Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen Kaçakçılığı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Değerlendirme

Göçmen kaçakçılığı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı dördüncü kısmının “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı altıncı bölümünde, madde 79’da düzenlenmiştir.

TCK m.79/1’e göre, “doğrudan veya dolaylı olarak, maddi bir menfaat elde etmek maksadıyla, yabancı bir kimsenin ülkeye yasa dışı yollardan sokulması veya ülkede kalmasına imkân sağlanması” ya da “Türk vatandaşlarının veya yabancıların yurt dışına çıkmalarına olanak sağlanması” suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşması için failin menfaat temin etme amacıyla hareket etmesi ve göçmen hareketine katkı sunması gerekir. Suçun basit hali için öngörülen ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır.

Göçmen kaçakçılığı suçu, kamu düzeni ve devletin göç politikası açısından doğrudan etkili olduğu için ciddi yaptırımlarla cezalandırılır. Bu suç, mağdurun rızasıyla gerçekleşmiş olsa dahi ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; zira kamu düzenine yöneliktir. Suçun nitelikli hali TCK m.79/2’de düzenlenmiştir ve suçun “örgüt faaliyeti çerçevesinde”, “birden fazla kişi tarafından birlikte”, “tehlikeli araç ve yöntemlerle” işlenmesi durumunda ceza artırılmaktadır. Nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı 5 yıldan başlamakta ve cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması genellikle mümkün olmamaktadır.

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti suçu arasında önemli farklar bulunmaktadır;

insan ticaretinde mağdurun iradesi genellikle ortadan kalkmışken, göçmen kaçakçılığında mağdur kendi iradesiyle hareket eder. Ancak her iki suç da bireylerin temel hak ve özgürlüklerine zarar verdiğinden ağır cezalara tabidir. Failin örgütlü olarak hareket etmesi, suçun uluslararası boyutta işlenmesi ve göçmenlerin yaşamlarını tehlikeye sokan yöntemlerin kullanılması durumunda cezai sorumluluk katlanmaktadır. Ayrıca suçun sonucunda göçmenlerin ölmesi ya da yaralanması gibi ağır neticeler doğmuşsa Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerine göre ek cezalar da uygulanabilir.

TCK m.79 kapsamında cezai sorumluluğun belirlenmesinde suçun işlendiği yer, zaman, kullanılan yöntemler ve göçmenlerin durumu önem taşır.

Suçun sınır bölgelerinde veya deniz yoluyla işlenmesi hâlinde, yetkili makamlar tarafından yakalanan failler hakkında genellikle tutuklama kararı verilmektedir. Göçmen kaçakçılığı suçu bakımından teşebbüs mümkün olup, suç tamamlanmasa dahi cezalandırma yoluna gidilebilir. TCK m.35 uyarınca teşebbüs halinde, suçun işlendiği aşamaya göre cezada indirim yapılabilir.

Göçmen kaçakçılığı suçu hem bireysel hem de örgütlü şekilde işlenebilir ve uluslararası suç ağlarıyla bağlantılı olabilmektedir. Bu bağlamda Türkiye, Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlar Sözleşmesi’nin ek protokolü olan “Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol”e taraftır.

Uluslararası yükümlülükler doğrultusunda Türkiye’de göçmen kaçakçılığıyla mücadele eden güvenlik birimleri, istihbarat, göç idaresi ve yargı organları koordineli çalışmaktadır. Göçmenlerin can güvenliği, suçun insani yönünü de öne çıkardığından failin takibi ve cezalandırılması kamu yararı açısından zorunludur.

Suçun delillendirilmesinde teknik takip, telefon dinleme, araç izleme, sınır geçiş verileri ve mağdur beyanları gibi yöntemler kullanılmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre, göçmenin rızası olsa bile suçun maddi unsurlarının oluşması halinde failin cezalandırılması gerekmektedir. Ayrıca TCK m.79, kaçak göçmenlerin mağdur olduğu durumlarda devletin koruma yükümlülüğünü de dolaylı olarak gündeme getirmektedir. Göçmen kaçakçılığı suçunun takibi re’sen yapılmakta olup, mağdurun şikâyeti aranmamaktadır. Sonuç olarak, göçmen kaçakçılığı suçu Türkiye’nin coğrafi ve politik konumu nedeniyle hem iç hukukta hem de uluslararası düzeyde sıkı biçimde takip edilmesi gereken, çok yönlü bir suç tipidir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 771 konu bulundu
  • Sosyal Medya Hesabı Çalmanın veya Mesajları Silmenin CezasıHalk arasında “sosyal medya hesabı çalmak” olarak adlandırılan eylem, Türk Ceza Kanunu’nda bu isimle düzenlenmiş tek bir suç değildir. Hesaba izinsiz girmek TCK m.243’teki bilişim sistemine girme suçunu; hesabın şifresini değiştirmek, mesajları silmek veya verileri başka yere göndermek ise TCK m.244’teki bilişim sistemini engelleme, bozma... +Devamını oku
  • TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ1. GirişTaksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun... +Devamını oku
  • Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
  • Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
  • “Ağır Ceza Avukatı” Kavramı Hukuken Var mıdır?Türkiye’de halk arasında yaygın olarak kullanılan “Ağır Ceza Avukatı” kavramı, bir avukatın sadece ağır ceza mahkemelerinde görülen davalara baktığı izlenimini verse de hukuki anlamda bu şekilde uzmanlık alanına göre avukatlık unvanı bulunmamaktadır.1. Avukatlık Kanunu’na Göre Avukatlık Mesleğinin NiteliğiAvukatlık mesleğinin temel çerçevesi 1136... +Devamını oku
  • Suç için anlaşmaMadde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu... +Devamını oku

Страницы