Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir? — TCK m.87

Kavgada Kemik Kırılmasının Cezaya Etkisi Nedir?

Kavga sırasında mağdurun kemiğinin kırılması veya çıkması, kasten yaralama suçunun cezasını artıran bir sonuçtur. Ancak “kemik kırıldı, ceza kesin olarak şu kadardır” şeklinde tek bir ceza miktarı bulunmaz. Öncelikle TCK m.86’ya göre temel ceza belirlenir; ardından kırığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca bu ceza yarısına kadar artırılır.

Kemik Kırılması Hangi Suçu Oluşturur?

Bir kişinin başkasına bilerek vurması, tekmelemesi, itmesi veya başka şekilde zarar vermesi sonucunda kemik kırığı meydana gelirse temel suç kasten yaralamadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesine göre başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda ise TCK m.87/3 uygulanır. Bu düzenlemeye göre TCK m.86 üzerinden belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Kasten yaralama suçunun cezaları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Güncel alt sınırlar 7550 sayılı Kanun’un 9 ve 10. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kemik Kırılmasının Cezası Kaç Yıldır?

Kemik kırılması için bağımsız ve sabit bir ceza aralığı bulunmaz. Ceza iki aşamalı şekilde belirlenir:

Yaralamanın temel cezası TCK m.86’ya göre belirlenir.
Belirlenen ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Örneğin mahkeme temel cezayı 2 yıl olarak belirlerse:

  • Dörtte bir artırım uygulanması hâlinde ceza 2 yıl 6 ay,
  • Yarı oranında artırım uygulanması hâlinde ceza 3 yıl

olabilir. Bu örnek yalnızca artırımın nasıl hesaplandığını göstermektedir. Gerçek ceza; kırığın niteliği, olayın işleniş biçimi, kullanılan araç, tarafların davranışları ve diğer artırma veya indirme nedenlerine göre değişir.

Her Kemik Kırığında Aynı Artırım mı Uygulanır?

Hayır. TCK m.87/3, artırım oranının belirlenmesinde kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin dikkate alınmasını emretmektedir.

Bu nedenle;

  1. Kırılan kemiğin bulunduğu bölge,
  2. Kırığın sayısı,
  3. Kırığın hareket kabiliyetine etkisi,
  4. Tedavi ve iyileşme süreci,
  5. Ameliyat gerekip gerekmediği,
  6. Kırığın kalıcı bir sonuç doğurup doğurmadığı

tıbbi raporlarla incelenir. Artırım oranını mahkeme belirler. Kırığın varlığı ve ağırlığı konusunda hastane kayıtları, radyolojik görüntüler ve adli raporlar esas alınır.

Burun, Çene, Kol veya Kaburga Kırılması Cezayı Artırır mı?

Burun, çene, kol, el, parmak, bacak, kaburga veya vücuttaki başka bir kemiğin kırılması TCK m.87/3 kapsamında değerlendirilebilir. Önemli olan kırığın kavga sırasında gerçekleştirilen yaralama fiilinden kaynaklandığının tespit edilmesidir.

Kırığın ayrıca;

  • Yaşamı tehlikeye sokması,
  • Bir organın işlevini sürekli zayıflatması,
  • Yüzde sabit iz bırakması,
  • Yüzün sürekli değişmesine neden olması

gibi daha ağır sonuçlar doğurması hâlinde TCK m.87’nin diğer fıkraları da gündeme gelebilir. Bu durumda uygulanacak artırım yalnızca kemik kırığına göre değil, meydana gelen en ağır neticeye göre değerlendirilebilir.

Kemik Kırığı Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Sayılır mı?

TCK m.86/2, etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamaları düzenlemektedir. Bu suçun güncel cezası mağdurun şikâyeti üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ancak yaralama sonucunda kemik kırığı ya da çıkığı meydana gelmesi, kanunda ayrıca TCK m.87/3 kapsamında ağırlaşmış sonuç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kemik kırığı bulunan olay yalnızca basit bir yaralama gibi değerlendirilemez.

Silahla Kemik Kırmanın Cezası Daha mı Ağırdır?

TCK m.86/3-e uyarınca kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.

Kanundaki silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. TCK m.6 kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli bıçak, sopa, taş, şişe, demir çubuk ve benzeri araçlar da olayın özelliklerine göre silah sayılabilir.

Yaralama silahla gerçekleştirilmiş ve ayrıca kemik kırığına neden olmuşsa:

  • Öncelikle TCK m.86/3-e kapsamında silah artırımı,
  • Ardından TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığı artırımı

değerlendirilir.

Karşılıklı Kavgada Kemik Kırılırsa Kim Ceza Alır?

Kavganın karşılıklı olması cezai sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Her kişinin gerçekleştirdiği eylem ve sebep olduğu yaralanma ayrı ayrı değerlendirilir.

