Uyuşturucu Kullanmak veya Üzerinde Bulundurmak Suç mu? - TCK m.191

Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak amacıyla satın almak, kabul etmek ya da üzerinde bulundurmak suçtur. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiştir.

TCK m.191/1 uyarınca temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak özellikle ilk soruşturmada kişi hakkında doğrudan ceza davası açılması yerine beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik uygulanması öngörülmüştür.

Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?

TCK m.191’e göre aşağıdaki fiiller aynı suç kapsamında değerlendirilir:

  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucu satın almak,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucuyu kabul etmek,
  • Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak.

Bu fiillerin temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kanun maddesinde ayrıca adli para cezası öngörülmemiştir.

Bununla birlikte, ilk defa soruşturma başlatılması halinde kişi genellikle hemen mahkemeye gönderilmez. Öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik süreci uygulanır.

İlk Defa Uyuşturucuyla Yakalanınca Ne Olur?

TCK m.191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Bu kararın anlamı, şüpheli hakkında hemen iddianame düzenlenmemesi ve ceza davası açılmamasıdır. Ancak soruşturma tamamen kapanmış olmaz. Kişinin beş yıllık erteleme süresinde yükümlülüklerine uygun davranması beklenir.

Cumhuriyet savcısı, erteleme süresinde yükümlülüklere uyulmaması veya uyuşturucunun tekrar kullanılması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda şüpheliyi uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

Denetimli Serbestlik Ne Kadar Sürer?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinde şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

Bu süre:

  • Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine,
  • Veya Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden

altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Böylece denetimli serbestlik süresi somut olayda toplam üç yıla kadar çıkabilir.

Beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi ile denetimli serbestlik süresi aynı şey değildir. Denetimli serbestlik daha kısa sürebilse de beş yıllık erteleme süresi devam eder.

Denetimli Serbestlikte Hangi Yükümlülükler Verilebilir?

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu uyarınca kişiye durumuna uygun yükümlülükler getirilebilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Tedaviye tabi tutulmak,
  • Belirlenen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmak,
  • Belirlenen yerlere gitmemek,
  • Belirli bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak,
  • Eğitim programına devam etmek,
  • Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak,
  • Silah bulundurmamak veya taşımamak,
  • Bazı taşıtları kullanmamak,
  • Belirlenen tarihlerde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak.

Kişinin ihtiyaçlarına göre yükümlülükler değiştirilebilir veya yeni yükümlülükler eklenebilir.

Uyuşturucu Testi Yapılır mı?

Cumhuriyet savcısı, beş yıllık erteleme süresinde kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını belirlemek amacıyla yılda en az iki defa ilgili kuruma sevk edilmesine karar verir.

Denetimli serbestlik müdürlüğü veya ilgili sağlık kurumu da gerekli gördüğü durumlarda test yapılmasını isteyebilir. Test sonucunun pozitif çıkması, tekrar uyuşturucu kullanıldığının delili olarak değerlendirilerek kamu davasının açılmasına neden olabilir.

Testin alınma yöntemi, numunenin ilgili kişiye ait olup olmadığı, kullanılan ilaçlar ve laboratuvar raporunun içeriği somut olayda ayrıca incelenebilir.

Tedavi Zorunlu mu?

Denetimli serbestlik uygulanan kişi, gerekli görülmesi halinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi ayakta veya yatarak gerçekleştirilebilir. Sağlık kurumu gerekli görürse kişinin rehabilitasyon programlarına katılmasına da karar verebilir.

Tedavi kararı verilmişse kişinin çağrılara ve belirlenen programa uygun davranması gerekir. Tedavinin gereklerine uymamakta ısrar edilmesi, kamu davasının açılması sonucunu doğurabilir.

Denetimli Serbestliğe Gitmemenin Sonucu Nedir?

Kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davası açılır.

Kanunda “ısrar” şartı arandığı için tek bir çağrıya katılmamak her durumda otomatik olarak dava açılması anlamına gelmez. Şu hususlar birlikte değerlendirilir:

  • Çağrının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,
  • Kişinin geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığı,
  • İhlalin sonuçları hakkında uyarı yapılıp yapılmadığı,
  • Uymama davranışının devam edip etmediği.

Ancak tekrar uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla yeniden uyuşturucu bulundurulması bakımından ayrıca “ısrar” şartı aranmaz.

Erteleme Süresinde Tekrar Uyuşturucu Kullanılırsa Ne Olur?

TCK m.191/4’e göre erteleme süresinde kişinin:

  • Yükümlülüklere veya tedavi gereklerine uymamakta ısrar etmesi,
  • Tekrar kullanmak amacıyla uyuşturucu satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
  • Tekrar uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanması

halinde hakkında kamu davası açılır.

Erteleme süresinde gerçekleşen tekrar kullanma veya bulundurma eylemi, ilk dosyanın ihlali kabul edilir. TCK m.191/5 gereğince bu eylem için ayrıca bağımsız bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz; ilk erteleme dosyası üzerinden işlem gerçekleştirilir.

Kamu davası açıldıktan sonra TCK m.191 kapsamındaki suçun tekrar işlenmesi halinde ise ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

Beş Yıl Sorunsuz Tamamlanırsa Ne Olur?

Şüpheli, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranır, yasakları ihlal etmez ve tekrar uyuşturucu kullanmazsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Bu durumda ceza davası açılmaz ve kişi TCK m.191 kapsamında mahkûm edilmez. Ancak bu sonucun ortaya çıkabilmesi için yalnızca denetimli serbestlik döneminin değil, beş yıllık erteleme süresinin de ihlalsiz tamamlanması gerekir.

Uyuşturucunun Miktarı Önemli mi?

Kanunda “şu gramın altı kullanıcılık miktardır” şeklinde herkes için geçerli sabit bir miktar bulunmamaktadır. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı önemli olmakla birlikte, tek başına kullanma veya ticaret ayrımını belirlemez.

Değerlendirmede şu hususlar dikkate alınabilir:

  • Uyuşturucunun miktarı ve çeşidi,
  • Maddenin kaç paket halinde bulunduğu,
  • Paketlerin eşit miktarlarda hazırlanıp hazırlanmadığı,
  • Hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunması,
  • Telefon mesajları ve görüşmeler,
  • Para hareketleri,
  • Şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
  • Maddenin bulunduğu yer,
  • Başkasına satış veya verme yönünde delil bulunması.

Kişisel kullanım sınırını aşan miktar, çok sayıda paket, hassas terazi, satış mesajları veya başkasına uyuşturucu verme gibi deliller varsa olay TCK m.188’deki uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Uyuşturucuyu Arkadaşla Paylaşmak Kullanma Suçu mu?

Uyuşturucu maddeyi arkadaşına vermek, paylaşmak veya ikram etmek yalnızca kullanma suçu olarak değerlendirilmez. Karşılığında para alınmasa bile uyuşturucunun başkasına verilmesi TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu gündeme getirebilir.

“Para almadım” veya “birlikte kullanacaktık” şeklindeki açıklamalar, başkasına uyuşturucu verme fiilini kendiliğinden TCK m.191 kapsamına sokmaz. Maddenin nasıl temin edildiği, kimin üzerinde bulunduğu ve diğer kişilere ne şekilde verildiği araştırılır.

Üzerinde Uyuşturucu Çıkması Otomatik Olarak Suçlu Olmak Anlamına Gelir mi?

Uyuşturucunun kişinin cebinde, çantasında, aracında veya evinde bulunması önemli bir delildir. Ancak kişinin uyuşturucunun varlığını bilmesi ve madde üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunması gerekir.

Ortak kullanılan ev veya araçta uyuşturucu bulunması, oradaki herkesin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Maddenin kime ait olduğu ve kim tarafından bilerek bulundurulduğu; parmak izi, kamera kaydı, mesaj, tanık anlatımı ve diğer delillerle araştırılır.

Arabada Uyuşturucu Bulunursa Ne Olur?

Araçta bulunan uyuşturucu bakımından şu konular değerlendirilir:

  • Aracın sahibi ve sürücüsü,
  • Uyuşturucunun bulunduğu bölüm,
  • Maddeye kimlerin ulaşabildiği,
  • Araçta kaç kişinin bulunduğu,
  • Şüphelilerin açıklamaları,
  • Kamera kayıtları,
  • Parmak izi ve biyolojik izler,
  • Telefon mesajları ve diğer iletişim kayıtları.

Uyuşturucunun araçta bulunması tek başına her durumda sürücünün maddeyi bilerek bulundurduğunu kanıtlamaz. Bilgi, kullanım amacı ve fiilî hâkimiyet somut delillerle belirlenir.

Uyuşturucu Kullanıldığının İdrar veya Kan Testiyle Belirlenmesi Yeterli mi?

TCK m.191 yalnızca uyuşturucu bulundurmayı değil, uyuşturucu kullanmayı da suç olarak düzenler. Bu nedenle kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmasa bile usulüne uygun alınmış kan veya idrar örneğinde uyuşturucu tespit edilmesi delil olarak kullanılabilir.

Bununla birlikte testin doğru kişiye ait olması, uygun yöntemle alınması, muhafaza sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve sonucun güvenilir bir laboratuvar incelemesine dayanması gerekir.

Okul veya Hastane Yakınında Uyuşturucu Bulundurmanın Cezası

TCK m.191/10 uyarınca suçun belirli yerlere iki yüz metreden daha yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu yerler arasında özellikle şunlar bulunur:

  • Okullar,
  • Öğrenci yurtları,
  • Hastaneler,
  • Kışlalar,
  • İbadethaneler,
  • Eğitim, tedavi, askerî veya sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler.

İki yüz metrelik mesafe, bina veya tesisin belirlenmiş sınırları esas alınarak değerlendirilir. Nitelikli halin uygulanabilmesi için eylemin umumi veya umuma açık bir yerde gerçekleştirilmesi gerekir.

Uyuşturucu Kullanma Suçu Şikâyete Bağlı mı?

Uyuşturucu kullanma veya kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suç şüphesini öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Herhangi bir kişinin şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Bu suç uzlaştırma kapsamında da değildir.

Uyuşturucu Kullanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

Denetimli serbestliğin ihlal edilmesi nedeniyle kamu davası açılması halinde yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Ancak eylemin kullanmak için bulundurma değil uyuşturucu ticareti olduğu iddia edilirse TCK m.188 gündeme gelir ve görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olur. Bu nedenle uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğu, uygulanacak kanun maddesi ve görevli mahkeme bakımından belirleyicidir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanmak için satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak TCK m.191 kapsamında suçtur. Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bununla birlikte ilk soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilir. Kişi süreci ihlalsiz tamamlarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, tekrar uyuşturucu kullanılması veya yeniden uyuşturucu bulundurulması halinde ise kamu davası açılır.

Uyuşturucunun miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirildiği yer ve satışa ilişkin deliller olayın TCK m.191 kapsamındaki kullanma suçu mu yoksa TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti suçu mu olduğunu belirleyebilir.

Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özellikleri, deliller ve uygulanacak kanun hükümleri ortaya çıkabilecek hukuki sonucu değiştirebilir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 771 konu bulundu
  • Suçluyu kayırmaMadde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaMadde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.(2) Suç işlemek... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılarak malvarlığında zarara uğratılması esasına dayanır. TCK m.157’ye göre, failin hileli davranışlarla mağduru kandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde basit dolandırıcılık suçu oluşur. Ancak,... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Karakolda ifade verirken öncelikle kişinin hangi sıfatla çağrıldığını öğrenmesi gerekir. Çünkü şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve tanık için uygulanacak haklar ve yükümlülükler aynı değildir.Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişi, kimlik bilgilerini doğru açıklamak zorundadır; ancak kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili sorulara cevap vermeme, yani susma hakkına sahiptir. Ayrıca ifade başlamadan önce... +Devamını oku
  • Hürriyete Karşı SuçlarTehditTCK Madde 106(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 44 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş” şeklinde değiştirilmiştir. 45 18/6/2014 tarihli ve... +Devamını oku
  • Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeMadde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından... +Devamını oku
  • Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
  • Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkMADDE 17(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.Yetkisizlik iddiasıMADDE 18(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme... +Devamını oku
  • Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2)... +Devamını oku
  • Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
  • CEZA MUHAKEMESİ KANUNUBİRİNCİ KİTAPGenel HükümlerBİRİNCİ KISIMKapsam, Tanımlar, Görev ve YetkiBİRİNCİ BÖLÜMKapsam ve TanımlarKanunun kapsamıMADDE 1(1) Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.TanımlarMADDE 2(1) Bu Kanunun uygulanmasında;a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan... +Devamını oku
  • Dijital çağda kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde WhatsApp, SMS, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülmektedir. İki kişi arasında gerçekleşen özel yazışmaların, taraflardan biri tarafından diğerinin rızası olmaksızın üçüncü kişilere gösterilmesi; Türk hukukunda hem ceza hukuku, hem kişisel verilerin korunması hukuku, hem de özel hukuk (tazminat) bakımından sonuç... +Devamını oku
  • Eski Sevgilinin Sürekli Takip Etmesi Suç mu?Eski sevgilinin ayrılık sonrasında kişiyi sürekli izlemesi, evinin veya iş yerinin önünde beklemesi, farklı numaralardan araması, sosyal medya hesaplarından tekrar tekrar iletişim kurmaya çalışması belirli şartlarda ısrarlı takip suçunu oluşturabilir.Israrlı takip suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinde düzenlenmiştir. Ancak her mesaj, telefon... +Devamını oku
  • Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
  • “Seni Öldürürüm” Demek Suç mu? Tehdit Suçunun Cezası“Seni öldürürüm” sözü, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindeyse tehdit suçunu oluşturabilir. Tehdit suçunda korunan temel değer, kişinin özgürce ve güven içinde karar verebilmesidir.Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir.Tehdit suçu nasıl oluşur?TCK m.106’ya... +Devamını oku
  • İhaleye fesat karıştırmaMadde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:a) Hileli davranışlarla;1. İhaleye katılma... +Devamını oku
  • İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
  • Savaş zamanında emirlere uymamaMadde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.Savaş zamanında yükümlülüklerMadde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu... +Devamını oku
  • Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik Nedir?Haksız tahrik, bir kişinin, başka bir kişinin hukuka aykırı bir fiili sonucunda öfke veya şiddetli elem içinde suç işlemesi durumudur. Türk Ceza Hukuku'nda haksız tahrik, failin cezasında indirim sebebi olarak değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan hakkaniyet gereği, tahrik edilen kişinin daha az... +Devamını oku
  • Cinsel İlişki ve Cinsel Taciz Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeCinsel dokunulmazlık, bireyin vücut bütünlüğü ve iradesi üzerinde sahip olduğu temel bir hak olarak Türk Ceza Hukuku'nun koruma altına aldığı temel değerlerden biridir.Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu (TCK), cinsel suçları ayrı bir başlık altında düzenleyerek bireylerin cinsel özgürlüklerini güvence altına almayı... +Devamını oku
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
  • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
  • AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası                    : 6306Kabul Tarihi                           : 16/5/2012Yayımlandığı... +Devamını oku
  • Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
  • Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
  • Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • IBAN Kiralamak veya Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Suç mu?Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak banka hesabının dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suçtan elde edilen paraların aktarılması amacıyla başkasına kullandırılması ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.Hesap sahibinin sorumluluğu; hesabın hangi amaçla kullanıldığını bilip bilmediğine,... +Devamını oku
  • Özel yetkiMADDE 13(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.Yabancı ülkede işlenen... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 
  • Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
  • Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaCeza kanunu Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu... +Devamını oku
  • Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Suça teşebbüs nedir?Suça teşebbüs, failin suçu işlemeye başlaması ancak kendi iradesi dışında tamamlayamamasıdır. Bu durumda, fail tamamlanmış suçtan daha az ceza alır.
  • Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç; bir kişinin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesiyle oluşur.Halk arasında kullanılan “tecavüz” kelimesi, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklinde gerçekleştirilen eylemler, TCK m.102/2 kapsamında cinsel... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
  • Adli Para Cezası Nedir? (TCK md. 52)Kanuni Düzenleme ve Uygulamadaki YeriGirişCeza hukukunun temel amaçlarından biri, toplum düzenini koruyacak şekilde suç işlenmesini önlemek ve işlenen suçlara orantılı ve etkili yaptırımlar uygulamaktır. Bu yaptırımlardan biri de adli para cezasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi, adli para cezasının kapsamı, hesaplanması, ödenme şekli ve sonuçları gibi... +Devamını oku
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.(2) Kamu görevlilerinin... +Devamını oku
  • Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku

Pages