Cinsel Saldırı ve Tecavüz Suçunun Cezası Nedir? — TCK m.102

Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç; bir kişinin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesiyle oluşur.

Halk arasında kullanılan “tecavüz” kelimesi, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklinde gerçekleştirilen eylemler, TCK m.102/2 kapsamında cinsel saldırı suçunun daha ağır cezayı gerektiren biçimini oluşturur.

Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için cinsel amaç taşıyan davranışın mağdurun vücuduna temas ederek gerçekleştirilmesi gerekir. Mağdurun rızasının bulunmaması suçun temel unsurlarındandır.

Öpme, elleme, sarılma veya cinsel amaçla vücudun belirli bölgelerine dokunma gibi davranışlar, olayın özelliklerine göre cinsel saldırı olarak değerlendirilebilir.

Fiziksel temas bulunmadan gerçekleştirilen cinsel içerikli söz, mesaj veya davranışlar ise şartları varsa TCK m.105’te düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturabilir.

Basit Cinsel Saldırının Cezası Nedir?

TCK m.102/1 uyarınca cinsel davranışlarla bir kişinin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu düzenleme kapsamında adli para cezası seçeneği bulunmamaktadır. Ancak mahkeme, suçun işleniş biçimini ve somut olayın özelliklerini dikkate alarak kanundaki sınırlar içinde temel cezayı belirler.

Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel Saldırının Cezası

Cinsel saldırı oluşturan davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Sarkıntılık; genellikle kısa süreli, ani ve devamlılık göstermeyen cinsel davranışları ifade eder. Ancak bir eylemin sarkıntılık mı yoksa daha ağır nitelikte cinsel saldırı mı olduğu yalnızca süresine göre belirlenmez. Davranışın niteliği, yoğunluğu, mağdur üzerindeki etkisi ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirilir.

Tecavüz Suçunun Cezası Nedir?

Halk arasında “tecavüz” olarak adlandırılan fiil, TCK m.102/2’de düzenlenen vücuda organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel saldırıdır.

Bu durumda fail hakkında on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmedilir. Kanunda yalnızca alt sınır belirtilmiştir. Süreli hapis cezasının genel üst sınırı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ceza mahkeme tarafından belirlenir.

Fiilin cinsel organla gerçekleştirilmesi şart değildir. Mağdurun vücuduna başka bir organın veya cismin sokulması da TCK m.102/2 kapsamında değerlendirilebilir.

Eşe Karşı Cinsel Saldırı Suç Olur mu?

Evlilik, eşlerden birine diğer eşin bedeni üzerinde sınırsız tasarruf hakkı vermez. Eşin rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışlar da cinsel saldırı suçunu oluşturabilir.

Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması şeklindeki cinsel saldırının eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdur eşin şikâyetine bağlıdır.

Dolayısıyla evlilik ilişkisi suçun oluşmasını engellemez. Eşin açık veya örtülü biçimde rıza göstermemesi ya da rızasını geri çekmesi durumunda cinsel davranışın sürdürülmesi hukuka uygun kabul edilmez.

Cinsel Saldırı Suçunda Cezayı Artıran Durumlar

TCK m.102/3 uyarınca cinsel saldırı suçunun aşağıdaki şekillerde işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır:

  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı bulunan kişiye karşı işlenmesi,
  • Üvey baba, üvey anne, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenmesi,
  • Silahla işlenmesi,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
  • İnsanların toplu olarak yaşamak zorunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılması.

Örneğin failin mağdurun amiri, işvereni, bakıcısı veya üzerinde nüfuz sahibi bir kişi olması, somut olayın şartlarına göre cezanın artırılmasına neden olabilir.

Birden Fazla Kişinin Birlikte İşlemesi

Cinsel saldırının birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi nitelikli hâl kabul edilir ve ceza yarı oranında artırılır.

Birlikte işleme değerlendirilirken her kişinin suçun gerçekleştirilmesine nasıl katıldığı araştırılır. Failin yalnızca olay yerinde bulunması tek başına yeterli değildir. Suça iştirak iradesi ve gerçekleştirilen hareketler somut delillerle belirlenir.

Silahla Cinsel Saldırının Cezası

Suçun silahla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Silahın mutlaka kullanılması veya mağdurun yaralanmasına neden olması gerekmez. Silahın mağdurun direncini kırmak, korkutmak veya kaçmasını engellemek amacıyla kullanılması da nitelikli hâl kapsamında değerlendirilebilir.

Silahın ayrıca tehdit veya yaralama amacıyla kullanılması durumunda başka suçların oluşup oluşmadığı da değerlendirilir.

Mağdur Yaralanırsa Ayrıca Ceza Verilir mi?

Cinsel saldırı sırasında kullanılan cebir ve şiddetin, kasten yaralama suçunun ağır sonuçlarına neden olması hâlinde fail hakkında ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Her cinsel saldırıda eylemin doğasında bulunan zor kullanma nedeniyle otomatik olarak ayrıca yaralama cezası verilmez. Ancak kullanılan şiddet, cinsel saldırının gerçekleştirilmesi için gerekli kabul edilebilecek seviyeyi aşmış ve mağdurda ağır yaralanmaya neden olmuşsa ayrıca cezalandırma gündeme gelir.

Cinsel Saldırı Sonucunda Ölüm veya Bitkisel Hayat

Suç sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi hâlinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilir.

Bu sonucun cinsel saldırı fiiliyle bağlantılı olması gerekir. Mağdurun ölümü veya bitkisel hayata girmesi ile gerçekleştirilen saldırı arasındaki nedensellik bağı adli raporlar ve diğer delillerle değerlendirilir.

Mağdur Çocuksa Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?

Cinsel saldırı suçunun mağduru kural olarak on sekiz yaşını tamamlamış kişidir. Cinsel davranışın çocuğa karşı gerçekleştirilmesi durumunda eylem, olayın özelliklerine göre TCK m.103’te düzenlenen çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir.

Çocuklara yönelik cinsel eylemlerde yaş, algılama yeteneği, cebir, tehdit ve hile kullanılıp kullanılmadığı gibi hususlar suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde önemlidir.

Rıza Varsa Cinsel Saldırı Suçu Oluşur mu?

Hukuken geçerli bir rızanın bulunması durumunda cinsel saldırı suçu oluşmaz. Ancak rızanın kişinin özgür iradesine dayanması gerekir.

Tehdit, cebir, korkutma, uyuşturucu madde etkisi, bilinç kaybı veya kişinin kendisini savunamayacak durumda olması hâlinde verilen görünürdeki kabul hukuken geçerli rıza sayılmayabilir.

Başlangıçta rıza gösterilmiş olması da kişinin bu rızayı daha sonra geri çekmesine engel değildir. Rıza geri çekildiği hâlde cinsel davranışın sürdürülmesi suç oluşturabilir.

Cinsel Saldırı Suçunda Şikâyet Süresi

TCK m.102/1 kapsamında kalan temel cinsel saldırı ve sarkıntılık fiilleri mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Vücuda organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel saldırı kural olarak şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur. Ancak bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdur eşin şikâyetine bağlıdır.

Şikâyete bağlı olmayan nitelikli hâllerde, suçun yetkili makamlar tarafından öğrenilmesi üzerine resen soruşturma başlatılabilir.

Cinsel Saldırı Şikâyeti Nasıl Yapılır?

Şikâyet veya ihbar;

  • Cumhuriyet başsavcılığına,
  • Polis merkezine veya
  • Jandarma birimine

yapılabilir.

Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Olayın bildirilmesinden sonra soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Toplanan delillerin yeterli şüphe oluşturması hâlinde iddianame düzenlenerek görevli ceza mahkemesinde kamu davası açılır.

CMK m.234 uyarınca cinsel saldırı mağduru, belirli koşullarda baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkına sahiptir.

Cinsel Saldırı Suçunda Uzlaştırma Var mı?

Cinsel saldırı, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardandır. CMK m.253/3 gereğince cinsel saldırı suçunda uzlaştırma uygulanmaz.

Suçun şikâyete bağlı olan temel biçimi bakımından da dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonucu ise suçun şikâyete bağlı olup olmamasına göre değişir.

Cinsel Saldırı Suçu Nasıl İspatlanır?

Cinsel saldırı iddiasında bütün deliller birlikte değerlendirilir. Somut olaya göre kullanılabilecek deliller şunlardır:

  • Mağdur ve şüpheli beyanları,
  • Adli muayene raporları,
  • Biyolojik bulgular ve kriminal incelemeler,
  • Kamera kayıtları,
  • Mesajlar ve dijital yazışmalar,
  • Telefon ve konum kayıtları,
  • Tanık anlatımları,
  • Olay sonrasında yapılan başvurular,
  • Yırtılmış veya üzerinde biyolojik bulgu bulunan kıyafetler,
  • Hastane ve psikolojik değerlendirme kayıtları.

Fiziksel bulgu bulunmaması tek başına suçun gerçekleşmediğini göstermez. Aynı şekilde yalnızca bir iddianın bulunması da otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Ceza mahkemesi bütün delilleri birlikte değerlendirerek suçun sabit olup olmadığına karar verir.

Delillerin değiştirilmeden korunması, mesajların silinmemesi ve hukuka aykırı yöntemlerle delil elde edilmemesi önemlidir.

Her olay; mağdurun yaşı, tarafların ilişkisi, rızanın bulunup bulunmadığı, eylemin niteliği ve mevcut deliller dikkate alınarak ayrı değerlendirilir. Bu metin genel bilgilendirme amacı taşımakta olup somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir.

Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 771 konu bulundu
  • YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Kanun No. 6458Kabul Tarihi: 4/4/2013 BİRİNCİ KISIMAmaç, Kapsam, Tanımlar ve Geri Gönderme Yasağı BİRİNCİ BÖLÜMAmaç, Kapsam ve TanımlarAmaçMADDE 1(1) Bu Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası: Türk Ceza Hukuku Kapsamında Detaylı İncelemeNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız kazanç sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) dolandırıcılık suçu, 157. ve 158. maddelerde düzenlenmiştir. Nitelikli dolandırıcılık ise dolandırıcılığın daha ağırlaştırıcı sebeplerle işlenmesi... +Devamını oku
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesiCeza kanunu Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Yardım veya bildirim... +Devamını oku
  • Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
  • Çocukların cinsel istismarıCeza kanunu Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13... +Devamını oku
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku

Pages