Restoranda Yedikten Sonra Zehirlenmede Kim Sorumlu Olur? — TCK m.185–186

Restoranda tüketilen yemek nedeniyle zehirlenme meydana gelirse sorumluluk; gıdanın nerede bozulduğu, yemeği kimin hazırladığı, saklama ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı ve sorumlu kişilerin bozulmayı bilip bilmediğine göre belirlenir.
Olayın özelliklerine göre restoran işletmecisi, işletme yetkilisi, aşçı, çalışan, gıda tedarikçisi veya üretici sorumlu olabilir. Ancak restoran sahibinin her zehirlenme olayında otomatik olarak hapis cezası alacağı söylenemez. Her kişinin kusuru ve olayla bağlantısı ayrı ayrı araştırılır.
TCK m.185 ve m.186 yanında, kişinin yaralanması veya ölmesi durumunda TCK m.89’daki taksirle yaralama ya da TCK m.85’teki taksirle öldürme hükümleri de gündeme gelebilir.
Gıda Zehirlenmesi Hangi Suçları Oluşturabilir?
Restoran kaynaklı olduğu ileri sürülen gıda zehirlenmesinde başlıca şu suçlar değerlendirilebilir:
- TCK m.185 kapsamında zehirli madde katma
- TCK m.186 kapsamında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti
- TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama
- TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme
Hangi maddenin uygulanacağı yalnızca kişinin “zehirlendim” demesine göre belirlenmez. Gıdanın niteliği, laboratuvar sonuçları, kişinin sağlık durumu, sorumluların bilgisi ve ihmali birlikte incelenir.
TCK m.185 Kapsamında Zehirli Madde Katmanın Cezası Nedir?
TCK m.185/1’e göre içilecek sulara veya yenilecek, içilecek, kullanılacak ya da tüketilecek her çeşit besin ve benzeri şeye zehir katarak veya başka şekilde bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kişi hakkında iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Bu suçun oluşması için bir kişinin gerçekten zehirlenmesi veya ölmesi zorunlu değildir. Gıdanın insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek duruma getirilmesi yeterli olabilir.
Ancak gıdaya zarar verici maddenin bilerek katılması ile hijyen kurallarına dikkatsizlik sonucu bulaşma meydana gelmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Gıdanın İhmal Nedeniyle Bozulmasının Cezası Nedir?
TCK m.185/2’ye göre gıdayı bozma veya sağlığa zararlı duruma getirme fiili dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle meydana gelmişse üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Şu ihmaller bu kapsamda değerlendirilebilir:
- Çiğ ve pişmiş ürünlerin aynı yerde saklanması
- Soğuk zincirin korunmaması
- Son kullanma tarihi geçmiş malzemenin kullanılması
- Et, tavuk veya deniz ürünlerinin uygun sıcaklıkta saklanmaması
- Yemeğin yeterince pişirilmemesi
- Bozuk ürünün tespit edilmesine rağmen imha edilmemesi
- Temizlik ve dezenfeksiyon kurallarının uygulanmaması
- Hastalık taşıyan personelin gıda hazırlamaya devam etmesi
- Kimyasal temizlik maddesinin gıdaya bulaşması
- Zararlı madde bulunan kapların gıdayla temas ettirilmesi
Ceza sorumluluğu için ihmal ile ortaya çıkan tehlike veya zarar arasında bağlantı bulunmalıdır.
Bozuk Yemek Satmanın Cezası Nedir?
TCK m.186’ya göre insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş yiyecek ve içecekleri satan, tedarik eden ya da bulunduran kişi hakkında:
- Bir yıldan beş yıla kadar hapis
- Bin beş yüz güne kadar adli para cezası
birlikte uygulanabilir.
Bu suçun resmî izne bağlı olarak yürütülen bir meslek veya sanat kapsamında işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Restoran, lokanta, kafe, pastane veya yemek üretim işletmesindeki faaliyetler bakımından somut olayın bu nitelikli hâl kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Her Bozuk Gıda TCK m.186 Kapsamına Girer mi?
TCK m.186’nın uygulanabilmesi için gıdanın yalnızca görüntü, tat veya kalite bakımından kötü olması yeterli değildir. Gıdanın insanların hayatını ve sağlığını tehlikeye sokabilecek biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş olması gerekir.
Örneğin yemeğin lezzetsiz olması, porsiyonun küçük gelmesi veya ürünün beklenen kalitede çıkmaması tek başına bu suçu oluşturmaz.
Gıdanın sağlığa zararlı olup olmadığı genellikle:
- Laboratuvar analizi
- Mikrobiyolojik inceleme
- Kimyasal analiz
- Tarım ve Orman Müdürlüğü denetimi
- Uzman veya bilirkişi raporu
- Hastane ve adli tıp kayıtları
üzerinden belirlenir.
TCK m.186 kasten işlenebilen bir suçtur. Bozuk gıdanın bilerek satıldığı, tedarik edildiği veya bulundurulduğu ortaya konulmalıdır. Sorumlu kişinin bozulmayı bilip bilmediği; ürünün kokusu, görünümü, saklama koşulları, son tüketim tarihi, daha önceki uyarılar ve işletme kayıtları üzerinden araştırılabilir.
Restoran Sahibi Her Durumda Sorumlu Olur mu?
Restoran sahibinin yalnızca iş yerinin sahibi olması, her olayda kişisel olarak hapis cezası alması için yeterli değildir. Ceza sorumluluğu şahsidir.
İşletme sahibinin ceza sorumluluğu bakımından şu hususlar incelenir:
- Gıda güvenliği sürecini bizzat yönetip yönetmediği
- Bozuk ürün kullanılması için talimat verip vermediği
- Uygunsuz saklama koşullarını bilip bilmediği
- Gerekli denetimleri ve personel eğitimini sağlayıp sağlamadığı
- Daha önce yapılan uyarıları dikkate alıp almadığı
- Bozulduğu bilinen ürünlerin satışına devam edilmesine izin verip vermediği
- İşletmede görev ve sorumluluk dağılımının nasıl yapıldığı
Restoran sahibi gerekli sistemi kurmamış, bilinen tehlikeyi görmezden gelmiş veya bozuk ürünün satışına izin vermişse ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Şirketlere Hapis Cezası Verilir mi?
Tüzel kişiler hakkında hapis cezası uygulanmaz. Restoran bir şirket tarafından işletiliyorsa hapis cezası, fiili gerçekleştiren veya suçtan şahsen sorumlu olan gerçek kişiler hakkında değerlendirilebilir.
Bunlar olayın özelliklerine göre:
- Şirket yetkilisi
- İşletme müdürü
- Mutfak sorumlusu
- Aşçı
- Depo sorumlusu
- Satın alma sorumlusu
- Gıda güvenliği görevlisi
- Ürünü tedarik eden kişi
olabilir.
Şirket veya işletme hakkında ayrıca idari para cezası, ürünlerin toplatılması, faaliyetin durdurulması ve diğer idari yaptırımlar uygulanabilir.
Aşçı veya Çalışan Sorumlu Tutulabilir mi?
Gıdayı hazırlayan aşçı veya çalışan, kişisel kusuru bulunması hâlinde sorumlu tutulabilir.
Örneğin çalışanın:
- Bozuk olduğunu bildiği ürünü yemeğe katması
- Temizlik maddesini dikkatsizce gıdaya bulaştırması
- Çiğ tavuğa temas eden malzemeyi temizlemeden kullanması
- Yemeği güvenli sıcaklığa ulaşmadan servis etmesi
- Amirlerin uyarısına rağmen hijyen kurallarını ihlal etmesi
cezai sorumluluk doğurabilir.
Ancak çalışan, bozuk olduğu dışarıdan anlaşılamayan kapalı ürünü talimatlara uygun şekilde kullanmışsa sorumluluğu farklı değerlendirilebilir. İşletmenin eğitim, ekipman ve denetim eksikliği de dikkate alınır.
Ürün Tedarikçiden Bozuk Geldiyse Kim Sorumlu Olur?
Gıdanın üretim veya tedarik aşamasında bozulduğu belirlenirse üretici, dağıtıcı veya tedarikçinin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Örneğin et ürünü restorana gelmeden önce bozulmuşsa veya üretim tesisinde zararlı mikroorganizmayla bulaşmışsa asıl sorumluluk tedarik zincirinin önceki aşamasında bulunabilir.
Buna karşılık restoran:
- Teslim sırasında gerekli kontrolleri yapmamışsa
- Soğuk zinciri daha sonra bozmuşsa
- Uygun olmayan sıcaklıkta depolamışsa
- Son tüketim tarihini kontrol etmemişse
- Şüpheli ürünü servise sunmuşsa
ayrıca sorumlu tutulabilir.
Aynı zehirlenme olayında üretici, tedarikçi ve restoran görevlilerinin birlikte kusurlu bulunması mümkündür.
Zehirlenen Kişi Hastaneye Kaldırılırsa Taksirle Yaralama Oluşur mu?
Restoran görevlilerinin hijyen veya saklama kurallarına aykırı davranması sonucunda kişi zehirlenmiş ve sağlık durumu bozulmuşsa TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu değerlendirilebilir.
Taksirle yaralamanın temel şekli için üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Zehirlenme sonucunda:
- Hayati tehlike
- Organ işlevinde sürekli zayıflama
- Kemik kırığı
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinde bozulma
- Yüzde sabit iz
- Erken doğum
- Kalıcı organ kaybı
- Bitkisel hayat
- Gebelik kaybı
gibi ağır sonuçlar ortaya çıkarsa ceza artırılabilir.
Birden fazla kişinin aynı yemekten zehirlenmesi de uygulanacak cezanın ağırlaşmasına neden olabilir.
Zehirlenme Nedeniyle Ölüm Meydana Gelirse Ne Olur?
Gıda güvenliği kurallarına aykırılık sonucunda bir kişinin ölmesi hâlinde TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu gündeme gelebilir.
Taksirle bir kişinin ölümüne neden olan kişi hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Fiil:
- Birden fazla kişinin ölümüne veya
- Bir kişinin ölümüyle birlikte bir ya da daha fazla kişinin yaralanmasına
neden olmuşsa iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Sorumlu kişinin tehlikeyi öngörmesine rağmen kurallara aykırı davranmaya devam etmesi durumunda bilinçli taksir hükümleri de değerlendirilebilir.
Alerji Nedeniyle Zehirlenmede Restoran Sorumlu Olur mu?
Müşterinin alerjisiyle ilgili olarak işletmeye açıkça bilgi verilmiş olmasına rağmen alerjen içeren ürünün servis edilmesi veya yanlış bilgi verilmesi sorumluluk doğurabilir.
Şu durumlar özellikle önemlidir:
- Müşterinin alerjisini önceden bildirmesi
- Menüde alerjen bilgisinin yanlış yazılması
- Çalışanın ürünün alerjen içermediğini söylemesi
- Mutfakta çapraz bulaşma önlemlerinin alınmaması
- Alerjen madde bulunduğunun bilinmesine rağmen müşterinin uyarılmaması
Müşterinin bilinen alerjisini işletmeye bildirmemesi de kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Ancak işletmenin gıda mevzuatından kaynaklanan bilgilendirme ve güvenli üretim yükümlülükleri devam eder.
Açık Büfe veya Toplu Yemekte Kim Sorumludur?
Açık büfe, düğün yemeği, otel, okul yemeği, fabrika yemekhanesi veya catering hizmetinde çok sayıda kişinin zehirlenmesi hâlinde sorumluluk zinciri daha geniş olabilir.
Şu kişiler ve işletmeler incelenebilir:
- Yemeği üreten catering firması
- Organizasyonu yapan işletme
- Yemeği saklayan veya taşıyan firma
- Soğuk zincirden sorumlu çalışan
- Servis yapan işletme
- Ham madde üreticisi ve tedarikçisi
- İşletme veya mutfak yöneticisi
Aynı yemeği tüketen birden fazla kişide benzer belirtilerin ortaya çıkması, gıda ile hastalık arasındaki bağlantının belirlenmesinde önemli bir delil olabilir.
Paket Servis Yemeğinde Zehirlenmeden Kim Sorumludur?
Paket servisle alınan yemekte zehirlenme meydana gelirse yemeği hazırlayan restoranın yanı sıra taşıma ve teslim aşaması da incelenir.
