kendi Ad Soyadım üzerinden örnekleyerek anlatacağım. Dikkat ederseniz başlıkta kendi Ad Soyadımı bilerek yazmadım ki aslında bunun bir sakıncası reklam yasağına aykırı olmamasına rağmen google'da çıkma gayesi olmayan bir makale olduğu göstermekti. Başlık etkilidir ve buna dikkat... +Devamını oku
-
Bir kişinin ev adresini, T.C. kimlik numarasını, telefonunu, doğum tarihini veya aile bilgilerini rızası olmadan internette paylaşmak suç oluşturabilir. Bu davranış halk arasında “doxxing” olarak da adlandırılmaktadır.TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı şekilde başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Bilgilerin sosyal... +Devamını oku
-
Karşılıklılık koşuluCeza kanunu Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
-
Türk Ceza Hukukuna Göre Gasp Suçu Davası, Cezası ve Savunma StratejileriGasp suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, malvarlığına karşı işlenen ağır bir cebir suçudur. Suçun temel özelliği, mağdurun iradesini cebir veya tehdit yoluyla etkileyerek malın alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesine göre, "bir başkasının taşınır malını cebir veya tehdit kullanarak... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırıMadde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukuku Hangi Davalara kapsar? Detaylı RehberTürk Ceza Hukuku, toplum düzenini korumak, suç işlenmesini önlemek ve suç işleyen kişilere adil yargılama süreci sunmak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku avukatları, bu alanda uzmanlaşmış hukukçulardır ve bireylerin ceza hukuku kapsamındaki haklarını korumak için çalışırlar. Peki, Türk Ceza Hukuku avukatları hangi davalara... +Devamını oku
-
Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
TefecilikMadde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek:14/4/2020-7242/14 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden... +Devamını oku
-
Görevi kötüye kullanma Madde 257(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini... +Devamını oku
-
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanmakCeza kanunu Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla... +Devamını oku
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen... +Devamını oku
-
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Telefon Numarası, Adres veya Fotoğraf Paylaşmanın CezasıBir kişinin telefon numarasını, ev adresini veya tanınmasını sağlayan fotoğrafını rızası dışında başkalarına vermek ya da internette yayımlamak, paylaşımın hukuka aykırı olması hâlinde suç oluşturabilir. Bu davranışlar özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136. maddeleri kapsamında değerlendirilir.TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı... +Devamını oku
-
Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku