Kendini Savunurken Birini Yaralamak Suç mu? - TCK m.25

Bir kişi kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anda ve saldırıyla orantılı biçimde durdurmak için saldırganı yaralarsa meşru savunma hükümlerinden yararlanabilir. TCK m.25’teki bütün koşullar gerçekleşmişse yapılan yaralama hukuka uygun kabul edilir ve kişi hakkında ceza verilmez.
Ancak saldırı sona erdikten sonra karşı tarafa vurmak, intikam amacıyla hareket etmek veya saldırıyla açıkça orantısız güç kullanmak meşru savunma sayılmayabilir. Bu durumda kasten yaralama veya meydana gelen sonuca göre daha ağır bir suç gündeme gelebilir.
Meşru Savunma Nedir?
Türk Ceza Kanunu m.25/1 meşru savunmayı şu şartlarla düzenlemektedir:
- Kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş haksız saldırı bulunması,
- Saldırının gerçekleşiyor, gerçekleşmesinin veya tekrarının kesin olması,
- Savunmanın saldırıyı o anda uzaklaştırmak amacıyla yapılması,
- Savunmanın zorunlu olması,
- Savunma ile saldırı arasında olayın koşullarına göre orantı bulunması.
Bu şartların tamamı gerçekleştiğinde yaralama fiili hukuka uygun kabul edilir. TCK m.25’in güncel metninde, bu şartlar altında işlenen fiiller nedeniyle faile ceza verilmeyeceği açıkça düzenlenmiştir. cdn.tbmm.gov.tr
Meşru Savunmanın Şartları Nelerdir?
Haksız bir saldırı bulunmalıdır
Meşru savunmadan söz edilebilmesi için hukuken korunmayan ve bir hakka yönelen haksız saldırı bulunmalıdır.
Saldırı;
- Yaşam hakkına,
- Vücut bütünlüğüne,
- Cinsel dokunulmazlığa,
- Özgürlüğe,
- Konut dokunulmazlığına,
- Mülkiyet hakkına,
- Başka bir kişiye ait herhangi bir hakka
yönelmiş olabilir.
Saldırının mutlaka yumruk, bıçak veya silahla yapılması gerekmez. Ancak savunma amacıyla güç kullanılabilmesi için saldırının gerçek, ciddi ve haksız olması gerekir.
Saldırı devam ediyor olmalıdır
Meşru savunma, gerçekleşen veya gerçekleşmesi ya da tekrarı kesin olan saldırıya karşı yapılabilir.
Saldırı sona ermiş ve saldırgan uzaklaşmışsa peşinden giderek vurmak, kural olarak saldırıyı önlemeye değil intikam almaya yönelik kabul edilebilir. Bu durumda TCK m.25 yerine kasten yaralama ve koşulları varsa haksız tahrik hükümleri değerlendirilir.
Sadece gelecekte saldırıya uğrama ihtimali veya soyut bir korku, meşru savunma için yeterli değildir. Bununla birlikte saldırının başlamasını beklemek zorunlu değildir; gerçekleşmesi kesin ve yakın olan saldırıya karşı savunma yapılabilir.
Savunma zorunlu olmalıdır
Yapılan hareketin saldırıyı durdurmaya yönelik olması gerekir. Savunmanın amacı saldırganı cezalandırmak, intikam almak veya etkisiz hâle geldikten sonra zarar vermeye devam etmek olamaz.
Savunma, saldırıyı uzaklaştırmak için gerekli olan ölçüyle sınırlı kalmalıdır. Saldırgan etkisiz hâle getirildikten sonra vurmaya devam edilmesi, savunma sınırlarının aşılması sonucunu doğurabilir.
Savunma saldırıyla orantılı olmalıdır
Orantı, kullanılan araçların mutlaka aynı olması anlamına gelmez. Yumruğa yalnızca yumrukla, bıçağa yalnızca bıçakla karşılık verilmesi şeklinde kesin bir kural yoktur.
Orantı değerlendirilirken:
- Saldırının şiddeti,
- Kullanılan araç,
- Tarafların fiziksel durumu,
- Kişi sayısı,
- Saldırının yöneldiği hak,
- Olayın gerçekleştiği yer ve zaman,
- Savunma sırasında mevcut koşullar,
- Saldırının doğurabileceği tehlike
birlikte değerlendirilir.
Savunmanın saldırıya göre açıkça gereksiz ve aşırı olması durumunda tam meşru savunma hükümleri uygulanmayabilir.
İlk Yumruğu Karşı Taraf Attıysa Meşru Savunma Olur mu?
İlk haksız saldırının karşı taraftan gelmesi meşru savunma bakımından önemli bir delildir; ancak tek başına yeterli değildir.
Karşı tarafın ilk yumruğu atmasından sonra saldırı devam ederken onu durdurmak için zorunlu ve orantılı biçimde karşılık verilmesi meşru savunma sayılabilir. Buna karşılık saldırı bittikten sonra karşı tarafı yakalayıp dövmek veya etkisiz hâle gelmesine rağmen vurmaya devam etmek meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Bu nedenle yalnızca “ilk o vurdu” açıklamasına değil, savunmanın ne zaman başladığına, ne kadar sürdüğüne ve hangi amaçla yapıldığına bakılır.
Karşılıklı Kavgada Meşru Savunma Olur mu?
Tarafların isteyerek karşılıklı kavgaya girmesi, meşru savunma değerlendirmesini güçleştirebilir. Her iki tarafın da gerçekleştirdiği hareketler ayrı ayrı incelenir.
Karşılıklı kavga sırasında:
- Kavgayı kimin başlattığı,
- Tarafların kavgaya gönüllü olarak katılıp katılmadığı,
- Saldırının hangi aşamada ağırlaştığı,
- Taraflardan birinin kavgadan çekilmeye çalışıp çalışmadığı,
- Savunma görünümündeki hareketin saldırı amacı taşıyıp taşımadığı
araştırılır.
Kişinin daha önce kavgaya karışmış olması, sonradan ortaya çıkan yeni ve ağır bir saldırı karşısında meşru savunma ihtimalini her durumda ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, yaralama hareketinin yapıldığı andaki koşullardır.
Başkasını Savunurken Birini Yaralamak Suç mu?
TCK m.25 yalnızca kişinin kendi hakkını savunmasını düzenlemez. Başkasına ait bir hakkı korumak için yapılan zorunlu ve orantılı müdahale de meşru savunma kapsamında olabilir.
Örneğin saldırıya uğrayan bir kişiyi korumak için saldırganı itmek, tutmak veya saldırıyı durduracak ölçüde müdahalede bulunmak meşru savunma sayılabilir.
Başkasını koruma gerekçesi, saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra vurmaya devam etme hakkı vermez. Müdahalenin amacı saldırıyı durdurmak olmalıdır.
Evine Giren Birini Yaralamak Meşru Savunma mıdır?
Bir kişinin izinsiz olarak eve girmesi konut dokunulmazlığına yönelik haksız saldırı oluşturabilir. Ancak eve giren kişinin yaralanması her durumda otomatik olarak meşru savunma sayılmaz.
Değerlendirmede:
- Eve girme eyleminin devam edip etmediği,
- Kişinin evdekilere saldırıp saldırmadığı,
- Saldırının ağırlığı,
- Savunmanın gerekli olup olmadığı,
- Kullanılan gücün saldırıyla orantısı
incelenir.
Eve giren ve saldırmaya devam eden kişiyi durdurmak amacıyla yapılan zorunlu müdahale meşru savunma olabilir. Kaçan veya etkisiz hâle gelen kişinin arkasından saldırılması ise meşru savunma şartlarını taşımayabilir.
Bıçaklı Saldırgana Karşı Silah Kullanmak Meşru Savunma mıdır?
Bıçaklı saldırıya karşı silah kullanılması otomatik olarak orantısız kabul edilmez. Saldırının ölüm veya ağır yaralanma tehlikesi oluşturması, savunma sırasında başka etkili bir imkânın bulunmaması ve silah kullanımının saldırıyı durdurma amacı taşıması hâlinde meşru savunma gündeme gelebilir.
Ancak saldırgan silahını bırakmış, kaçmaya başlamış veya başka şekilde etkisiz hâle gelmişse sonradan silah kullanılması meşru savunma kapsamında olmayabilir.
Ruhsatsız silahla meşru savunmada bulunulması durumunda yaralama fiili meşru savunma sayılabilse bile ruhsatsız silahı bulundurma veya taşıma nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ayrı sorumluluk devam edebilir.
Kendini Savunurken Saldırgan Ölürse Ne Olur?
Meşru savunma yalnızca yaralama suçları bakımından uygulanmaz. Haksız saldırıyı zorunlu ve orantılı biçimde durdurmak amacıyla gerçekleştirilen savunma sonucunda saldırganın ölmesi durumunda da TCK m.25 değerlendirilebilir.
Ancak ölüm meydana gelmiş olması nedeniyle;
- Saldırının ağırlığı,
- Ölüm tehlikesinin bulunup bulunmadığı,
- Kullanılan araç,
- Savunmanın zorunluluğu,
- Saldırgan etkisiz hâle geldikten sonra eyleme devam edilip edilmediği
özellikle incelenir.
Meşru savunmanın bütün koşulları oluşmuşsa ölüm sonucuna rağmen beraat kararı verilebilir. Şartlar oluşmamışsa kasten öldürme, yaralama sonucunda ölüme neden olma veya olayın özelliklerine göre başka hükümler uygulanabilir.
Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Nedir?
Meşru savunma hakkı sınırsız değildir. Saldırıyı durdurmak için gerekenden açıkça daha fazla güç kullanılması, meşru savunmada sınırın aşılması olarak değerlendirilebilir.
Sınır kast olmadan aşılmışsa
TCK m.27/1’e göre ceza sorumluluğunu kaldıran bir nedende sınır kast olmaksızın aşılmış ve fiilin taksirli şekli de suç olarak düzenlenmişse taksirli suç için öngörülen cezada altıda birden üçte bire kadar indirim yapılır.
Bu hükmün uygulanabilmesi için sınırın bilerek ve isteyerek aşılmaması gerekir.
Sınır korku, heyecan veya telaşla aşılmışsa
TCK m.27/2’ye göre meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa kişiye ceza verilmez. cdn.tbmm.gov.tr
Bu durumda tam meşru savunmadan farklı olarak fiil hukuka uygun sayılmaz; ancak kişinin kusurluluğunu kaldıran koşullar nedeniyle CMK m.223/3-c kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir. mevzuat.adalet.gov.tr
Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?
Meşru savunma ile haksız tahrik aynı değildir.
| Meşru savunma | Haksız tahrik |
|---|---|
| Devam eden veya gerçekleşmesi kesin saldırıya karşı yapılır. | Haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle hareket edilir. |
| Şartları varsa fiil hukuka uygundur. | Fiil suç olmaya devam eder. |
| Beraat kararı verilebilir. | Yalnızca cezada indirim yapılır. |
| Savunmanın zorunlu ve orantılı olması gerekir. | TCK m.29’a göre ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir. |
Saldırı bittikten sonra öfkeyle karşı tarafa zarar verilmesi meşru savunma değil, koşulları bulunuyorsa haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.
Saldırı Var Sanılarak Birinin Yaralanması
TCK m.30/3’e göre kişi, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan bir nedenin koşullarının gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse bu hatasından yararlanır.
Örneğin kişinin somut koşullar nedeniyle saldırıya uğrayacağını kaçınılmaz biçimde zannederek savunmada bulunması hâlinde hata hükümleri gündeme gelebilir. Ancak yalnızca soyut korku, kuruntu veya dikkatsiz değerlendirme her durumda bu hükmün uygulanmasını sağlamaz.
Meşru Savunma Varsa Mahkeme Hangi Kararı Verir?
Meşru savunma bir hukuka uygunluk nedenidir. Savunmanın bütün şartları oluşmuşsa CMK m.223/2-d gereğince beraat kararı verilir.
Kanuna göre yüklenen fiil sanık tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile olayda hukuka uygunluk nedeni bulunması beraat sebebidir. mevzuat.adalet.gov.tr
Tam meşru savunma ile sınırın korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılması birbirinden farklıdır:
- Tam meşru savunma: Beraat kararı,
- TCK m.27/2 kapsamında sınırın mazur görülebilecek nedenle aşılması: Ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
- Koşulların oluşmaması: İlgili yaralama veya öldürme suçundan mahkûmiyet gündeme gelebilir.