Yemeğin:
- Restoranda bozuk hazırlanması
- Uygun olmayan ambalaja konulması
- Taşıma sırasında uzun süre bekletilmesi
- Güvenli sıcaklık aralığının korunmaması
- Teslimden sonra tüketici tarafından uzun süre dışarıda bırakılması
sonucu değiştirebilir.
Sipariş kayıtları, teslim saati, kurye hareketleri, ambalaj, kalan yemek ve tüketim zamanı önemli delillerdir.
Gıda Zehirlenmesi Nasıl İspatlanır?
Bir kişinin restoranda yemek yedikten sonra rahatsızlanması tek başına zehirlenmenin kesin olarak o restorandan kaynaklandığını kanıtlamayabilir. Belirtilerin başka bir hastalıktan veya daha önce tüketilen başka bir gıdadan kaynaklanma ihtimali araştırılır.
İspat bakımından şu deliller önemlidir:
- Hastane muayene ve tedavi kayıtları
- Gıda zehirlenmesi teşhisi
- Kan, dışkı veya diğer tahlil sonuçları
- Yemeğin kalan kısmından alınan resmî numune
- Tarım ve Orman Müdürlüğü inceleme raporu
- Restorandan alınan gıda numuneleri
- Restoranın saklama ve sıcaklık kayıtları
- Fiş, fatura veya banka ödeme kaydı
- Sipariş uygulaması kayıtları
- Kamera görüntüleri
- Aynı yemeği yiyen kişilerin ifadeleri
- Aynı dönemde yapılan diğer şikâyetler
- Ürünlerin son tüketim tarihleri
- Tedarik ve sevkiyat belgeleri
- Bilirkişi raporu
Sağlık raporu, kişinin rahatsızlandığını gösterebilir; ancak hastalığın kesin olarak hangi yemekten kaynaklandığını her durumda tek başına kanıtlamaz.
Zehirlenme Durumunda İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle kişinin sağlığı korunmalıdır. Şiddetli kusma, bilinç değişikliği, nefes darlığı, kanlı ishal, yüksek ateş, ciddi sıvı kaybı veya benzeri ağır belirtiler bulunuyorsa acil sağlık yardımı alınmalıdır.
Delillerin korunması için şu adımlar izlenebilir:
- Gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
- Hekime restoranda yenilen yemekler ve tüketim zamanı anlatılmalıdır.
- Hastane raporları, reçeteler ve tahliller saklanmalıdır.
- Fiş, fatura, banka kaydı veya sipariş belgesi korunmalıdır.
- Yemeğin kalan kısmı gelişigüzel atılmamalı veya değiştirilmemelidir.
- Ambalaj, ürün etiketi ve son tüketim tarihi saklanmalıdır.
- Aynı yemeği yiyen diğer kişiler belirlenmelidir.
- İşletmenin adı, adresi, yemek ve tüketim saati not edilmelidir.
- İl veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne gecikmeden bildirim yapılmalıdır.
- Suç şüphesi varsa kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulmalıdır.
Gıda numunesinin delil olarak güvenilir olması için yetkili görevliler tarafından usulüne uygun şekilde alınması ve saklanması önemlidir. Tüketicinin kendi imkânlarıyla sakladığı yemek parçası tek başına kesin delil sayılmayabilir ancak inceleme yapılmasını sağlayabilir.
Restoran Zehirlenmesi Nereye Şikâyet Edilir?
Gıda zehirlenmesi iddiası şu mercilere bildirilebilir:
- İl veya ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü
- Alo 174 Gıda Hattı
- Cumhuriyet başsavcılığı
- Polis veya jandarma
- İlgili belediye
- Tüketici uyuşmazlığı bakımından yetkili tüketici mercileri
Şikâyetin hızlı yapılması, işletmedeki aynı üründen numune alınabilmesi ve saklama koşullarının yerinde incelenebilmesi açısından önemlidir.
Tarım ve Orman Müdürlüğü İşletmede Ne Yapar?
Yetkili denetim görevlileri işletmede inceleme yapabilir, gıda ve yüzey numunesi alabilir, depolama koşullarını kontrol edebilir ve işletmenin kayıtlarını inceleyebilir.
Denetimde şu hususlar araştırılabilir:
- Soğuk hava depolarının sıcaklığı
- Çiğ ve pişmiş gıdaların saklanması
- Son tüketim tarihleri
- Personel hijyeni
- Haşere ve temizlik durumu
- Gıda işletmesi kayıtları
- Ürünlerin izlenebilirliği
- Tedarik faturaları
- Numune saklama yükümlülükleri
- Temizlik ve dezenfeksiyon ürünleri
- Geri çağırma ve imha işlemleri
Uygunsuzluk tespit edilirse idari para cezası, ürünlerin toplatılması, imha, faaliyetin sınırlandırılması veya başka idari yaptırımlar uygulanabilir. Suç şüphesi bulunursa savcılığa bildirim yapılabilir.
Restoranın İdari Sorumluluğu Nedir?
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca gıda işletmecisi, kontrolü altındaki üretim, işleme, depolama, dağıtım ve satış aşamalarında gıdanın mevzuata uygun ve güvenilir olmasını sağlamakla yükümlüdür.
İşletme, güvenilir olmadığını düşündüğü gıdanın satışını durdurmalı, gerekli durumlarda ürünü piyasadan çekmeli ve yetkili makamlarla iş birliği yapmalıdır.
Ceza davası açılmaması, işletmeye idari yaptırım uygulanamayacağı anlamına gelmez. Gıdanın TCK m.186 kapsamındaki suç şartlarını taşımaması hâlinde bile gıda mevzuatına aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanabilir.
Zehirlenen Kişi Tazminat İsteyebilir mi?
Restoran yemeği nedeniyle zehirlenen kişi, şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Maddi tazminat kapsamında şunlar istenebilir:
- Muayene ve tedavi giderleri
- İlaç giderleri
- Ulaşım ve bakım giderleri
- Çalışılamayan dönem nedeniyle gelir kaybı
- Geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı
- İleride yapılması gereken tedavi giderleri
- Yemeğe ödenen ücret
- Belgelenebilen diğer doğrudan zararlar
Yaşanan olay kişinin bedensel bütünlüğünü ciddi şekilde etkilemişse manevi tazminat da talep edilebilir.
Ölüm meydana gelmişse cenaze giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve şartları varsa manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Tazminattan Restoran mı Tedarikçi mi Sorumlu Olur?
Tüketici yemeği restorandan satın aldığı için restoranın sözleşmeden ve ayıplı hizmetten kaynaklanan sorumluluğu değerlendirilebilir. Gıdanın üretici veya tedarikçi aşamasında bozulduğu belirlenirse bu kişilerin de sorumluluğu doğabilir.
Birden fazla kişinin zarara birlikte neden olması hâlinde zarar gören kişiye karşı birden fazla sorumlunun bulunması mümkündür. Zararı ödeyen işletmenin daha sonra kusurlu üreticiye veya tedarikçiye başvurması ayrı bir hukuki ilişkidir.
Fiş Olmadan Şikâyet veya Dava Açılabilir mi?
Fiş veya fatura önemli bir delildir ancak bunların bulunmaması her durumda başvuru yapılmasını engellemez.
Restoranda yemek yenildiği şu delillerle de ispatlanabilir:
- Kredi kartı veya banka hareketi
- Sipariş uygulaması kaydı
- Rezervasyon bilgisi
- Kamera görüntüsü
- Konum kaydı
- Mesajlaşmalar
- Tanık anlatımları
- İşletmenin sipariş kayıtları
- Yemek fotoğrafları
Bununla birlikte ödeme ve sipariş belgelerinin saklanması ispatı önemli ölçüde kolaylaştırır.
Aynı Yemekten Başka Kimse Zehirlenmediyse Restoran Sorumlu Olur mu?
Aynı yemeği yiyen yalnızca bir kişinin rahatsızlanması restoranın kesin olarak sorumsuz olduğunu göstermez. Kişinin yaşı, bağışıklık sistemi, kronik hastalıkları, tükettiği miktar veya kişisel hassasiyeti sonucu etkileyebilir.
Ancak yalnızca bir kişinin rahatsızlandığı olaylarda gıda ile hastalık arasındaki bağlantının kurulması daha zor olabilir. Kişinin gün içinde tükettiği diğer gıdalar ve hastalığın başka bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılır.
Zehirlenme Şikâyeti İçin Süre Var mı?
Uygulanacak süre, olayın ceza hukuku, tüketici hukuku veya tazminat hukuku kapsamında takip edilmesine göre değişebilir.
Bazı taksirle yaralama hâlleri şikâyete bağlı olabilir ve genel olarak fiil ile failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikâyet süresi gündeme gelebilir. Buna karşılık TCK m.185 ve m.186 kapsamındaki suçlar kamu sağlığına karşı suçlardır ve soruşturulmaları mağdurun şikâyetine bağlı değildir.
Tazminat ve tüketici başvuruları bakımından da ayrı zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. Hak kaybı yaşanmaması için delillerin toplanması ve başvuruların geciktirilmemesi önemlidir.
Restorana Şikâyetten Vazgeçilirse Ceza Dosyası Kapanır mı?
TCK m.185 ve m.186 kapsamındaki suçların soruşturulması şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı otomatik olarak sona erdirmez.
Taksirle yaralamanın bazı şekillerinde şikâyet şartı ve uzlaştırma hükümleri uygulanabilir. Aynı olayda birden fazla suç bulunuyorsa her suç bakımından ayrı değerlendirme yapılır.
Sonuç
Restoranda yemek yedikten sonra meydana gelen her rahatsızlık otomatik olarak restoranın suç işlediğini göstermez. Zehirlenmenin tüketilen yemekle bağlantısı, gıdanın nerede bozulduğu, sorumlu kişilerin bilgisi ve ihmali bilimsel ve hukuki delillerle belirlenmelidir.
Gıdaya zehir katılması veya gıdanın başka şekilde tehlikeli duruma getirilmesi TCK m.185 kapsamında iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına neden olabilir. Fiilin dikkatsizlik veya ihmal sonucunda işlenmesi hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Sağlığı tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıdayı satan, tedarik eden ya da bulunduran kişi hakkında TCK m.186 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası uygulanabilir. Yaralanma veya ölüm meydana gelmişse ayrıca taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları değerlendirilebilir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Gıda zehirlenmesinde sorumluluk; sağlık raporları, laboratuvar sonuçları, resmî denetim tutanakları ve olayın bütün koşulları incelenerek belirlenir.
Makaleler | Ceza Hukuku Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkTCK Madde 141 Hırsızlık(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)Nitelikli hırsızlıkNitelikli hırsızlık TCK Madde 142(1) Hırsızlık suçunun;a) Kime ait olursa olsun... +Devamını oku
-
Haksız Tahrik Nedir? Haksız Tahrik Suçları ve Cezaları1. Haksız Tahrik ve İyi Hal İndirimiHaksız tahrik, iyi hal indirimiyle birlikte uygulanabilir. Eğer fail, duruşmalarda olumlu bir tutum sergilerse, ceza daha da düşebilir.2. Haksız Tahrik Unsurları Nelerdir?Haksız tahrikin uygulanabilmesi için belirli unsurların varlığı gerekmektedir:Haksız bir fiilin varlığı: Tahrike neden olan davranış... +Devamını oku
-
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
-
Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Devletin Güvenliğine Karşı SuçlarDevletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil... +Devamını oku
-
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanmasıMadde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri açıklamaMadde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan... +Devamını oku
-
Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Cinayet Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı Bir DeğerlendirmeCinayet suçları, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) en ağır cezalarla karşılanan fiiller arasında yer almaktadır. Cinayet, bir insanı kasten öldürmek suretiyle işlenen bir suç olup, toplumda derin etkiler bırakmaktadır. TCK'ya göre cinayet suçları ve bunların cezaları, işlenme şekline, kast derecesine ve suçun niteliğine göre... +Devamını oku
-
Özel belgede sahtecilikMadde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 208 - (1)... +Devamını oku
-
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaretMadde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
-
Ceza Mahkemelerinde Sık Görülen Davalar Nelerdir?Asliye ceza mahkemelerinde görülen, TCK’da düzenlenmiş aşağıdaki suçlarla ilgili davalarla ilgilenirler:Bilgileri halka açık kaynaklardan ve yapay zeka kaynaklı bilgilerden derledik.Yağma (Gasp) suçu (TCK md. 148, 149),Kasten adam öldürme suçu (TCK md. 81, 82),Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK md. 87/4),Taksirle ölüme neden olma (TCK... +Devamını oku
-
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmakMadde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış... +Devamını oku
-
WhatsApp, Instagram, Facebook, X veya başka bir uygulamadaki özel mesajların ekran görüntüsünü izinsiz paylaşmak, paylaşımın içeriğine ve yapıldığı ortama göre suç oluşturabilir. Ancak özel bir yazışmanın ekran görüntüsünü almak veya paylaşmak her durumda otomatik olarak suç değildir.Değerlendirmede; paylaşımı kimin yaptığı, mesajın herkese açık hâle getirilip getirilmediği, paylaşım için rıza... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
-
Cinayet davaları, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Cinayet suçu ağır bir suç olduğundan, Sulh veya Asliye Ceza Mahkemeleri yetkili değildir.