Karşılıklı kavga sırasında:

  1. Kimin hangi darbeyi vurduğu,
  2. Kemik kırığının hangi darbeden kaynaklandığı,
  3. Tarafların kavgayı başlatıp başlatmadığı,
  4. Taraflardan birinin saldırıyı durdurmaya çalışıp çalışmadığı,
  5. Meşru savunma şartlarının bulunup bulunmadığı

araştırılır.

Bir kişinin yalnızca olay yerinde bulunması veya kavgaya karışmış görünmesi, kemik kırığından sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir. CMK m.217 gereğince mahkûmiyet, duruşmada tartışılmış hukuka uygun delillere dayanmalıdır. Kırığa kimin neden olduğu ispatlanamıyorsa CMK m.223/2-e kapsamında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı gündeme gelebilir.

Meşru Savunma Varsa Ceza Verilir mi?

TCK m.25/1’e göre bir kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi kesin olan haksız saldırıyı, saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırması meşru savunma sayılabilir.

Meşru savunmanın şartları oluşmuşsa ceza verilmez. Ancak:

  1. Saldırı sona erdikten sonra vurulması,
  2. Savunma sınırının aşılması,
  3. İntikam amacıyla hareket edilmesi,
  4. İlk saldırıya göre açıkça orantısız güç kullanılması

durumlarında meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği önemli olmakla birlikte, yalnızca “kavgayı karşı taraf başlattı” demek her durumda meşru savunma kabul edilmez.

Haksız Tahrik İndirimi Uygulanabilir mi?

TCK m.29’a göre haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında indirim yapılabilir.

Hakaret edilmesi, saldırıya uğranılması veya başka bir haksız davranışın ardından kavganın meydana gelmesi durumunda haksız tahrik hükümleri değerlendirilebilir. Bununla birlikte her tartışma veya söz, otomatik olarak tahrik indirimi sağlamaz. Haksız hareketin niteliği ile yaralama eylemi arasındaki bağlantı incelenir.

Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir. Meşru savunma şartları oluştuğunda fiil hukuka uygun kabul edilebilirken haksız tahrikte suç oluşur fakat cezada indirim yapılabilir.

Fail Kemiğin Kırılmasını İstememişse Ne Olur?

Failin mutlaka “kemiği kırmak” amacıyla hareket etmiş olması gerekmez. TCK m.23 gereğince neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suçtan sorumluluk için ağır sonuç bakımından en azından taksir bulunması gerekir.

Örneğin bir kişiye bilerek yumruk atan fail kemiğin kırılmasını özellikle istememiş olsa bile, meydana gelen kırıkla fiil arasında nedensellik bağı bulunması ve ağır sonuç bakımından en az taksirinin mevcut olması hâlinde TCK m.87/3 uygulanabilir.

Kemik Kırığı Şikâyete Bağlı mıdır?

Kemik kırığına neden olan kasten yaralama, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama kapsamında değildir. Bu nedenle TCK m.87/3 kapsamındaki suç şikâyete bağlı olmaksızın savcılık tarafından resen soruşturulur.

Mağdur daha sonra şikâyetinden vazgeçse bile soruşturma veya kamu davası kendiliğinden sona ermez.

Şikâyet veya ihbar, Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 gereğince Cumhuriyet başsavcılığına, polis merkezine veya jandarma karakoluna yapılabilir.

Kemik Kırığı Bulunan Yaralama Uzlaştırmaya Tabi midir?

TCK m.87/3 kapsamında kemik kırığına veya çıkığına neden olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların kendi aralarında anlaşmaları, ceza soruşturmasını veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Ancak taraflar arasındaki anlaşma, zararların giderilmesi veya sanığın yargılama sürecindeki davranışları, kanunda öngörülen diğer koşullar varsa cezanın kişiselleştirilmesi sırasında ayrıca değerlendirilebilir.

Adli Rapor Neden Önemlidir?

Kemik kırığının cezaya etkisinin belirlenmesinde adli rapor temel delillerden biridir. Raporda özellikle:

  • Kırık veya çıkığın bulunup bulunmadığı,
  • Kırığın yaralama fiiliyle uyumlu olup olmadığı,
  • Hayat fonksiyonlarına etkisi,
  • Hayati tehlike oluşup oluşmadığı,
  • Organ işlevinde kalıcı zayıflama veya kayıp bulunup bulunmadığı,
  • Yüzde sabit iz kalıp kalmadığı

incelenir.

İlk hastane raporunun geçici olması durumunda kesin rapor veya ek rapor alınabilir. Röntgen, tomografi, ameliyat kayıtları, hastane dosyası ve diğer tıbbi belgeler birlikte değerlendirilir.

Kemik Kırığı Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Ceza sorumluluğunun yanında hukuki tazminat sorumluluğu da doğabilir. Türk Borçlar Kanunu m.49, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesini düzenlemektedir.

Kemik kırığına uğrayan kişi, koşulların bulunması hâlinde:

  • Tedavi giderlerini,
  • Çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybını,
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan zararları,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları,
  • TBK m.56 kapsamında manevi tazminatı

talep edebilir. Ceza davasındaki mahkûmiyet ile maddi ve manevi tazminat birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Kavgada kemik kırılması, kasten yaralamanın cezasını ağırlaştırır. Güncel düzenlemeye göre temel kasten yaralama cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmişse bu ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK m.87/3 uyarınca yarısına kadar artırılır.

Silah kullanılması, mağdurun eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeş olması ya da diğer nitelikli hâllerin bulunması durumunda ayrıca ceza artırımı uygulanabilir. Karşılıklı kavga, şikâyetten vazgeçme veya failin kemiği özellikle kırmak istememesi cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kesin sonuç; adli rapor, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 804 konu bulundu
  • Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılarak malvarlığında zarara uğratılması esasına dayanır. TCK m.157’ye göre, failin hileli davranışlarla mağduru kandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde basit dolandırıcılık suçu oluşur. Ancak,... +Devamını oku
  • ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
  • DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
  • Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiMadde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini... +Devamını oku
  • Restoranda tüketilen yemek nedeniyle zehirlenme meydana gelirse sorumluluk; gıdanın nerede bozulduğu, yemeği kimin hazırladığı, saklama ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı ve sorumlu kişilerin bozulmayı bilip bilmediğine göre belirlenir.Olayın özelliklerine göre restoran işletmecisi, işletme yetkilisi, aşçı, çalışan, gıda tedarikçisi veya üretici sorumlu olabilir. Ancak restoran sahibinin her... +Devamını oku
  • Cinayet davaları, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Cinayet suçu ağır bir suç olduğundan, Sulh veya Asliye Ceza Mahkemeleri yetkili değildir.
  • Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaliMadde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin... +Devamını oku
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
  • Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
  • Bir kişinin ev adresini, T.C. kimlik numarasını, telefonunu, doğum tarihini veya aile bilgilerini rızası olmadan internette paylaşmak suç oluşturabilir. Bu davranış halk arasında “doxxing” olarak da adlandırılmaktadır.TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı şekilde başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Bilgilerin sosyal... +Devamını oku
  • Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
  • Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.Nitelikli hallerMadde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,e) Çocuğa... +Devamını oku
  • Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
  • Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
  • Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
  • Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
  • Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarRüşvet Madde 252 (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir... +Devamını oku
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Nefsi Müdafaa (Meşru Müdafaa) Savunması Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişTürk Ceza Hukuku’nda nefsi müdafaa (meşru müdafaa), hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak düzenlenmiş olup, saldırıya uğrayan bireyin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran önemli bir kurumdur. Nefsi müdafaa, hem bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alan bir güvence aracı, hem... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • Özel yetkiMADDE 13(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.Yabancı ülkede işlenen... +Devamını oku
  • Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
  • Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • 25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
  • Birinin Arkasından Küfür Etmek Hakaret Suçu Oluşturur mu? — TCK m.125/1 Kapsamında Antalya’nın 2016–2025 Dönemine İlişkin Hukuki ve İstatistiksel İncelemesiBir kişinin arkasından küfür edilmesi, belirli koşullarda hakaret suçunu oluşturabilir. Ancak mağdurun bulunmadığı bir ortamda söylenen her aşağılayıcı söz, tek başına cezalandırma için yeterli değildir. Sözün niteliği, kimleri hedef aldığı,... +Devamını oku
  • Dijital çağda kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde WhatsApp, SMS, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülmektedir. İki kişi arasında gerçekleşen özel yazışmaların, taraflardan biri tarafından diğerinin rızası olmaksızın üçüncü kişilere gösterilmesi; Türk hukukunda hem ceza hukuku, hem kişisel verilerin korunması hukuku, hem de özel hukuk (tazminat) bakımından sonuç... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
  • Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,d) Bir... +Devamını oku
  • Türk Ceza Hukukuna Göre Fuhuş Suçu ve TCK 227. Maddesi Kapsamında Cezai Sorumluluk1. Giriş - Türk Ceza Hukuku kapsamında fuhuş suçuTürk Ceza Hukuku kapsamında fuhuş suçu, kamu düzeni ve genel ahlakı koruma amacıyla düzenlenmiştir.Fuhuş, genel anlamda bir kimsenin para veya benzeri çıkar karşılığında cinsel ilişkiye rıza göstermesi anlamına gelir.Ancak Türk Ceza Kanunu (TCK), bizzat fuhuş... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Kasten Yaralama Suçu (TCK 86-88)1. Kasten Yaralama Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 86. ve 88. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TCK 86/1'e göre, "Başkasının vücudu üzerinde acı duymasına veya sağlık ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, kasten yaralama suçunu işlemiş olur."2. Kasten Yaralama Suçunun UnsurlarıFail: Suçu işleyen kişi... +Devamını oku

Seiten