Meşru Savunmayı Kim İspatlamalıdır?
Savcılık ve mahkeme olayın maddi gerçeğini araştırır. Meşru savunma iddiası yalnızca sanığın beyanına göre değil, dosyadaki bütün deliller üzerinden değerlendirilir.
Özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların adli muayene raporları,
- Savunan kişinin vücudundaki yaralar,
- Olay yeri inceleme tutanakları,
- Saldırıda kullanılan araçlar,
- 112 ve kolluk çağrı kayıtları,
- Tarafların mesajları ve tehditleri,
- Olaydan hemen sonraki davranışlar,
- Silah, bıçak veya diğer eşyalara ilişkin incelemeler.
CMK m.217 uyarınca mahkeme, kararını duruşmada tartışılmış ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayandırır.
Savunma Sonrasında Ne Yapılmalıdır?
Savunmada bulunan kişinin saldırı sona erdikten sonra eylemine devam etmemesi gerekir. Olay sonrasında:
- Kolluğa ve gerekiyorsa 112’ye haber verilmesi,
- Yaralı kişiler için yardım çağrılması,
- Olay yerindeki delillere müdahale edilmemesi,
- Savunan kişinin de yaraları varsa adli muayene raporu alınması,
- Kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin korunması,
- Olayın gerçekleşme sırasının eksiksiz anlatılması
meşru savunma iddiasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.
Yaralıya yardım çağrılması tek başına hukuki nitelendirmeyi belirlemez; ancak olayın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
Meşru Savunmada Tazminat Ödenir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.64’e göre haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.
Ancak savunmanın sınırları aşılmışsa veya saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye zarar verilmişse tazminat sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir. Ceza sorumluluğuyla hukuki tazminat sorumluluğu her durumda aynı sonuca bağlanmayabilir.
Sonuç
Kendini veya başkasını savunurken birini yaralamak, TCK m.25’teki meşru savunma şartlarının tamamı bulunuyorsa suç oluşturmaz ve CMK m.223/2-d uyarınca beraat kararı verilir.
Meşru savunma için haksız ve güncel bir saldırı bulunmalı; yapılan müdahale saldırıyı o anda durdurmak için zorunlu ve orantılı olmalıdır. Saldırı sona erdikten sonra intikam amacıyla vurmak veya etkisiz hâle gelen kişiye zarar vermeye devam etmek meşru savunma kapsamında değildir.
Savunma sınırı mazur görülebilecek korku, heyecan veya telaş nedeniyle aşılmışsa TCK m.27/2 uyarınca ceza verilmeyebilir. Şartlar oluşmamışsa meydana gelen sonuca göre kasten yaralama, silahla yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya öldürme hükümleri uygulanabilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
-
Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
Suça iştirak nedir?Suça iştirak, birden fazla kişinin birlikte suç işlemesidir. Failler, suçun işlenmesinde aldıkları rollere göre cezalandırılır.
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasıMadde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Alkol ve Uyuşturucu Madde Etkisinde Araç Kullanma Suçunda Savunma Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Çerçevesinde Akademik Bir İncelemeGirişAlkol ve uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma suçu, trafik güvenliğini doğrudan tehdit eden ve hem bireysel hem toplumsal zararlar doğurabilen önemli bir hukuki konudur. Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında düzenlenen bu suç,... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik ve İyi Hal İndirimiHaksız tahrik, iyi hal indirimiyle birlikte uygulanabilir. Eğer fail, duruşmalarda olumlu bir tutum sergilerse, ceza daha da düşebilir.2. Haksız Tahrik Unsurları Nelerdir?Haksız tahrikin uygulanabilmesi için belirli unsurların varlığı gerekmektedir:Haksız bir fiilin varlığı: Tahrike neden olan davranış... +Devamını oku
-
Genital muayeneMadde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
-
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmemeMadde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra... +Devamını oku
-
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmaMadde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun... +Devamını oku
-
Bıçak, Sopa veya Silahla Yaralamanın Cezası Nedir?Bıçak, sopa, tabanca veya saldırıda kullanılmaya elverişli başka bir eşya ile bir kişinin kasten yaralanması, TCK m.86/3-e kapsamında silahla kasten yaralama sayılır. Bu durumda kasten yaralama için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.Yaralanma kemik kırığına, hayati tehlikeye, organ işlevinin zayıflamasına veya başka ağır sonuçlara neden... +Devamını oku
-
Anayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili... +Devamını oku
-
Ceza Kanunu Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin... +Devamını oku
-
Cinayet davalarına hangi avukat bakar?Cinayet davalarına genellikle ağır ceza avukatları bakar. Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda, ağır ceza alanında uzmanlaşmış avukatlar sanığı ya da mağduru savunur.Cinayet işlemiş biri avukat olabilir mi?Türk hukuk sisteminde, ağır ceza gerektiren suçlardan (örneğin cinayet) mahkûm olan biri, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi gereği avukat olamaz.... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Yaralama Suçu ve Hukuki BoyutuTürk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.Basit Yaralama Suçu ve CezasıTCK 86/1’e göre... +Devamını oku
-
Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
“Haraç istemek” Türk Ceza Hukuku’nda tek başına bir suç adı değildir; ancak yapılan fiilin niteliğine göre farklı suç tiplerine girer. Özellikle TCK’daki “Yağma (gasp)” suçu ile bağlantılıdır.1. Haraç isteme fiilinin hukuki niteliği“Haraç” demek:Bir kişiden zorla, tehditle veya şiddet kullanarak menfaat talep etmektir.Bu durumda Yağma (TCK m.148) suçunun kapsamına girer.2. İlgili Kanun Maddeleria... +Devamını oku
-
Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaCeza kanunu Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
-
Bilişim Alanında SuçlarBilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu... +Devamını oku
-
TefecilikMadde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek:14/4/2020-7242/14 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
-
Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Saldırı Suçu (TCK m. 102) Kapsamında Ceza Sorumluluğu: Normatif ve Uygulamalı Bir DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi, cinsel saldırı suçunu düzenleyerek bireylerin cinsel dokunulmazlıklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır. Cinsel saldırı, failin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal ederek onun cinsel özgürlüğüne karşı gerçekleştirdiği fiillerle oluşur... +Devamını oku
-
Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
-
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
-
Cinsel taciz; bir kişinin vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeden, cinsel amaçla rahatsız edilmesidir. Bu nedenle cinsel içerikli sözler söylemek, mesaj göndermek, ahlaka aykırı cinsel teklifte bulunmak veya istenmeyen cinsel görüntüler paylaşmak TCK m.105 kapsamında suç oluşturabilir. Fiziksel temas bulunması ise eylemin cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilmesine neden... +Devamını oku
-
Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
Kanuna aykırı eğitim kurumuMadde 263 (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmaMadde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve... +Devamını oku
-
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı SuçlarHaberleşmenin gizliliğini ihlalMadde 132( 1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa... +Devamını oku
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
İnternetten Ürün Satıp Göndermemek Dolandırıcılık mı?İnternetten ürün sattığını söyleyerek ödeme almak ve ürünü göndermemek, satıcının başlangıçtaki amacına göre dolandırıcılık suçu oluşturabilir. Satıcı gerçekte bulunmayan bir ürün için ilan vermiş, başkasına ait fotoğrafları kullanmış veya başından itibaren ürünü gönderme niyeti olmadan para almışsa Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddeleri... +Devamını oku
-
Uyuşturucu Madde Suçları (TCK 188-191)1. Uyuşturucu Madde Suçlarının Tanımı ve Hukuki DayanağıUyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, Türk Ceza Kanunu'nun 188 ila 191. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kullanma, bulundurma ve temin etme gibi fiilleri kapsamaktadır.2. Uyuşturucu Madde Suçunun UnsurlarıUyuşturucu madde suçlarının oluşabilmesi için şu... +Devamını oku
-
Cinayet davaları delil durumu, sanık sayısı ve mahkeme süreci gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak: İlk derece mahkemesinde 1-3 yıl sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte 5-10 yıl sürebilir.
-
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeMadde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı SuçlarCinsel saldırıCeza kanunu Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya... +Devamını oku
Страницы
- « первая
- ‹ предыдущая
- …
- 5
- 6
- 7
- 8
- 9
- 10
- 11
- 12
- 13
- …
- следующая ›
- последняя »