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarBirden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle... +Devamını oku
-
Cumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
-
Suç uydurmaMadde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Suçun unsurları nelerdir?Suçun unsurları, kanuni unsur, maddi unsur ve manevi unsurdur. Kanuni unsur, suçun yasada tanımlanmış olmasıdır. Maddi unsur, suçun fiilen işlenmesidir. Manevi unsur ise failin kusurlu olmasıdır.Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen... +Devamını oku
-
Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
-
Kavga sırasında bir kişiye tokat atmak, yumruk vurmak, tekmelemek, iterek düşürmek veya başka şekilde bedensel acı vermek TCK m.86 kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilir.Halk arasında kullanılan “darp” kelimesi Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir. Darp olarak ifade edilen davranışlar, meydana gelen yaralanmanın derecesine göre basit kasten yaralama, temel kasten yaralama veya... +Devamını oku
-
Polis, kural olarak bir kişinin evine istediği zaman girip arama yapamaz. Konutta adli arama yapılabilmesi için makul şüphe ile birlikte kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.Konut, anayasal koruma altındadır. İhbar bulunması, kişinin sabıkalı olması, polisin şüphelenmesi veya ev sahibinin kapıyı açmaması tek başına sınırsız... +Devamını oku
-
Kaçmaya imkan sağlamaMadde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,b) Ağırlaştırılmış müebbet... +Devamını oku
-
Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
-
Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik Bir İncelemeGirişCeza hukuku sistemlerinde suçlunun yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak adına çeşitli önleyici mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu mekanizmalardan biri de “tekerrür” kurumudur. Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlemiş olduğu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasına rağmen tekrar... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Düşmanla işbirliği yapmakMadde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.(3)... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
Yerde bulunan telefon, cüzdan, para veya başka bir eşyayı yalnızca koruma amacıyla almak suç değildir. Ancak eşyayı sahibine iade etmeden, durumu yetkili mercilere bildirmeden kullanmak, saklamak, satmak veya sahiplenmek TCK m.160 kapsamında suç oluşturabilir.TCK m.160’a Göre Suçun Cezası Nedir?Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesine göre kaybolması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış veya hata... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik ve Bilgilendirici İncelemeGirişCeza hukukunun temel işlevlerinden biri, işlenen suçlara karşı toplum düzenini korumaktır. Ancak ceza infaz sistemi sadece cezalandırma değil, aynı zamanda topluma kazandırma ve yeniden entegrasyon amacını da taşır. Bu bağlamda, mahkûmiyetin bireyin tüm yaşamı... +Devamını oku
-
Türk Ceza Hukuku’nda suçlar Türk Ceza Kanunu’nda (TCK, 5237 sayılı Kanun) sistematik bir şekilde düzenlenmiştir. Kanun; Genel Hükümler ve Özel Hükümler olmak üzere iki kitaptan oluşur. Suç tipleri esasen Özel Hükümler (Madde 76 – 345) arasında düzenlenmiştir. Aşağıda suçlar, TCK sistematiğine göre madde madde özetlenmiştir:I. KİTAP: Genel Hükümler(Suçun tanımı, ceza sorumluluğu, ceza türleri vb... +Devamını oku
-
Genital muayeneMadde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı SuçlarAnayasayı ihlalMadde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların... +Devamını oku
-
Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku