18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası — TCK m.104

18 Yaşından Küçük Biriyle Cinsel İlişkinin Cezası
18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası, çocuğun 15 yaşını tamamlayıp tamamlamadığına, fiilin rızaya dayanıp dayanmadığına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişir. Her olay doğrudan TCK m.104 kapsamında değerlendirilmez.
Yaşa Göre Hangi Kanun Maddesi Uygulanır?
| Durum | Uygulanabilecek hüküm | Temel sonuç |
|---|---|---|
| Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa | TCK m.103 | Rıza bulunduğu iddiası fiili hukuka uygun hâle getirmez. |
| Çocuk 15 yaşını tamamlamış ancak fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse | TCK m.103 | Çocuğun açıkladığı rıza geçerli kabul edilmez. |
| Çocuk 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamışsa; cebir, tehdit veya hile yoksa | TCK m.104 | Şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir. |
| 15–17 yaş grubundaki çocuğa karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa | TCK m.103 | Çocuğun cinsel istismarı hükümleri uygulanır. |
| Kişi 18 yaşını doldurmuşsa | TCK m.104 uygulanmaz | Fiilin özelliklerine göre başka suçlar oluşabilir. |
İlgili düzenlemeler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 ve 104. maddelerinde bulunmaktadır.
TCK m.104 Kapsamında Suçun Cezası Nedir?
TCK m.104/1’e göre cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu suçun oluşabilmesi için:
- Mağdurun 15 yaşını tamamlamış ve 18 yaşını doldurmamış olması,
- Kanundaki anlamıyla cinsel ilişkinin gerçekleşmesi,
- Cebir, tehdit veya hile bulunmaması gerekir.
Sadece sevgili olmak, buluşmak, mesajlaşmak veya flört etmek tek başına TCK m.104’teki suçu oluşturmaz. Bununla birlikte cinsel içerikli mesajlar, görüntüler veya başka davranışlar olayın özelliklerine göre TCK m.103, 105, 134 ya da 226 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
15 Yaşından Küçük Çocuğun Rızası Geçerli midir?
TCK m.103 bakımından 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir. Çocuğun:
- İlişkiye rıza gösterdiğini söylemesi,
- Tarafların sevgili olması,
- Ailenin ilişkiyi bilmesi veya onaylaması,
- Tarafların daha sonra evlenmek istemesi
fiili hukuka uygun hâle getirmez.
TCK m.103’te cinsel istismarın temel cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapis, davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması durumunda cezanın alt sınırı ayrıca yükselmektedir.
Fiilin vücuda organ veya başka bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa ceza 18 yıldan az olamaz.
15–17 Yaş Arasındaki Çocuğun Rızası Cezayı Kaldırır mı?
Hayır. TCK m.104’ün temel şekli zaten cebir, tehdit ve hile bulunmayan cinsel ilişkiyi düzenlemektedir. Bu nedenle çocuğun ilişkiye rıza göstermiş olması, fiilin otomatik olarak cezasız kalmasını sağlamaz.
Ancak 15–17 yaş grubundaki çocuğun iradesi;
- Cebir,
- Tehdit,
- Hile,
- Alkol veya uyuşturucu etkisi,
- Uyku veya bilinç kaybı,
- Baskı, korku ya da bağımlılık ilişkisi,
- İradeyi etkileyen başka bir nedenle
ortadan kaldırılmış veya etkilenmişse olay TCK m.104 yerine daha ağır cezalar öngören TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı olarak değerlendirilebilir.
Ayrıca çocuk 15 yaşını tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse yine TCK m.103 uygulanır.
Evlenme Yasağı Bulunan Kişiyle İlişkinin Cezası
TCK m.104/2’ye göre suçun, mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Bu durumda mağdurun şikâyeti aranmaz.
Türk Medeni Kanunu m.129 kapsamında evlenme yasağı bulunan kişiler arasında özellikle şunlar yer alır:
- Üstsoy ile altsoy,
- Kardeşler,
- Amca, dayı, hala veya teyze ile yeğen,
- Evlat edinen ile evlatlık ve kanunda belirtilen yakınlar,
- Evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu.
Bu kişiler bakımından “çocuk rıza gösterdi” savunması şikâyet şartını veya cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü Bulunan Kişinin Cezası
Suçun;
- Evlat edinme öncesinde çocuğun bakımını üstlenen kişi veya
- Koruyucu aile ilişkisi kapsamında çocuğu koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi
tarafından işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. TCK m.104/3 gereğince 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Fail de 18 Yaşından Küçükse Ne Olur?
TCK m.104’te failin mutlaka yetişkin olması gerektiğine ilişkin açık bir şart bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların ikisinin de 18 yaşından küçük olması, olayın kendiliğinden cezasız kalacağı anlamına gelmez.
Bununla birlikte çocukların ceza sorumluluğu TCK m.31’e göre ayrıca değerlendirilir:
- Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur.
- 12–15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır.
- 15–18 yaş grubunda çocuklara özgü ceza indirimi uygulanır.
Her iki tarafın da çocuk olduğu olaylarda tarafların yaşları, fiilin niteliği, kimin hangi davranışı gerçekleştirdiği ve iradeyi etkileyen bir durum bulunup bulunmadığı birlikte incelenir.
“Yaşını 18 Söyledi” Savunması Cezayı Kaldırır mı?
Mağdurun yaşını büyük söylediği iddiası tek başına otomatik olarak cezasızlık sağlamaz. TCK m.30’daki hata hükümleri kapsamında failin yaş konusunda gerçekten hataya düşüp düşmediği ve bu hatanın kastı etkileyip etkilemediği somut delillerle değerlendirilir.
Mesaj kayıtları, tarafların tanışma şekli, okul bilgileri, sosyal medya paylaşımları ve failin mağdurun gerçek yaşını öğrenebileceği koşullar dikkate alınabilir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
TCK m.104/1 kapsamındaki temel suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m.73’e göre şikâyet süresi, şikâyet hakkı bulunan kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.
Mağdur çocuk olduğunda şikâyet hakkının kullanılması ve kanuni temsil konusu; çocuğun yaşı, temsil ilişkisi ve olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
TCK m.104/2 ve m.104/3 kapsamındaki nitelikli hâllerde ise şikâyet aranmaz. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir. TCK m.103 kapsamındaki çocukların cinsel istismarı suçu da kural olarak resen soruşturulur.
Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
TCK m.104/1 kapsamında şikâyetten vazgeçme, TCK m.73’teki şartlar doğrultusunda soruşturma veya davanın sonucunu etkileyebilir. Ancak hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını durdurmaz.
Şikâyet aranmayan TCK m.104/2, m.104/3 ve TCK m.103 kapsamındaki suçlarda şikâyetin geri alınması soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Bu Suçta Uzlaştırma Olur mu?
Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/3 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma uygulanmaz.
Bu nedenle TCK m.104/1 şikâyete bağlı olmasına rağmen tarafların uzlaştırma bürosunda uzlaşması mümkün değildir.
Şikâyet Nereye Yapılır?
CMK m.158 gereğince şikâyet veya ihbar:
- Cumhuriyet başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna
yapılabilir. Mağdur doğrudan ceza davası açmaz. Cumhuriyet savcısı CMK m.160 kapsamında soruşturma yürütür; yeterli şüpheye ulaşılması hâlinde CMK m.170 uyarınca iddianame düzenler.
Hangi Deliller İncelenebilir?
Bu tür soruşturmalarda özellikle şu deliller değerlendirilebilir:
- Nüfus ve doğum kayıtları,
- Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar,
- Sosyal medya ve telefon kayıtları,
- Hastane ve adli tıp raporları,
- Kamera görüntüleri,
- Tanık anlatımları,
- Tarafların ifadeleri,
- Gebelik ve DNA incelemeleri.
Çocuğa ait özel veya cinsel içerikli görüntülerin başkalarına gönderilmesi, yayımlanması ya da çoğaltılması ayrıca suç oluşturabilir. Bu tür içerikler sosyal medyada paylaşılmamalı; mevcut deliller doğrudan soruşturma makamlarına teslim edilmelidir.
18 yaşından küçük biriyle cinsel ilişkinin cezası yalnızca “18 yaşından küçüktü” bilgisine bakılarak belirlenemez. Çocuk 15 yaşını tamamlamamışsa veya fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse TCK m.103; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamışsa ve cebir, tehdit ya da hile bulunmuyorsa TCK m.104 gündeme gelir.
TCK m.104’ün temel şeklinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, evlenme yasağı bulunan veya kanunda belirtilen bakım ve gözetim yükümlülüğüne sahip kişiler bakımından ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Kesin hukuki nitelendirme; yaş kayıtları, rıza ve irade durumu, taraflar arasındaki ilişki ve olayın gerçekleşme biçimi incelenerek yapılır.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın hukuki değerlendirmesi yerine geçmez.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Taksirle öldürmeMadde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
-
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden... +Devamını oku
-
Milli Savunmaya Karşı SuçlarAskerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili... +Devamını oku
-
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanMadde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaCeza kanunu Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,b) Konuşmasında sürekli zorluğa,c) Yüzünde sabit ize,d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa, yukarıdaki Ceza kanunu Maddeye göre belirlenen... +Devamını oku
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
-
Yargılama süreci nasıl işler?Yargılama süreci, iddianamenin kabulüyle başlar. Daha sonra duruşmalar yapılır, deliller toplanır ve tanıklar dinlenir. Sonuçta mahkeme kararını verir.
-
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
-
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebeplerMadde 273- (1) Kişinin;a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,Halinde, verilecek cezada indirim... +Devamını oku
-
25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Cebir TCK Madde 108(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden... +Devamını oku
-
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
-
Mala zarar vermeMadde 151(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.) Mala zarar vermenin nitelikli halleriMadde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;a) Kamu kurum ve... +Devamını oku
-
Fiyatları etkilemeMadde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı SuçlarUlaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasıMadde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
İrtikapMadde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en... +Devamını oku
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlamaMadde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin... +Devamını oku
-
Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
-
Kanunlara uymamaya tahrikMadde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
CEZA MUHAKEMESİ KANUNUBİRİNCİ KİTAPGenel HükümlerBİRİNCİ KISIMKapsam, Tanımlar, Görev ve YetkiBİRİNCİ BÖLÜMKapsam ve TanımlarKanunun kapsamıMADDE 1(1) Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.TanımlarMADDE 2(1) Bu Kanunun uygulanmasında;a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Cinayet davalarına genellikle ağır ceza avukatları bakar. Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda, ağır ceza alanında uzmanlaşmış avukatlar sanığı ya da mağduru savunur.Cinayet işlemiş biri avukat olabilir mi?Türk hukuk sisteminde, ağır ceza gerektiren suçlardan (örneğin cinayet) mahkûm olan biri, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi gereği avukat olamaz. Avukatlık yapabilmek için belirli etik ve... +Devamını oku
-
Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçu (TCK 86-88)1. Kasten Yaralama Suçunun Tanımı ve Hukuki DayanağıKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 86. ve 88. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TCK 86/1'e göre, "Başkasının vücudu üzerinde acı duymasına veya sağlık ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, kasten yaralama suçunu işlemiş olur."2. Kasten Yaralama Suçunun UnsurlarıFail: Suçu işleyen kişi... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Hak kullanımını ve beslenmeyi engellemeMadde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya... +Devamını oku
-
Emoji, El Hareketi veya Lakapla Hakaret Suçu İşlenir mi? — TCK m.125 Kapsamında Hukuki İnceleme ve Antalya’nın 2016–2025 DönemiEmoji, el hareketi veya lakap kullanılması, somut olayın özelliklerine göre hakaret suçunu oluşturabilir. Belirleyici olan, kullanılan iletişim aracından çok, davranışın taşıdığı anlamdır. Ancak rahatsız edici, alaycı veya kaba bulunan her davranışın cezalandırılması... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamaMadde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını... +Devamını oku
-
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve CasuslukDevletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla... +Devamını oku
-
Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu düzenlemektedir. Bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini izinsiz olarak kullanması ile gerçekleşir ve genellikle kimlik hırsızlığı olarak adlandırılır. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, özellikle finansal... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Evet. Başka bir araç adına tescil edilmiş plakayı kendi aracına takmak veya trafikte kullanmak, yalnızca trafik cezası gerektiren bir davranış değildir. Fiilin özelliklerine göre resmî belgede sahtecilik suçu oluşur. Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması ve aracın trafikten men edilmesi gündeme gelir.Araç Plakası Resmî Belge... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku